Tarihin en güçlü 10 kadını ile ilgili ilginç bilgiler

Dünya tarihinin kaderine yön veren insanların büyük çoğunluğu erkek. İyi ya da kötü; gerçek bu... Fakat tarih boyunca son derece etkili olan kadınlar da var. İşte tarihin en güçlü kadınlarıyla ilgili ilginç ve bir o kadar da tuhaf bazı bilgiler...

Tarihin en güçlü 10 kadını ile ilgili ilginç bilgiler

1. Kraliçe Victoria

1. Kraliçe Victoria

1800'lü yıllarda yaklaşık 25 yıl kadar dünya yönetimine yön veren İngiltere Kraliçesi Victoria, eşi Kral Albert'in ölümünden 40 yıl sonra bile gözyaşı dökmeyi sürdürüyordu. Saray ve devlet işleriyle son derece meşgul olan 9 çocuk sahibi Kraliçe Victoria, çocuklarının ne yaptığını kontrol etmesi için ajan ağı kurdu.

Evlenen iki kızı, bebeklerini anne sütü ile beslemek istedi ve bu gerçeği annelerinden gizlediler. Fakat Kraliçe Victoria, gerçeği bir şekilde öğrendi ve onlara "İnek!" diyerek hakaret etti. Çocuklarının sözünden çıkmasını istemiyordu.

Kraliçe Victoria'nın en genç kızı Prenses Beatrice için de bazı planları vardı. Plana göre Beatrice, annesi ölene kadar evlenmeyecek ve özel yardımcısı olarak hizmet edecekti. Fakat Prenses Beatrice gönlünü Battennerg Prensi Henry'e kaptırdı. Kraliçe, Prenses Beatrice ile beraber yaşamasına rağmen 6 ay konuşmadı.

Kraliçe Victoria'nın kontrol manyaklığı yalnızca çocukları ile sınırlı değildi. Prenses Alexandra'nın doktorundan, gelininin regl dönemlerini bildirmesini istemişti. Gelininin regl döneminden haberdar olan Kraliçe, böylece ileri tarihler için planlama yapabilecekti.

2. Isabel Martínez de Perón

Arjantin eski başkanı Juan Peron'un ikinci eşi Eva Peron da bilinen önemli bir kadın figürü olsa da, Juan'ın üçüncü eşi ve 1974'te Arjantin'in ilk kadın başkanı olan Isabel Martínez de Perón, dünya tarihine damgasını vuran kadınlardan biri oldu.

Juan Peron'un ikinci eşi Eva Peron 1952'de elinin ilk başkanlık döneminde kanserden yaşamını yitirmişti. Eva için inşa edilen mezar, Juan'ın yönetiminin devrilmesiyle beraber siyasi bir soruna dönüştü. Dünya'nın birçok ülkesini dolaşan Eva'nın cesedi en sonunda eşinin yemek masasına konuldu.

Bu sırada Juan, Isabel ile evlendi. Eva'nın cesedini uygun bir yere taşımaktansa Juan ve Isabel, cesedi açık bir tabutta masanın üzerinde bıraktı. Isabel bir tür özveri simgesi olarak her gece Eva'nın saçlarını taradı.

Juan daha sonra tekrar başkan seçildi fakat çalışma odasında öldü. Ardından yönetimi devralması için Isabel seçildi. Isabel, Eva'nın ceset parçalarını Arjantin'e getirdi. Eva'ya karşı olan ilginç sempatisi için bazı iddialar ortaya atıldı. Bu iddialardan en dikkat çekeni, İsabel'in Eva'nın metafizik güçlerini kendisine geçirebilmek için düzenlediği özel ayinlerdi... 

3. Marie Theresa

3. Marie Theresa

Habsburg Hanedanı'nın tek imparatoriçesi Marie Theresa, 1740 yılında tahta çıktı ve 40 yıl tahtta kaldı. Kutsal Roma İmparatoru I. Franz ile evlenen Marie Theresa, ailesinde ve imparatorluğunda pantolon giyen tek kişi oldu.

