Bebek ve ÇocukRSS
15.01.2014 - 00:00

Tanla Bilir

Bebek ve Ben

Tüm Yazıları
Milliyet Yazarı

Üçü Bir Arada: Uykusuzluk, Gaz, Kakada Mukus

Sitene Ekle
 

Bugün bebeği uykusuzluk, gaz ve kakada mukus sorunu çeken annelere çok faydalı olacağına inandığım bir okur mektubum var. Okurlarımdan Elif bir müddet önce benimle iletişime geçerek bebeğinin yaşadığı sorunları yazdı. Elif”in orijinal sorusu biraz daha kısaydı. Konuyu daha iyi anlamak için ona pek çok soru sordum. O da özenle yanıtlarını verdi. Verdiği yanıtları sorusunun içinde ilgili yerlere kopyaladım. Böylece minik bebeğinin yaşadığı sorunun tam bir tablosunu çıkardık. Geçenlerde yayınladığım Okur Mektuplarını Nasıl Yanıtlıyorum yazımda verdiğim üzere, bu şekilde detaylı açıklamalar sorunun  kaynağını ve dolayısıyla çözümü daha çabuk bulmamıza yardımcı oluyor. Şimdi dilerseniz Elif’in sorularını kendi cümleleriyle dinleyelim:

Kundak çeşitleri

Benim 2,5 aylık bir oğlum var. 1 haftadır uykumuz perişan halde. Gerçi daha önceleri de iyi değildi ama bu kez sanki çocuk uyumamak için direniyor. Bir yandan da uykusu geldiği için sanırım deli gibi ağlıyor ve bu durum bizi deli ediyor. Çünkü saatlerce sallıyoruz ama 1-2 dakika uyuyup hiçbirşey olmamış gibi uyanıyor. Bu konuyu internette araştırırken Milliyet’te sizin yazınızı görüp siteye geldim. Sanırım anne sütü fazla gelmesi olayını yaşıyorum. Ben doktora öğrencisi bir hemşire olmama rağmen bunu daha önce hiç duymamıştım. Hatta sütümün azaldığını düşündüğüm günler bile oldu. Herkes süt azalmasından bahsederken fazlalığının ya da fazla akmasının sorun olacağını kimse konuşmuyor. Profesör olan doktorum bile… Çok şaşkınım bu duruma.. Doktoruma yeşil kakayı ve beraberinde yoğun gaz şikayetini ısrarla soruyordum ama hiç bundan bahsetmedi. Sebze ağırlıklı beslenme geçiş kakası filan dedi…

Bir süredir memeleri tek tek veriyorum. Ortalama 2-3 saatte bir emiyor oğlum, ama bir memeyi bitirdiği nadir oluyor. Bunu kontrol etmek için meme ucunu sıktığımda hala süt geliyor, ancak meme oldukça yumuşamış oluyor. Günde ortalama 10 kez emziriyorum, her beslenmede bir tarafı emziriyorum ve bir beslenme ortalama 7-15 dakika sürüyor. Şunu merak ediyorum: Diyelim ki birini emdi ama bitmedi süt. 2 saat sonra tekrar o memeyi verince süt bitecek mi yani? O 2 saat aralıkta o memede süt üretimi veya birikmesi olmuyor mu? Bunu çok merak ediyorum. Bu arada süt pompası kullanmıyoruz. Beslenme olarak sadece emziriyorum. Onun dışında günde 3 damla D vitamini ve bazen gaz damlası veriyorum.

Kakasının rengi tam olarak yeşil değil. Sarı-yeşil arası, bazen de sarı oluyor. İçerisinde parçacık, köpük, kan yok ama çok fazla olmamakla birlikte mukus var.

Süt problemi çözülünce sanırım gaz problemi de azalacak. Her beslenme sonrası çıkarıyoruz mide gazını. Gece bazen bir kez çıkaramadığım oluyor. 20 dakika uğraştıktan sonra bırakıyorum. Gaz sancısı geldiğinde gündüzse mızmızlanıyor, sürekli kucakta kalmak istiyor, kollarını açıp kapatıyor, bacaklarını karnına doğru çekip çekip bırakıyor. Gece buna ağlama ekleniyor. Gaz sancısını gidermek için karnına saat yönünde masaj yapıyorum ama gece buna izin vermiyor yatırınca ağlıyor. Bunun dışında bacaklarını karnına doğru bastırıyoruz ve yere paralel yüzü yere dönük olacak şekilde kucakta karnına masaj yapıyoruz. Bu son yazdığımı eşim yapıyor daha çok, benim gücüm yetmiyor… Başarısı ortalama bence. Gazı olunca işe yarıyor ama sürekliliği sağlayamıyoruz. Yani bebek sancıyla kıvranmadan önce çıkarabilsek ne güzel olurdu!

