Pazar

14.05.2017 - 02:30

Tansiyon yükselince

Tansiyon, kanın damar cidarına uyguladığı basınçtır. Bu basınç normalden yüksek olduğunda damarın kendisine, dolayısıyla da tüm vücuda zarar verir

Sitene Ekle
Bir Demet Sağlık  |  Dr. Demet Erciyes demeterciyes@yahoo.com Tüm Yazıları »

Dünya Hipertansiyon Günü ilan edilen 17 Mayıs vesilesiyle biraz hipertansiyondan bahsedelim bu hafta... Tansiyon, kanın damar cidarına uyguladığı basınçtır ve bu basınç normalden yüksek ise önce damarın kendisine, dolayısıyla da tüm vücuda zararı dokunur.

Hipertansiyonun (kan basıncı yüksekliği) tanımını yapmak için önce ideal tansiyonu bilmek gerekir. 120/80 mmHg ideal tansiyon ölçümüdür. 120 halk arasında büyük tansiyon olarak bilinen sistolik tansiyon, 80 ise küçük tansiyon olarak bilinen diastolik tansiyondur. Bu değer 140/90 mmHg’nın üzerindeyse yüksek tansiyondan bahsedilir.

Nedenleri neler?

Hipertansiyonun ileri yaşta görülme sıklığı daha fazladır. Bu vücudumuzun yaşlanmasıyla beraber damarlarımızın da yaşlanması, elastikiyetinin azalmasıyla ilişkili olabilir. Ayrıca doğduğumuz andan itibaren başlayan ve kişiden kişiye farklılık gösterir şekilde ve hızda ilerleyen ateroskleroz yani halk arasında damar kireçlenmesinin sonucu olarak da ortaya çıkar.

Kadınlarda menopozdan sonra görülme sıklığı daha fazladır. Genetik, fazla kilo, sigara, alkol, kortizon gibi bazı ilaçlar, aşırı tuzlu yiyecekler ve hareketsiz yaşamla beraber görülme sıklığı artar.

Tansiyon üzülünce, sinirlenince, heyecanlanınca, efor yapınca, yiyecek ve içecekler sebebiyle (tuzlu yiyecek, çay, kahve vs.) etkilenerek gün içinde değişiklikler gösterebilir. Bir de beyaz gömlek etkisi vardır ki, bu doktor muayenesinde ölçüm sırasında heyecan ve merak yüzünden olan yükselmedir.

Hipertansiyon yüzde 90-95 oranda bir sebebe bağlanamaz, yapısaldır. Buna esansiyel hipertansiyon denir. Yüzde 5-10 oranında ise nefrit gibi bazı böbrek hastalıkları, böbrek arteri darlığı, hormon salgılayan çeşitli tümörler ve bazı hormonal değişiklikler gibi sebeplere bağlı olarak ortaya çıkar. Tedavi de bu sebebi ortadan kaldırmaya yöneliktir.

Böbreğe ait bu hastalıklar bazen sadece ilaçlarla kolay düşmeyen yüksek tansiyon şeklinde kendini gösterir; başka belirti vermez, böylece gözden kaçarsa böbrek yetmezliği gibi bazı istemediğimiz sonuçlara ulaşabilir. 

Zararları ve tedavisi

Hipertansiyon kalp damar hastalığına zemin hazırlayan risk faktörlerinden biridir. Yüksek basınca karşı kanı pompalamaya çalışan kalpte hipertrofi dediğimiz kas kalınlaşması ortaya çıkar, tedavi olmazsa ileride kalp yetersizliğine sebep olabilir. Ayrıca böbrek yetersizliği, gözde retina hasarı, beyin damarlarında kanama, tıkanıklık, aort damarında anevrizma dediğimiz genişleme görülebilir.

Doktor kontrolünde yapılan ilaç tedavisinin yanı sıra yaşam tarzı değişikliği daha doğrusu sağlıklı bir yaşam tarzına geçiş çok önemlidir. Alkolün kısıtlanması, sigaranın bırakılması, sağlıklı beslenme, tuz kısıtlaması, kilo kontrolü, hareketli yaşam, düzenli uyku, sporu, en azından düzenli yürüyüşleri hayatımıza sokmak, stresi yönetebilmek tedavinin olmazsa olmazlarıdır.

İlaç tedavisi ve takibi çok önemlidir. Tansiyon ilaçları antibiyotikler gibi belli süre kullanılıp iyileşip bırakılan ilaçlar değildir. Zaman zaman dozlarda oynama ya da başka ilaç ekleme veya eksiltme ihtiyacı olabilir. Tansiyon yükselmesi ciddi hasarlara yol açabileceğinden limon suyu, sarımsak gibi yiyeceklerle
değil, mutlaka kardiyolog kontrolünde alınan ilaçlarla tedavi edilmelidir.

Tansiyonunuzu yükselten sebebin hastalık değil, zararsız ve keyifli heyecanlar olmasını dilerim.

Başlıca belirtileri

Hipertansiyon ne yazık ki çoğu zaman belirgin bir belirti vermez. Hasta devamlı yüksek tansiyona alıştığı için, tansiyonu yüksek bir değerde olduğu halde hiçbir sıkıntısı yoktur. Düzenli kontrollerini yaptırmıyorsa, ancak başına kötü bir hadise gelince farkına varır. Bu aşamada çoğu zaman iş işten geçmiştir, bu sinsi hastalık kötü amacına ulaşmış ve kalıcı bir hasar bırakmıştır. Bazen yüksek tansiyon düşük tansiyonda da görülebilecek belirtiler verebilir. Bunlar enseden başlayan baş ağrısı, çarpıntı, fenalık hissi, göğüste baskı, sırt ağrısı ve baş dönmesi olabilir. 
 

©Copyright 2017 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.