EgeRSS
11 Ağustos 2010 - 22:30

Tatilciye kazık, kendimize kazık

BARDACIKLARIN mostralık olanlarını en üste dizen manavı araya eziklerin karışmaması için uyardığımda, bir incir gösterip, “Sen bunu alır mısın” diye sordu. “Almam” dediğimde, “Hiç kimse almak istemiyor. Herkese iyileri verirsem, bunları kime satacağım” gibi saçma bir söz etti.
İnciri almaktan vazgeçerken, “Senin elinde kalmasın diye ben neden kötü mala para vereyim. Herkes çalışarak binbir emekle parayı kazanıyor. O senin ticari riskin. Şimdi yandaki markete gidip tek tek seçerek istediğim inciri alacağım. Sen de bir müşterini daha markete kaptırmış olacaksın” deyip yoluma devam ettim.
Manavdaki zihniyet özellikle turistik yörelerde çok yaygın. Hele bu yıl pek moda olan Çeşme ve Alaçatı’da tavana vurmuş durumda. “Sadece üç ay iş yapıyoruz” diyen esnaf ve turistik tesisler boş geçen dokuz ayın yükünü tatilcilerin üzerine öyle bir yıkıyorlar ki insanlar neye uğradığına şaşıyor. Bir gelen bir daha kapının önünden geçmeye korkuyor. Zaten o tip işyerleri de, “Nasıl olsa turist devamlı müşteri değil, ne tutturursak kar” kafasıyla yükleniyor fiyatlara. Hele geçen hafta sonu kalabalıktan ellerindeki tükendiği için  pek çok restoranın müşterilerine  yemek çıkaramaz hale geldiği  düşünülürse tatilcilerin ne kadar   çaresiz kaldığı anlaşılır.
Talep olmayınca fiyatların düşmesi gibi, talep çok olunca fiyatların artması da serbest piyasada normal bir durum. Ama 5 liralık bir malın 25-30 liraya satılarak tam bir turist kazıklama furyasına dönmesi ise çok anormal.      En salaş yerlerde bile 1. Kordon’daki birinci sınıf restoran fiyatlarıyla yiyecek-içecek satılması, 50 kuruşluk suya  5, salataya 15 liralık fiyat çeken zihniyetin faturası yakın gelecekte Çeşme ve Alaçatı’ya çok ağır çıkar. Parasının hesabını bilmeyenler bile birkaç kazıktan sonra ayılıp kendine gelir. Bir yerin adı kazıkçıya çıktı mı, nasıl kulaktan kulağa ünlü oluyorsa yine kulaktan kulağa şöhretini kaybeder.
Hele hele Yunan adalarında ahtapotuyla, kalamarıyla, içkisiyle  15-20 Euro’ya masadan kalkan yabancı turistler, Türkiye’de aynı mönüye en  az 50 Euro öderse bir daha cennet vatanımızın kıyısından bile geçmez.
İlgili odalar ve yerel yönetimler kendi çıkarları için uzun vadeli düşünüp kazık furyasına karşı formüller geliştirmeli. Yoksa gelecekte kaybeden birkaç  esnaf değil, Çeşme ve Alaçatı olur.

Klimada kuyruk var
SICAKLARDAN nefes alamaz hale geldiğimiz şu günlerde,  klima ve vantilatör satışları patlamış durumda. Ben kendi gözlerimle bir alışveriş  merkezinde  kasada kuyruk bekleyen yaklaşık 10 kişiden üçünün elinde vantilatör gördüm.
Referans gazetesinden Mete Tamer Omur’un haberine göre ise klimada kuyruk varmış. İzmir Ticaret Odası Elektrikli Aletler Komitesi Başkanı Osman Nuri Baltalarlı’nın verdiği bilgiye  göre, bazı markalarda stoklar tükenmiş. Üretici firmalar mağazalara en erken eylül ayında teslimat yapabiliyormuş.
Haydi klimayı aldınız  diyelim, ondan sonra da servis sorunu başlıyormuş. Yoğun  talep nedeniyle bazı yerlerde  15 günden önce klima montajı için sıra gelmiyormuş.
Bu sıcak havalarda sudan limonataya insanları serinleten   her sektörde yoğun bir faaliyet var. Görüldüğü gibi sıcağın da   bir ekonomisi var. Gelecekte  “Ne iş yapayım” diye   düşünenler planlarını küresel ısınmaya göre yapsalar iyi olur.

Reklamlar & Kişisel Ürünler
Yazarlarda Ara
Bul
Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldüğü halde bu ödülü kabul etmeyen Fransız yazar ve düşünür kimdir?
Markapon
©Copyright 2010