Geçtiğimiz pazar Kütahya Dumlupınar Stadı’nda beş otobüs dolusu coşkulu, tutkulu, siyah beyaz renklere adanmışlık duygusuyla yüklü Altay taraftarı vardı. Maçı onların arasında izledim. Futbol alanında tanık oldukları sayısız olumsuzluğa karşın hiç bir aşırılığa kaçmadan eleştiriyi de, övgüyü de! abartmadan maçı bitirdiler. Tek bir küfür yoktu. Rakip takım taraftarıyla sözlü, hareketli hiçbir atışma olmadı. Oyun alanına yabancı maddenin kırıntısı atılmadı. Tavşanlı Linyitspor, Altay’ın futbolundan değil isminden aldığı bir puana sevinirken, onlar üzgün, buruk kırgın otobüslerine binip İzmir’e döndüler. Şimdi sıralayacağım eleştirileri de onlar yaptılar. Bir tek kelimesi bile bana ait değil.
1) Özkan, Okay, Mehmet Sak, Mehmet Şen oynayanlardan çok mu kötüler ki kulübede oturuyorlar?
2) Yılların sol beki Murat Karakoç, futbol yaşamı boyunca hiç sağ bek oynadı mı?
3) Maç süresince İsa’nın savunduğu bölgeden rakip en az 10 etkili gollük atak geliştirirken, İsa oyundan alınıp Murat sol beke Özkan sağ bek değişikliği yapılamaz mıydı?
4) Okay’ı oyuna almak için 73 dakika beklemek şart mıydı?
5) Doksan dakika boyunca Tavşanlı kalesi önünde tek etkili girişimi olmayan rakip savunmayı zorlamayan Burhanettin’i 90 dakika oyun alanında nasıl tutarsınız?
6) Golcü santrafor kimlikleriyle bilinen M.Şen ile Burak Çalık’tan verdiğiniz kanat oyuncusu rollerinden beklentileriniz neydi?
7) 54’üncü dakikada Mehmet Şen’i oyuna alırken dışarıya aldığınız Cenk Ahmet kötününde kötüsü futbolun ilk sorumlusu muydu?
8) Altay’ın yanına bile yaklaşamayacak nitelikteki rakip maç boyunca 6 net gol pozisyonu üretirken, Altaylı futbolcuların maçı pozisyonsuz bitirmelerinin bir açıklaması olabilir mi?
9) Kadro yetersizliği sakatlar gerekçe olabilir ancak, mevcut olandan gerek tercihler gerekse de alan dizilişinde yani bütünüyle oyun stratejisinde vahim yanlışların yapıldığı söylenebilir mi?
10) Sonuç olarak biz Altay taraftarıyız. Genel politika gereği yarışmanın dışında sıradanlaştırılmış bir takımı bize, “İçinize sindirin” diyemezsiniz. Borç yükü diyorsanız. O borçlar yıldan yıla çoğalırken büyüklerimiz uyuyor muydu? Ya da uyuyormuş gibi siesta durumundamıydılar?
Evet taraftar böyle diyor. Olan biteni de bilmek, öğrenmek istiyor. Bence onları hafife almayın. Önemseyin... Elçiye zeval olmaz, ileteyim istedim.
Bul

Tarık Dursun K, 81 yaşını, Kocaoğlu ile kutladı...