Antalya

Yerel Haber
15 Aralık 2018 - 13:04

Tek İlaçları Sevgi

Antalya Büyükşehir Belediyesi Özel Eğitim Okulu ve Rehabilitasyon Merkezi'nde konuşma, işitme, zihinsel, fiziksel engelli ya da otistik 587 öğrenci, bir yandan fizyoterapistler eşliğinde rehabilite ediliyor, bir yandan da 13 branştaki atölyelerde yeteneklerini sergiliyorHayatını 12 yaşındaki torununa adayan 75 yaşındaki Ümit Şimşek:"Ahmet'in iki ilacı var; biri fizyoterapi, diğeri sevgi. 3 yıldır merkeze geliyoruz ve 3-5 dakika ayakta durabiliyor, bu bizim için çok büyük bir başarı"Kızının rahatsızlığı nedeniyle işine ara veren halk oyunları eğitmeni Gül Özdemir:"Türkü ile 5 yıldır bu merkezin bir parçası olduk. 18 yaşındaki kızım hayatı burada öğreniyor"

ANTALYA (AA) - HATİCE ÖZDEMİR TOSUN - Antalya Büyükşehir Belediyesi Özel Eğitim Okulu ve Rehabilitasyon Merkezi, engelsiz hizmetiyle 587 öğrencinin hayatını değiştiriyor.

Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel'in 2007 yılında temelini attığı ve bugün Türkiye'nin en modern ve büyük rehabilitasyon merkezlerinden biri olarak nitelendirilen kuruluş, konuşma, işitme, zihinsel, fiziksel engelli ya da otistik bireylere hizmet veriyor.

Bir yandan fizyoterapistler eşliğinde rehabilite edilen bir yandan 13 branştaki atölyelerde hayata hazırlanan öğrenciler, "Bu hayatta biz de varız." diyor. Müzik dersinde çeşitli enstrümanlar çalarak hayata gülümseyen öğrenciler, sporda, görsel sanatlarda ve drama derslerinde yeteneklerini sergiliyor.

Merkez Müdürü Yasemin Doğan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 587 öğrencisi bulunan merkezde iş uygulama ve mesleki eğitim olmak üzere iki lise grubu bulunduğunu söyledi.

İş uygulama merkezinde orta engelli öğrencilerin, mesleki eğitimde ise hafif düzeyde engelli öğrencilerin eğitim gördüğünü dile getiren Doğan, bunların dışında fizyoterapi, özel eğitim gibi bireysel eğitimler de verildiğini kaydetti.

Öğrencilerin sosyalleşmeleri, becerilerinin gelişmesi adına da çeşitli atölyelerin bulunduğunu anlatan Doğan, seramik, mum, resim, müzik, ziraat, spor gibi alanlarda galoş, hediyelik eşya üretimi yaptıklarını belirtti. Galoş ve hediyelik eşyaları sattıklarını ve elde edilen gelirleri de malzeme alımında kullandıklarını söyleyen Doğan, öğrencilerle ayda yaklaşık 5 bin galoş üretildiğini ve büyük bir bölümünün de çocuklar için özel dizayn edilmiş zıpzıp parka gönderildiğini kaydetti.

Özel siparişler de yaptıklarını ifade eden Doğan, burayı gezen ve katkıda bulunmak isteyen ziyaretçilerin ürünlerden sipariş verdiklerini ve özel öğrencilerce de bunların üretildiğini bildirdi. Amaçlarının kar değil, öğrencilerin "var olma" mücadelesine katkıda bulunmak olduğunu dile getiren Doğan, bu konuda da başarı kazandıklarını ifade etti.

- "Burada aldıkları en önemli şey sevgi"

Öğrencilere günlük yaşam becerilerine göre de eğitimler verildiğini aktaran Doğan, şunları söyledi:

"Biz onlara yaşam alanı oluşturmaya çalışıyoruz. Burada hayatı öğreniyorlar, biz de burada çalışmıyoruz, onlarla keyifli anlar geçiriyoruz. Bu çocuklarımız birçok yerde dışlanıyor, kabul görülmüyorlar. Sevgiden mahrum kalıyorlar. Burada aldıkları en önemli şey sevgi. Biz onlara burada güzel bir dünya kurduk. Sevgi ile eğitimi birleştirdiğimizde başaramayacağımız hiçbir şeyin olmadığını düşünüyoruz. Bunu da yaşayarak görüyoruz. Nasıl ki bir bebeği doğumundan yetişkin oluncaya kadar basamak basamak gelişme kaydettiğini görürsünüz, buraya gelen çocuklarımız da yeniden doğup, burada büyüyorlar."

İçinde havuzu, bireysel eğitim alanı, fizyoterapi, okul grupları, spor salonu ve atölyeler olmak üzere 48 dersliğin bulunduğu kompleks bir merkezin Türkiye'de tek olduğunu ifade eden Doğan, burayı inceleyen, örnek alan çeşitli belediye ve kurumların olduğunu bildirdi.

- "Ahmet benim ödülüm"

Doğum sırasında yaşanan hata nedeniyle engelli kalan 12 yaşındaki Ahmet Şimşek de merkezden faydalanan öğrencilerden biri. 2 yaşından itibaren dedesi Ümit Şimşek ile yaşamaya başlayan Ahmet, 3 yıldır burada fizyoterapi görüyor.

Hayatını torununa adayan Ümit Şimşek, torunu için "O benim ödülüm, armağanım. Ahmet'e sahip olduğum için kendimi şanslı görüyorum. Ahmet'in yemesi, içmesi, temizliği gibi her türlü bakımını büyük bir sevgiyle yapıyorum." dedi.

Torunu ile pazartesi ve çarşamba günleri okula geldiklerini söyleyen Şimşek, "Ahmet'in iki ilacı var; biri fizyoterapi, diğeri sevgi. 3 yıldır merkeze geliyoruz ve bugün Ahmet, 3-5 dakika ayakta durabiliyor, daha da güç kazandı. Bu bizim için çok büyük bir başarı. Sevgi ile bu aşamaya geldiğimize inanıyorum. Bu işi yapanların sevgi dolu olması gerekiyor." diye konuştu.

 

Bugün kapılar arkasında kalan, sevgiden mahrum bırakılan çok sayıda çocuğun bulunduğunu belirten Şimşek, "Maalesef günümüzde çocuklarımıza yeterince sevgiyi veremiyoruz." ifadesini kullandı.

- "Kızım burada hayatı öğrendi"

Halk oyunları eğitmeni Gül Özdemir de 18 yaşındaki kızının, iki kromozomun üst üste gelmesinden kaynaklı gelişim bozukluğu olduğunu söyledi.

Kızı Türkü Özdemir ile 3 yaşında merkezle tanıştıklarını anlatan Özdemir, haftanın 5 günü buraya geldiklerini belirtti. Kızında önemli değişimler yaşadıklarını dile getiren Özdemir, "Okul düzenini biliyoruz, okula isteyerek gelmesi benim için çok büyük başarı. Derse girdiğimizde oturmayı, kalemle bir şeyler yazıp karalamayı öğrendik. Kendisi montunu çıkarıyor. Önceden bunu yaptıramazdım. Kısacası kızım burada hayatı öğrendi." dedi.

Ayrıca kızının atölyede takı bölümünde boncuk çizmeyi çok sevdiğini belirten Özdemir, "Sevgilisi var, el ele geçmekten çok mutlu oluyor, ben de arkalarından takip ediyorum. Geleceğe dair plan kurmuyorum, o sağlıklı olsun yeter." diye konuştu.

 

©Copyright 2013 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.