Ancak bu uyku problemi ne olacak? Uyku konusunda tipik bir günümüz yok diyebilirim. Mesela dün 4 kez 45-90 dakika arası uyumuşken, bugün 15 dk uyuyup uyanıyor. Yani bebeğim emzirdikten sonra kucağımda dalıyor ancak yatağa koyunca hemen uyanıyor. Uykusu gelince ağlayıp yıkıyor etrafı. Gece uyanınca kollarımda, gündüz ise beşiğinde sallamaya başlıyorum, ama, gözleri kapanıyor elleri bacakları öyle çok hareket ediyor ki uyuyamıyor. Bu süreçte kendisi uykusuz ve biz de yorgun düşüyoruz. Dün gündüz toplam 1 saat bile uyumadı ki bu daha 2.5 aylık bir bebek… Geceye gelince ortalama 11'de uyuyup 2-3'te uyanıp emiyor. Sonrası facia! 30-50 dakikada bir uyanıyor. Kucağıma alıyorum uyuyor ama yatırınca uyanıp ağlıyor. Bazen tabii gaz sancısı geliyor o zaman kucakta da uyumuyor. Gözler kapalı ama durmadan kıpır kıpır ağlıyor ve biz de başlıyoruz gaz çıkartma metodlarına… Bu arada 1 hafta önce karma aşı olmuştu. Ondan önce bu kadar zor değildi uykuya dalışı.

Gece için belli bir kıyafeti yok. Uyumadan önce banyo yaptırıyoruz sonra 30 dk içinde uyuyor. Üzerini bebek yorganıyla örtüyoruz. Gündüz bulunduğumuz oda 23-25 derce iken, gece minimum 21 derece oluyor sıcaklık. Nemi ölçemedim ama buhar makinesi var belli aralıkla çalışıyor. Emzik ise sadece uykusu gelince veriyorum. Uyuyunca kendisi atıyor ve tekrar istemiyor. Bu arada ben uzun kollu çıtçıtlı body üzerine bir kat daha giydiriyorum. Altına da 2 kat olacak şekilde giydiriyorum ama sanırım bu fazla gibi. Nasıl giydirmeliyim gündüz ve gece? Oğlum 2.200 gram doğduğu için başlarda bu şekilde başladık ve böyle gitti ama sanırım artık azaltmam gerek. Uyku düzenini nasıl sağlayabilirim? Ben de mahvoluyorum ve sinirlerim harap olmaya başladı artık…

Sevgili Elif,

Detaylı sorun ve gönderdiğin bilgiler için teşekkür ederim.Seni çok çok iyi anlıyorum. Bebeğine yardımcı olmak, sıkıntısını gidermek istiyorsun. Bir yandan da her insan gibi senin de uykuya ihtiyacın var. Ben de, pek çok anne de aynı aşamaları yaşadım/yaşadık. Bugünler de geçecek, geçiyor. Hiç merak etme.

Sorularını yanıtlamadan önce hamileliğimde okuduğum ve adeta bir felsefe gibi gönülden benimsediğim bir cümleyi seninle paylaşmak istiyorum: Bebekler doğmaları gerekenden 3-4 ay erken doğarlar ve aslında anne karnında geçirmeleri gereken o 3-4 ayı dış dünyada tamamlarlar. Bu nedenle yenidoğanın dünyamıza alışması (ve bizim de ona alışmamız için) ona bu 3-4 aylık süreyi tanıyalım. 3-4 ayın sonunda sinir sistemi ve sindirim sistemi oturmaya başlayınca başta uyku ve beslenme olmak üzere pek çok şeyin yoluna girmeye başladığını göreceksin. Bunu baştan kabul ederek olaylara yaklaşınca inan ki rahatlayacaksın. Zaten senin meleğin 2,5 ayını tamamlamış. Birazcık sabır, söz veriyorum herşey daha iyi olacak…

Gelelim sorularına… Sorduğu soru birden fazla konuyu içeriyor ve çoğu daha önce ele aldığım konular. Örneğin uyku düzeni ve anne sütünün fazla gelmesi konularında daha önce pek çok kere yazdığım için aynı konular hakkındaki genel bilgileri tekrar vererek okurların zamanını almak istemiyorum. Bunun yerine bana anlattığın konular arasında farklı gördüğüm ve daha önce yanıtlamadığım konuları yanıtlayarak sana yardımcı olmaya çalışacağım.

