Pazar

09.09.2018 - 01:30

TABANLIOĞLU, LONDRA TASARIM BİENALİ'NDE

Sitene Ekle
Son durum  |  Çağdaş Ertuna cagdas.ertuna@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »

23 Eylül’e kadar devam eden Londra Tasarım Bienali’nde Türkiye’yi Tabanlıoğlu Mimarlık “housEmotion” adlı enstalasyonuyla temsil ediyor

Londra’da T.C. Büyükelçisi Abdurrahman Bilgiç’in ev sahipliğinde toplanıyoruz. Londra Tasarım Bienali’nin direktörü Sumantro Ghose’dan bu yıl Londra Tasarım Madalyası ödülüne layık görülen Hüseyin Çağlayan’a birçok uluslararası isim var aramızda. Peki ama neden böyle bir kitle bir perşembe akşamı Londra’da bir araya geliyor? Londra Tasarım Bienali’nde Türkiye’yi temsil eden Tabanlıoğlu Mimarlık’ı kutlamak için. Tabanlıoğlu Mimarlık, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Londra Büyükelçiliği desteğiyle “housEmotion” adlı enstalasyonuyla bienale katılıyor.

Daha önceki yıllarda da Londra Tasarım Festivali kapsamında; 2015 yılında Tabanlıoğlu-Arik Levy işbirliğinde “Geçiş, Sıcak/Islak” başlıklı enstalasyonla Somerset House’da ve 2016 yılında Sabahattin Ali’nin “Kürk Mantolu Madonna” romanına atıfla “Beloved” isimli enstalasyonu ile Victoria & Albert Müzesi’nde yer almışlardı. Bu yılın Bienal teması olan “Duygusal Durumlar” başlığına mimari aracılığıyla bir karşılık veriyorlar. Önce Büyükelçi Abdurrahman Bilgiç, sonra Tasarım Bienali Direktörü Sumantro Ghose konuşuyor. Türkiye Pavyonu’yla Yunanistan Pavyonu’nun komşu olmasına getiriyor konuyu Sumantro Ghose.  Sonra kürsüye Tabanlıoğlu Mimarlık’ın ortağı Melkan Gürsel çıkıyor. Melkan Gürsel, Londra’da Türkiye’yi işleriyle temsil edebildikleri için mutlu ve gururlu. Konuşmasını bitirirken bu mutluluğu ve gururu Hüseyin Çağlayan ile paylaşıyor.

Çağlayan’ın Tasarım Madalyası ödülüne layık görülmesini kutluyor ve kendisini kürsüye davet ediyor. Hüseyin Çağlayan hazırlıksız çıktığı kürsüde harika konuşuyor. Tasarımlarında Türkiye kökeninin ve Londra’da aldığı eğitimin ne kadar etkili olduğunu anlatıyor ve Tasarım Bienali gibi platformlarla nasıl birbirimizden beslendiğimizi ve iyi sonuçlar çıkardığımızı özetliyor. İşte tam da bunun için böyle global etkinliklere katılmamız ve Kültür ve Turizm Bakanlığımızın da Büyükelçiliklerimizin de bizi bu etkinliklerde temsil eden yaratıcı isimleri desteklemesi çok değerli.

Görmeye değer ilk 10

Bienalde, Fransa, Almanya, Hong Kong, Hindistan, İngiltere, ABD ve Türkiye dahil olmak üzere 40’tan fazla ülke ve bölgeden tasarımcının eserleri sergileniyor. 2018 Londra Tasarım Bienali’nde

“En İyi 10 Enstalasyon” ise şöyle sıralandı:

Türkiye: housEmotion Tabanlıoğlu Mimarlık

Letonya: Matter to Matter  Arthur Analts

Hollanda: Enerji Tesisi Marjanvan Aubel

Tayvan: Invisible Calls  Cheng-Cheng Wu ve Che

Avusturalya: Full Spectrum  FlynnTalbot

İtalya: L’Architettura Degli Alberi

İngiltere: Maps of Defiance  Forensic Mimari ve YAZDA

Mülteci Pavyonu: Inspiration through Creation

Lübnan: The Silent Room  Nathalie Harb

Çin: The Memory Project of Nanjing Yangtze River Bridge

“housEmotion” nedir?

“housEmotion” şeklen bir evi anımsatıyor ama bu bir yuva mı? 21. yüzyılda “yuva”ya dair gerçeklik ve duygular neler?

housEmotion’da fizikselleşen “ev”in yarı şeffaf duvarları bir kontrol hissi yaratarak -bireyin aile ve toplumla etkileşimin gelişiminde olduğu gibi- dış ortama kademeli olarak açılan sınırları tespit ediyor.

Öte yandan, enstalasyonun merkezi, ait olmanın konforunu, rahatlığını temsil edecek şekilde biçimleniyor. Enstalasyon, ev kavramını en sade haliyle temsil eden temel kübik formun, bir dizi beyaz çubuk kullanılarak inşa edilmesiyle şekilleniyor.

Çubuklar arasındaki boşluklar, yapıya yarı şeffaflık ve geçirgenlik katıyor, dışarıdan, ise optik illüzyonlara yol açıyor. Merak uyandıran bu etki ziyaretçileri “ev”in içine girmeye teşvik ediyor. Tabanlıoğlu’nun “anne kucağı gibi” diye tarif ettiği mekanın merkezinde bir divan yer alıyor; içeride olanlar için, oturup dinlenebilecek bir sığınak ya da buluşma noktası. Ziyaretçilerin vakit geçirmek ve yeni insanlarla tanışmak isteyecekleri bir yer.  “Günümüzde ‘yuva’ kişinin tüm anılarını hafızasında tutan bir akıllı telefon olabilir. Ya da kendi özümüzü çağrıştıran bir hayal, hatta yanımızda taşıdığımız herhangi bir şey” diyor Tabanlıoğlu Mimarlık. NURUS ve Tepta’nın katkılarıyla gerçekleştirilen housEmotion, 23 Eylül’e kadar Somerset House’un avlusunda görülebilir.

©Copyright 2018 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.