Marie Theresa, eşi I. Franz'e tuhaf bir aşk besliyordu. Biyografisini kaleme alan yazarlardan biri, bu aşkı 'üzücü ve sahiplenici' olarak nitelendirir. I. Franz'ın arkadaşlarından biri, krala ayrı yatak odasında kalmasını önermişti. O dönemde yaşayan Kraliyet Aileleri için bu durum normaldi. Marie Theresa, eşine bu aklı veren arkadaşının hayatını cehenneme çevirdi. Evliliğin kutsal olduğuna inanıyordu. I. Franz, Marie Theresa'den 16 çocuk yapmış olsa da eşini pek sevmiyordu. I. Franz'ın bir metresi vardı ve cinsel hayatının detayları kulaktan kulağa yayılıyordu.

Marie Theresa ise sadakatsizliğin cezalandırılmasının önemli olduğunu düşündü ve Namus Komisyonu'nu kurdu. Namus Komisyonu suçlu bulunan alt sınıf insanları ağır işçilikle ya da yurt dışına sürmekle cezalandırıyordu. I. Franz'ın ölümünden kısa bir süre sonra Namus Komisyonu feshedildi.

4. Eleanor Roosevelt

4. Eleanor Roosevelt

ABD'nin 32'nci başkanı Franklin D. Roosevelt'in eşi Eleanor Roosevelt, ABD tarihinin en güçlü ve etkili başbakanıydı. Fakat  gücünün işlemediği bir kişi vardı: Franklin D. Roosevelt'in annesi Sara Delano Roosevelt... Sara Delano Roosevelt, tek çocuğu Franklin'in yaşamını kontrol etmeye çalışıyordu.

Eleanor Roosevelt için her şey en başından beri ters gitti. Franklin annesine, uzaktan kuzeni olan Eleanor ile evlenmek istediğini söyleyince Sara çılgına döndü. Oğlunun evlenmesini engellemek isteyen Franklin'i gemi seyahatine gönderdi. Böylece Franklin'i bir süre de olsa yanında tutmayı başardı. Fakat Franklin annesinin sözünü dinlemedi ve Eleanor ile evlendi.

Sara da bir süre sonra geliniyle iyi anlaşmaya başladı. Yeni evli çift için Manhattan'da bir ev inşa ettirdi ve hemen yanındaki başka bir eve taşındı. Fakat Sara ve çiftin evlerini birbirine bağlayan kapılar vardı ve Sara istediği her an çiftin evine davetsizce girebiliyordu. Sara için bu durum, çiftin hayatını kontrol edebildiği müthiş bir yöntemdi.

Eleanor Roosevelt başbakan olduktan sonra bile Sara etkisinden kurtulamadı. Sara, ailenin mal varlığının kontrolünü üstlendi ve harcamalara ciddi kısıtlamalar getirdi. 1941'de de yaşamını yitirdi.

5. Hürrem Sultan

5. Hürrem Sultan

Hürrem Sultan, Osmanlı İmparatorluğu tarihinin en etkili ve güçlü kadınlarından biri. 1502 yılı civarında doğan Hürrem Sultan, Kanuni Sultan Süleyman'ın nikahlı eşi ve akıl danışmanlarından biriydi.

Hürrem Sultan, günümüzde Ukrayna olarak bilinen topraklarda doğdu. Genç yaşlarda kaçırıldı ve İstanbul'a köle olarak getirildi. Burada padişahın haremine seçildi. Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan arasındaki ilişki o dönem için son derece sıra dışıydı. Hürrem Sultan saraya geldikten birkaç ay sonra padişahın gözdesi oldu. Sultan Süleyman, haremdeki cariyelerin hiçbiriyle ilgilenmemeye başladı. Gözü Hürrem Sultan'dan başka kimseyi görmüyordu. Hürrem Sultan'ın padişah üzerindeki etkisi çok büyüktü. Dönemin erkek danışmanlarından bazıları, Hürrem Sultan'ın cadı olduğunu düşündü. Söylentileri işiten Sultan Süleyman, Hürrem Sultan'la olan ilişkisi hakkında ileri geri konuşan herkesi cezalandırdı.