Beslenme ve Anne Sütünün Fazla Gelmesi

Öncelikle anne sütünün fazla olması konusundaki hatalı bir genel algıyı bir kere daha düzelterek konuya girmek isterim. Anne sütünün fazla olması sadece miktarının fazla gelmesi, sütün bol olması demek değil. Anne sütünün fazla gelmesi, hem sütün bol üretilmesi sonucunda süt akış hızının bebeğin kaldırabileceğinden fazla olması ama bunun ötesinde bebeğin ön sütle karnını doyurmaya çalışması sonucu midesinin rahatsız olmasından kaynaklanan bir sorun. Bu konunun tam açıklamasını “Annenin Sütü Fazla Geliyor Bebeğim” yazımda ve çözümünde uygulanabilecek stratejileri “Babalar Günü ve Annenin Sütü Fazla Gelmesi” başlıklı yazımda vermiştim.

Doktorunuz “sebze ağırlıklı beslenmeye geçiş kakası” derken sanırım senin bebeğinin şu andaki durumunu değil, genel olarak yeşil kaka yapan bebekler için geçerli bir durumu kastetmiş. Anlattığına göre şu anda sadece emziriyorsun. Bu nedenle yeşil kakanın kaynağı bu olamaz. Kaynağı başka yerlerde aramalı…

Öyleyse bebeğinin beslenme alışkanlıklarına bakalım. Bebeğinin yaşı göz önüne alındığında sadece anne sütü veriyor olman çok güzel, beslenme sıklığınız normal. Bir meme tamamen boşalana kadar aynı taraftan vermen güzel bir uygulama. Bu şekilde yapınca elbette o taraftaki süt bitmeyecek. Süt emzirdikçe çoğalır. Bu önerinin sebebi aynı emzirme seansı içinde bebeğe kısa aralıklarla bir sağ, bir sol meme verilmesi durumunda bebeğin sadece ön sütü alıyor olması ve bununla karnını doyurmasından dolayı rahatsızlık yaşamasıdır. Bu nedenle bir meme bitene kadar (senin tabirinle yumuşayana kadar) aynı taraftan emzirmeyi önerirler. Hatta kimi zaman ön sütü sağarak atmayı ve bebeğe yağlı ve doyuruculuğu yüksek sonsütü vermeyi önerirler. Yukarıda linkini verdiğim yazımdaki bu öneri başta olmak üzere diğer önerileri de değerlendirmeni tavsiye ederim.

Ayrıca emzirmeyi desteklemek açısından acele tarafından süt pompası almanı öneririm. Süt pompası sizin durumunuzda 2 şekilde yardımcı olacak: Birincisi, sütünü sağarak biberona koyduğunda ilk sağdığın sütün daha açık renkli ve sulu ön süt olduğunu fark edeceksin. Sizin durumunuzda önsütün faydadan çok rahatsızlık verdiğini varsayarsak, onu atabilirsin. Hemen ardından yağlı ve daha kıvamlı sonsüt geldiğini göreceksin. Onu biriktirerek bebeğine verebilirsin. Eğer bebeğinin sorunu anne sütünün fazla gelmesiyse bu uygulama sana yardımcı olabilir. İkincisi, anne sütünü biriktirerek uygun koşullarda sakladığında, gece sen çok yorgun olduğunda eşin de biberonu bebeğinize vererek sana yardımcı olabilir. Böylece özellikle geceleri en azından 1 beslenme seansında uyumaya devam edebilirsin ve uykunu daha iyi almış olursun.

Bahsettiğine göre bebeğinin kakasında kan yok, sadece kimi zaman yeşilimsi bir kaka ve az miktarda mukus var. Bu bilgiyi, diğer faktörlerle birleştirdiğimde sende anne sütünün fazla gelmesi durumu olsa bile, sizin sorunun başlangıç aşamasında olduğunuzu düşünüyorum. Bu nedenle, konu daha fazla ilerleyip, bizim Can’da yaşadığımız gibi bol mukuslu ve kanlı kaka aşamasına gelmeden sorunu halletmenizi öneririm.

