05.02.2016 02:30 | Son Güncelleme:
Mert İnan - İstanbul

Tam ‘gaz’ kirlilik

İnsan sağlığına zararlı PM10 ve PM2.5 oranları, bazı bölgelerde Dünya Sağlık Örgütü standartlarının 8 kat üzerinde çıktı. Uzmanlar, ‘Önüne geçilmediği takdirde bu havayla çok uzun yaşayamayız’ diyor

Kış ayında kömür tüketimine bağlı artan hava kirliliği uzmanları endişelendiriyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Hava Kalitesi İzleme İstasyonları tarafından 2 Şubat saat 10.00’da yapılan ölçümlerde insan sağlığına zararlı ‘Partikül madde 10’ (PM10) oranları ile ‘Partikül madde 2.5’ (PM2.5) oranları, bazı bölgelerde Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği standartların 8 kat üzerinde çıktı.

‘Sınır değerler çok yüksek’

Günlük ortalama 50 mikrogram/metreküp oranını aşmaması gereken PM10 oranları, 2 Şubat’ta Esenyurt’ta 268, İzmir Bornova’da 264, Iğdır’da 442, Keşan’da ise 430 mikrogram/metreküp olarak ölçüldü. Günlük ortalama 25 mikrogram/metreküp değerini aşmaması gereken Partikül Madde 2.5 (PM 2.5) oranı ise aynı gün sabah saatlerinde Keşan’da 359, Kağıthane’de 63, Ümraniye’de 52, Silivri de ise 33 olarak tespit edildi.  

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kayıhan Pala, Türkiye’de hava kirliliğiyle ilgili tartışmaların gerçek zemininde yapılamadığı görüşünde. Pala, “Çünkü havanın kirli olup olmadığına karar verebilmek için ülkemizde kullanılan sınır değerler çok yüksek” diyor.

‘İstasyonlar yetersiz’

Prof. Pala, ölçüm değerleri ve ölçüm istasyonlarının sorunlu olduğunu belirterek şunları dile getirdi: “Öncelikli eksiklik Türkiye’de klasik hava kirleticilerinin tümünün ölçülmemesi. Hidrokarbonlar (CH4 ve N-CH4) rutin olarak ölçülmüyor. Türkiye’de kabul edilen sınır değerler, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) hava kalitesindeki sınır değerlere göre çok yüksek. Hava kirliliği tartışmalarında bir diğer sorun istasyonların yer seçimi ve sayısı. İstanbul’da ölçüm sonuçları açıklanan 19 istasyon var. İstasyonların sayısının yeterliği ve yer seçimlerinin uygunluğu bir yana İstanbul’da hava kirliliği hangi istasyon verileri baz alınarak tartışılacak.  ”

‘Ciddi riskler mevcut’
 
Türk Toraks Derneği Hava Kirliliği Görev Grubu Başkanı Prof. Dr. Haluk Çalışır, Keşan ve Iğdır’ın en kirli havaya sahip yerler olduğunu belirterek, “Geldiğimiz nokta ciddi riskler içeriyor. PM 2.5, solunum yoluyla akciğerlerden kana karışarak kalp-damar sistemlerine damarlara hasar veriyor. Kömür tüketimi ve sanayi denetimlerinin önüne geçilmediği takdirde kentlerde bu havayla 
çok uzun yaşayamayız” diye konuştu.



Hava kirliliği sınır değerlerinde Türkiye’de izin verilen oranlarla, Dünya Sağlık Örgütü arasında farklar bulunuyor. Örneğin 24 saatlik dilimde kükürdioksit sınır değeri Türkiye’de 225 mikrogram/metreküp olarak kabul edilirken, bu oran AB’de 125, DSÖ’DE 20 mikrogram/metreküp olarak kabul ediliyor.
 
Bu habere ifade bırak
  • 1Mutluyum
  • 1Şaşkınım
  • 1Kararsızım
  • 1Kızgınım
  • 1Üzgünüm
Toplam Oy5