Hürrem Sultan daha çok güç istiyordu. Müslüman oldu. Sultan Süleyman birgün halvet için Hürrem Sultan'ı huzuruna davet etti fakat o gitmedi. Gerekçesi; Müslüman bir kadının evlilik dışında ilişkisi olamayacağıydı...

Sultan Süleyman şaşkına döndü. Hürrem Sultan ile olabilmesinin tek yolu resmi olarak nikahlanmasıydı. 200 yıldan bu yana hiçbir Osmanlı Sultanı resmi nikah yapmamıştı. Sultan Süleyman en sonunda Hürrem Sultan ile evlenmeye karar verdi.

6. Madame de Pompadour

6. Madame de Pompadour

Fransa kralları beraber olduğu kadınlara 'baş metres' unvanı verebiliyordu. Baş metres olan kadına sarayda oda veriliyor ve bazı önemli haklar tanınıyordu. Kral Louis XV'in metresi Madame de Pompadour, haklarını sonuna kadar kullandı.

Son derece zeki ve hoş sohbet biriydi. Kralı kendi fikirleri etrafında tutabilmek için her şeyi yapıyordu.Bir anlamda kralın başvekili haline geldi. Elçilerin atanmasında ve siyasetin belirlenmesinde önemli rol oynuyordu.

Aslında tek görevi kralla uyumak ve cinsel isteklerini yerine getirmek olan Madame de Pompadour, 19 yıl Kral Louis ile çok az cinsel ilişkiye girdi. Çünkü son derece tiksindirici sağlık sorunları vardı. Çok sayıda afrodizyağı deneyen Ponpadour, bir süre sonra afrodizyakların etkisiyle hastalandı.

Pompadour, kralın zevklerini için de uğraştı. Örneğin cinsel isteklerini karşılamak için alt tabakadan kadınlarla beraber olabileceği bir randevu evi kurdu. Kral için neredeyse hiçbir şey yapmamasına rağmen, Fransa'daki en önemli insanlardan biri haline geldi.

7. Jiang Qing

7. Jiang Qing

Çin'in kurucusu Mao Zedong'un eşi Jiang Qing ,1914'te dünyaya geldi. Çocukluğu kabus gibi geçti. 14 yaşında okuldan atılan Jiang Qing, oyuncu olmak için çabaladı. Komünist Parti'ye katılan ve fikirlerini Mao'ya anlatan Jiang Qing, Mao'dan 21 yaş küçük olmasına rağmen aralarında büyük bir aşk başladı. Komünist Parti dahi çiftin ilişkilerine karşıydı; çünkü partiye göre Jiang Qing, Batılı yaşam tarzı süren yozlaşmış bir kadındı. Tüm bu karşı koymalara rağmen Mao, o zamanki eşinden boşanıp Jiang Qing ile evlendi. Qing'in 20 yıl siyasetle ilgilenmesi de yasaklandı.

20 yıllık yasağın ardından Mao, eşine birtakım haklar ve yetkiler tanıdı. Yetkiyi eline alan Jiang Qing, onlarca yıl önce kendisine kariyerinde çelme takan kişinin tutuklanmasını ve hapislerde çürüyerek ölmesini emretti. Diğer düşmanları da fiziksel işkenceye maruz kaldı. Ayrıca piyanoyu da yasakladı. Hizmetliler, Jiang Qing'i rahatsız etmemek için elleri havada ve bacakları açık çekilde hareket ediyordu. Bu sayede Jiang Qing, gereksiz gürültüden korunuyordu.

Jiang Qing, sağlıklı ve genç bireylerden bazılarını seçti ve onların kanlarını bedenine enjekte ettirdi. Böylece daha genç ve zinde olacağına inanıyordu. İstekleri bir süre sonra Mao'ya da saçma gelmeye başladı ve  bu gidişata en sonunda bir dur dedi.