D Vitamini

Sizin durumunuzda dikkatimi çeken önemli bir nokta oldu. Bebeğine düzenli olarak D vitamini verdiğini söylemişsin. Kemik gelişimini desteklemek için doktor önerisiyle başlamış olduğunuzu tahmin ediyorum. Eğer başlama sebebiniz tespit edilen bir sorundan kaynaklanmıyorsa, yani bebeğinin D vitaminini sürekli olarak almasını mecburi kılacak bir sorunu yoksa, doktorunuza da danışarak D vitaminini kesmenizi öneririm. Bunun sebebi, Amerikan Gıda ve İlaç Yönetimi’ne (FDA) göre bebeklerde D vitamini doz aşımının bulantı, kusma, iştah eksikliği, aşırı susama, sık çiş yapma, kabızlık, karın ağrısı, kas zayıflığı, kas ve eklem ağrıları, kafa karışıklığı, yorgunluk ve ilerleyen aşamalarda karaciğer hasarı gibi sorunlara yol açması. Her bünyenin farklı olduğu, her belirtinin herkeste görülmeyeceği ve yenidoğanların bünyesinin daha hassas olduğu göz önüne alınırsa, bebeğinin D vitaminini tolere etmiyor olabileceğini de göz önünde bulundurmanı rica ederim. Her ne kadar kimi kaynaklarda D vitamini açısıdan eksik olduğu söylense de, anne sütü komple bir besindir. Herhangi bir zaruriyet olmadığı sürece bu kadar küçük bir bebeğe, faydalı olmak maksadıyla yola çıkılmış olsa bile, vitamin vermeye gerek yoktur diye düşünüyorum. Bu düşüncemin diğer bir nedeni de D vitamininin her gün güneş ışığı görerek yapılacak kısa bir yürüyüşle de edinilebilecek olması. Hava nasıl olursa olsun, uygun giydirilmek koşuluyla bir bebek her gün parka ya da en azından güneş gören bir balkona çıkarılabilir ve bu şekilde D vitaminini alır. Değerlendirme elbette doktorunun ve senin.

Gaz Çıkarmak

Gaz çıkarma işlemlerine lütfen her beslenmeden sonra devam edin. Bunu çok iyi yapıyorsunuz. Bebek bir beslenmeden sonra gaz belirtisi göstermese bile gaz çıkarma işlemini ihmal etmeyin. Gaz vücutta zamanla birikir ve bu nedenle akşam saatlerinde daha çok rahatsız eder. Uyguladığınız yöntemleri ve Bebeklerde Gaz Çıkarma Yöntemleri yazımda verdiğim metodları uygulamaya devam…

Uyku

Bebeğin tüm bebekler gibi en az 4 aylık olana kadar geceleri sık uyanmaya devam edecek. Bunun temel nedeni mide kapasitesinin küçük olması ve anne sütünün çabuk hazmedilen bir besin olmasından dolayı çabuk acıkması. Yukarıda bahsettiğim anne sütünün fazla gelmesi çözüm önerilerini uygulayarak emzirmeye devam etmek, her beslenmeden sonra gaz çıkarmak, süt pompası kullanmak ve D vitaminini kesmek önerilerimi uygulamanız durumunda işlerin düzene gireceğiniz ve en azından uyku aralıklarının 10-15 dakikadan daha uzun olacağını umuyorum. Yine de her koşulda bu yaştaki bir bebek 3 saat aralıklarla uyanıp emiyor olmalı. Süt pompası kullanırsan, eşinin en azından 1 beslenme seansında bebeğinizi biberonla beslemesi kaydıyla biraz daha dinlenme şansın olabilir.

Bebeğin uyku rutini konusunda üç çok önemli önerim olacak: Birincisi; bebeğini lütfen ama lütfen aşırı giydirme. Türk annelerinin bebekleri sıcaktan bunaltacak şekilde üst üste giydirme ve ev içinde şapka takma alışkanlığı var. Günümüzde pek çok aile kaloriferli ya da kombili evlerde yaşıyor, demek ki bebek odasının ısısını bebeğe uygun derecede tutabilecek sisteme sahibiz. Siz kaç kat giyiniyorsanız bebeğiniz en fazla sizden 1 kat fazla giyinmeli. Bunun anlamı, eğer siz gece yatarken fanilanızın üzerine pijamanızla yatıyorsanız bebek de aynı şekilde zıbının/bodysinin üzerine pijamasını giymeli. Aşırı giydirilen çocukların vücudu aşırı ısı üretir. Bu da terlemeye, huysuzluğa, uyku sorunlarına yol açar. Tüm insanlar gibi bebekler de hafif serin bir odada daha iyi uyur. Çocuğunuzu bunaltmayın.

