Tarihte güzellik uğruna kadınların neler çektiğini anlatan 10 acayip ürün

Güzellik anlayışı zamanla değişiyor… Düşünün ki, "Fedakarlık olmadan güzellik olmaz" sözü,  bir zamanlar edebi bir anlam taşıyordu. Kadınların çekici görünmeleri şok etkisi yaratıyordu. Bu fikirden yola çıkarak, ‘ideal güzelliğin’ ne kadar göreceli ve değişken bir kavram olduğunu göstermek için 10 kanıt topladık. Bu yazıyı okuduktan sonra, moda trendleri konusunda daha dikkatli olacaksınız :)

Tarihte güzellik uğruna kadınların neler çektiğini anlatan 10 acayip ürün

15-17. Yüzyıllar: Chopine ayakkabılar
 

15-17. Y&uuml;zyıllar: Chopine ayakkabılar<br />
&nbsp;
15-17’nci yüzyıllarda yaşayan kadınlar, elbiselerini çamurdan korumak ve yüksek bir sosyal konum elde etmek için ‘chopine ayakkabı’ giyerlerdi. Ayakkabı, sahiplerinin kimliği ve statüsü hakkında bilgi verdi. Chopine ayakkabılarının yüksekliği 50 cm'ye kadar çıkabiliyordu. Bu yüzden onları giyen kadınlar yürümesine destek olacak bir hizmetçiye ihtiyaç duyuyordu.
 

1939: Makyaj koruması
 

1939: Makyaj koruması<br />
&nbsp;
Yukarıdaki resimde gördüğünüz gibi keskin uçlu ‘yüz örtücüler’, kadınların makyajlarını yağmur ve kar yağışı hallerinden koruyordu. Cihazın dezavantajlarından biri; nefes alış verişi yüzünden hızlıca buhar oluşumuna sebep olmasıydı.
 

20. yüzyıl: Gamze modası
 

20. y&uuml;zyıl: Gamze modası<br />
&nbsp;
Kadınsı bir görüntü, yanaklarda gamzeler olmadan olmazmış gibi kabul edilmeye başlandı! 1923’te, yukarıda gördüğünüz ‘gamze aleti’ çıktı, hatta patenti alındı. Kulakların ve çenelerin arkasına tutturulmuş çubuklar yardımıyla yanaklarda gamzeler oluşturuluyordu. Ne kadar ağır ve acılı bir işlem olduğunu tahmin edersiniz!.. Üstelik öyle 1-2 seansta değil; uzun süreli kullanımla gamze çıkıyordu ancak.
 

Rönesans: Yüksek alın, kirpiksiz gözler
 

R&ouml;nesans: Y&uuml;ksek alın, kirpiksiz g&ouml;zler<br />
&nbsp;
Bu dönemde ise doğallık modaydı. Hala kozmetik malzemeleri kullanılıyordu ama kadın vücuduna bakış açışı değişmişti. Uzun ve yuvarlak alın çok modaydı. Saç çizgisi mümkün olduğunca yüksekten başlamalıydı. Çoğu kadın bu modaya uydu. Şık bir görüntü yaratmak için saçlarını alnından tıraş etti. Kirpiklerinden kurtulmak için ise cımbız kullandılar.
 

İngiltere, 17. yüzyıl: Bembeyaz ten
 

İngiltere, 17. y&uuml;zyıl: Bembeyaz ten<br />
&nbsp;
Beyaz bir ten elde etmek isteyen kadınlar, içeriğinde kurşun ve sirke bulunan bir ürün kullandılar. Bu ürünle cilt hakikaten de beyazlaştı, ancak zamanla renk sarıya döndü. İşin kötü tarafı; bu işlemi tersine çevirmek mümkün değildi! O dönemde bu ürünün en büyük tüketicisi Kraliçe Elizabeth başta olmak üzere, İngiltere ve İrlanda’ydı. Kraliçe bu karışımdan o kadar sık kullanıyordu ki, suratı tarihe ‘gençliğin maskesi’ olarak geçti.
 

İngiltere, 17. yüzyıl: Görünen damarlar
 

İngiltere, 17. y&uuml;zyıl: G&ouml;r&uuml;nen damarlar<br />
&nbsp;
Yüksek sınıfa mensup olan kadınlar bu dönemde, soyluluklarını vurgulamak için bu dönemde boyun, göğüs ve omuzlarına damarlar çizmek için mavi kalem kullandılar.
 

Viktoryen dönemi: Isırılmış dudaklar
 

Viktoryen d&ouml;nemi: Isırılmış dudaklar<br />
&nbsp;
Kraliçe Victoria kozmetik ürünlerinin kullanılmasını yasaklayınca kadınlar sinir oldu ve tabii ki –pek akıllıca olmasa da- bir çıkış yolu buldular. Allık ve ruj yerine, dudaklarını ısırıp yanaklarını sıktılar!
 

19. yüzyıl: Güzellik için arsenik?!
 

19. y&uuml;zyıl: G&uuml;zellik i&ccedil;in arsenik?!<br />
&nbsp;
19’uncu yüzyılda, arsenik kullanmak moda oldu. Neden mi? Yüze kırmızılık vermek, gözleri parlatmak ve vücuda çekici bir yuvarlaklık kazandırmak için… Eh tabii ki zehir kullanmanın bazı yan etkileri olacaktı. Arsenik zamanla kadınların tiroid bezinde birikti ve guatr hastalığına sebep oldu. Hatta bazı kadınlar öldüler.
 

Viktorya dönemi: Yeşil elbiseler
 

Viktorya d&ouml;nemi: Yeşil elbiseler<br />
&nbsp;
Viktorya döneminde soylular arasında gerçek bir trend haline gelen yeşil bir boya icat edildi. Rengin adı ‘Scheele'nin Yeşili’ydi. Oluşturmak için arsenik ve bakır karıştırılıyordu. Ancak bu karışımı giyen kişi, zehir sebebiyle yavaş yavaş ölüyordu. Boya mukozayla temas edince tahrişe neden oluyor ve cildin altına yavaş yavaş nüfuz ediyordu. O dönemde evlerin duvarları bile bu renge boyandı ve insanlar ölüm tehlikesi yaşadılar.
 

Avrupa, 18. yüzyıl: Benler
 

Avrupa, 18. y&uuml;zyıl: Benler<br />
&nbsp;
Kozmetik ürünlerinin cömert bir şekilde kullanılmasına izin verilen ve suni benlere özel önem verilen bir zaman dilimi... Benler sadece makyaj aracı değil, aynı zamanda flört için bir mesaj verme aracı haline geldi. Örneğin;  

- Yarım ay şeklindeki ben, gece randevusu için davet anlamına geliyordu.
- Ok şeklindeki ben, ‘aşk’ anlamına geliyordu.
- Kadının yalnız ve evlenmeye açık olduğunu göstermek için üst dudak üzerine ben yapılırdı.
- Yaşı büyük kadınlarda ben sağ yanaktaysa evli, sol yanaktaysa dul olduğu anlamına gelirdi.

 
Bu makaleye ifade bırak