8. Theodora

8. Theodora

Doğu Roma İmparatoru I. Justinianus'ın eşi Theodora, Roma tarihindeki en güçlü kadınlardan biri olarak kabul edilir. Theodora soylu ya da aristokrat değildi. Geçmişi, o döneme göre son derece basit ve değersizdi.

Theodora MS. 500 civarında doğmuştu. Annesi, kızı Theodora'ya dans etmeyi öğretiyordu. Theodora 15 yaşına geldiğinde hipodromlarda dans etmeye başladı. Genelevlerde çalışıp çalışmadığı tam bilinmese de alt tabakadan biri olan Theodora, 21 yaşındayken Justinianus ile tanıştı. Theodora ile evlenmek isteyen Justinianus, bu uğurda yasaları değiştirdi.

Theodora geçmişini unutmadı ve seks işçilerinin daha iyi şartlarda yaşayabilmesi için düzenlemeler yaptı. Köle olarak satılan kızlara destek verdi ve seks işçilerinin huzurla yaşayabilmesi için barınaklar inşa ettirdi. Theodora ayrıca tecavüze karşı bazı yasal düzenlemeler üzerinde de çalıştı.

9. Yaa Asantewaa

9. Yaa Asantewaa

Yaa Asantewaa 1877'de Edweso Kraliçesi oldu. Yaa Asantewaa hükümdarlığının adil ve tarafsız olduğu, yönetimin kadın haklarına önem verdiği düşünülüyordu.

Edweso Krallığı için en büyük tehdit İngilizler'di. Yerel kavimler İngilizler'le 4 defa çatışmıştı. İngilizler başkenti ateşe verdi, halk zorla çalıştırdı ve yüksek vergiler toplamaya başladı. Fakat İngilizler bir süre sonra, tahtın sembolü olan Altın Tabure'yi istediler. Yaa Asantewaa tekrar İngilizler'le savaştı.

Çok sayıda kişi savaşmaktan yorulmuştu. Bazı savaşçılar liderlerinin karizması ve cesaretinden etkilenerek savaşmak istese de bazılarını ikna etmek kolay olmadı. Yaa Asantewaa bir konuşma yaptı ve savaşmayanların peştamallerini iç çamaşırı olarak değiştirmesi gerektiğini söyledi. Kadınların savaş meydanlarında bulunmasının yasak olmasına rağmen Yaa Asantewaa emir komutayı üstlendi. 

Yaa Asantewaa, savaşmayan erkeklerin eşlerine, kocaları ile beraber olmaması çağrısında bulundu. Bu yöntem ilginç bir şekilde başarıya ulaştı ve erkekler savaşmaya razı oldu.

10. Rani Lakshmibai

10. Rani Lakshmibai

Rani Lakshmibai 1828'de Hindistan'da doğdu. Annesi kısa bir süre sonra yaşamını yitirdi. Rani Lakshmibai'nin babası, kızına kadın işlerini öğretmek yerine; fil sürme, at sırtında gezme, dövüşme ve tüfek eğitimleri verdi.

Rani Lakshmibai genç yaşında Jansi Mihracesi ile evlendi. Rani Lakshmibai'nin eşi, karısının hobilerini yapmasına izin verdi. Böylece at sürmeye ve silahla atış yapma eğitimlerine devam etti. 

Çocukları olmayan çift, bir erkek çocuğu evlat edindi. Evlat edindikleri çocuk, çiftin ardından yönetimin başına geçecekti fakat öldü ve o sırada Rani Lakshmibai tahta geçti. İngilizler Rani Lakshmibai'nin eşi Jhansi'yi esir aldı.

1857 yılında Hindistan'da ayaklanmalar başladı. Rani Lakshmibai de ayaklanmalara katıldı. Bir savaş sırasında öldürüldü fakat İngiliz generallerden biri, Rani Lakshmibai için 'tüm isyancı liderlerin en tehlikesi' tanımını kullanmıştı.

Instagram.com/mehmetcankmrc
twitter.com/mehmetcankmrc
YouTube.com/mehmetcankomurcu 

Bu makaleye ifade bırak