Teknik direktörler birer marka: Zidane'ın pantolonu ve kombini neyi yansıtıyor?

Real Madrid facia gidişini sonlandırmak ve yeniden Los Galacticos olabilmek için girişimlere başladı. Takımın başından ayrılalı henüz bir sene bile olmadan geri getirilen Zidane, imza töreninde giydiği çok eleştirilen ama aslında kuralları yıkan kıyafet kombiniyle, yeniliklere ve modernliğe olan bakış açısını gösteriyor.

Teknik direktörler birer marka: Zidane'ın pantolonu ve kombini neyi yansıtıyor?

Tarzı özgün, ruhu genç, ufku geniş

Tarzı özgün, ruhu genç, ufku geniş

Teknik direktörler genellikle 40'lı yaşlarındayken 'genç' olarak adlandırılır. 35'lerinde futbolu bırakıp bir süre dinlendikleri, ardından eğitim alıp antrenörlük seviyesine geldikleri için bu normal.

Zidane da üst üste üç kez Şampiyonlar Ligi şampiyonluğuna rağmen hala genç bir teknik adam. Yalnızca 46 yaşında. Bu da, onun henüz vakti varken trendlere uymasının önünü açıyor.

Zidane Ailesi'nin tarzı bu

Zidane Ailesi'nin tarzı bu

Zidane'nın yaşı genç, fiziği düzgün, kendisi dinç, boyu da selvi. Ayrıca oldukça karizmatik bir ailesi var. Özellikle çocukları ve eşiyle çektirdiği tatil fotoğrafı birçok kişiyi imrendirmişti.

Fizik olarak her biri düzenli spor yapan, fit ve karizmatik insanlar. Küçük denebilecek oğulları bile ailedeki bu sporcu geleneğine uyuyor. Büyük oğlu Enzo Zidane ise zaten babası gibi futbolcu. Zidane ailesindeki bu modern ve göze hoş gelen görünüm, dünyadaki teknik direktör anlayışının dışında.

Klasik görünüme çok alıştık

Klasik görünüme çok alıştık

40'lı yaşlar bir teknik direktör için genç, sıradan bir insan için 'orta yaş' kabul ediliyor.

50'li, 60'lı yaşlardaki teknik direktörler tamamen klasik giyimi benimsemiş durumda.

Özel günlerde standart bir siyah takım, beyaz gömlek giyilir ve macera aranmaz. Yeni bir takımla kontrat imzalanacaksa imza günü yine göze batmayan, klasik bir kombin tercih edilir. Çünkü alışılan budur.

Zidane fark yaratır

Zidane fark yaratır

Zidane ise tıpkı futbolculuğunda olduğu gibi burada da özgün bir tarz benimsedi. Oyunculuğunda farklıydı, teknik direktörlüğünde farklı oldu ve şimdi de giyimiyle fark yaratıyor.

Yeni nesil teknik direktörler bu işe artık bir 'markalaşma' gözüyle bakıyor. Örneğin Guardiola'nın yıllardır vazgeçmediği ince kravatlı, dar kesim, siyah ya da gri takım elbiseleri var. Jürgen Klopp'un meşhur şişme montları ve renkli, koca çerçeveli gözlükleri var. Roberto Mancini'nin sırma saçları, pürüzsüz cildi, jilet takımları ve elbette çalıştırdığı takımın renklerinden oluşan atkıları var.

Teknik direktörler artık sadece futbolu yönetme şekilleriyle değil, imajlarıyla da konuşuluyorlar. Bu bir marka işi ve Klopp, Guardiola, Zidane gibi isimler de en tepedeki takımların şefleri. Benzersiz bir tarz oluşturmamaları için hiçbir neden yok.

Kombini çok şık ve dozunda

Kombini çok şık ve dozunda

Zidane'ın kombinine gelecek olursak... Ayakkabısı ve normalden fazla katlanmış paçası arasındaki ince renk uyumu ve bu ikiliyi tamamlayan ceketi harika. Lacivert, dar kesim pantolonu ve spor gömleği 'casual' giyimi temsil ediyor. Ceketiyse 'imza törenine özel giyindim' mesajı veriyor.

Pantolonunun kıvrımı hiç de abartıldığı kadar 'cıvık' değil. Biz ne pantolonlar gördük son dönemde... Herkes nargileci, herkes 'pala bıyıklı delikanlı'.

Belli ki Zidane, profesyonel bir imaj ekibiyle çalışıyor. Giyimindeki özen bunun işareti. Saçsızlığın yakıştığı nadir insanlardan biri olması ise, tamamen onun şansı. Dileyelim bu kez pantolonu hiç yırtılmasın...

Bu makaleye ifade bırak