İkincisi, bebeğinin üzerine battaniye/yorgan/pike örtme. Ani Bebek Ölümü Sendromu nedeniyle 1 yaşından küçük bebeklerin üzerine battaniye ya da herhangi yumuşak bir örtü örtmek çok çok sakıncalı. Bu nedenle lütfen bebeğ en az 1 yaşına gelene kadar o cicili bicili battaniyeleri, yorganları dolabınıza kaldırın. Can neredeyse 1.5-2 yaşına gelene kadar bir gece bile yorgan ya da battaniyeyle yatmadı. Bir kere bile de üşümekten dolayı hasta olmadı. Nasıl mı? Gece yatarken bodysinin üzerine pamuklu tek parça tulumunu ya da üst/alt pamuklu pijamasını giydirdim. En üste de yeni nesil kundaklardan giydirdim. Hepsi bu. Ne battaniye ne de yastığı oldu. Sana da bunu tavsiye ederim.

Üçüncüsü, ilk 3-4 ayda bebeklerin kundaklanarak uyumaları çok faydalıdır. Kundak deyince anneannelerimizin yaptığı gibi, çocuğu nefes almayacak bir paket haline sokan ve kalça çıkığı sorununa yol açan kundaklamadan elbette bahsetmiyorum. Kundaklama konusunda Bebeği Kundaklamanın Avanytajları ve Dezavantajları yazımı okumanı tavsiye ederim. Özellikle 2,5 ay kadar küçük bir bebek sinir sistemi tam olarak gelişmemiş olduğu için uyurken elleri ve ayaklarını çırparak kendini uyandırır. Bunu önlemek için bir an önce yukarıdaki fotoğrafta gösterdiğim yeni nesil kundaklardan birinden edinmeni ve bebeğin uyurken pijamanın üzerindeki son kat olarak onu kullanmanı öneririm. Bebeğin kendi başına dönmeyi öğrenene kadar lütfen 1 numaralı fotoğrafta olduğu gibi ellerini de kundakla. Bu kundak uyku sorununuzun bir kısmını da çözecektir.

Uyku konusundaki yazılarımdan özellikle Bebeklerde Uyku Problemine Çözüm: Eleme Yöntemi başlıklı yazımı okumanı tavsiye ederim. Bu yazı uyku konusunda daha önce yazdığım pek çok yazının bir özeti olmanın yanısıra, bebeklerinin uykuları konusunda sıkıntı çeken pek çok aile bu yazıda açıkladığım yöntem sayesinde başarılı olduklarını yazdılar. Size de yardımcı olacağına inanıyorum.

Büyüme Atağı

Son olarak, bebeğinin 2,5 aylık olması ve aşı olduktan sonraki günlerde uyku konusunda daha çok sorun yaşıyor olmanız bana genellikle gözardı edilen bir konuyu daha hatırlattı. Bebeğinin büyüme sürecinde, bazı zamanlarda, herşey yolunda giderken bile rutininde 1-2 hafta süren büyük bozulmalar yaşanabilir. Büyüme atağı olarak tarif edilen bu durum, en sakin bebekte bile artan iştah, beslenme sırasında huzursuzluk ve uyku sorunları yaratabilir. Oğlun yukarıda anlattığım beslenme ve uyku sorunlarının yanısıra, 3. ay civarındaki büyüme ataklarından birini de yaşıyor olabilir. İleride diğer konuları düzene soktuktan sonra birden bire kısa süreli bir beslenme/uyku bozukluğu yaşarsanız bunun büyüme atağı olabileceğini lütfen unutma.

Sevgili Elif,

Sorularına yanıtlarım işte böyle. Bu yöntemler umarım işine yarar. Denemelerinin sonuçlarını, nelerin işe yarayıp, nelerin yaramadığını paylaşırsan çok sevinirim. Size sancısız, gazsız, güzel beslenmeler ve tez zamanda deliksiz uykular dilerim.

Sevgiler

Tanla

Diğer yazılarım için>> BebekveBen.com
Facebook>> Bebek ve Ben
Twitter>> @Bebek_ve_Ben
Pinterest>> bebekveben

Kaynaklar

FDA – D vitamini uyarısı

Önemli Not: Bu blogdaki yazılar şahsi tecrübelerimden oluşmaktadır. Doktor veya tıbbi ehliyete sahip başka bir kişinin tavsiyesi niteliğinde değildir. Lütfen sağlık konularında karar vermeden önce sağduyunuzu dinleyin ve doktorunuza danışın.

Yorum Yazın
Gönder
At kosturup birbirine değnek atarak topluca oynanan spor hangisidir?
©Copyright 2014 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.