Teknoloji çağının hastalığı 'nomofobi'nin 6 belirtisi

Cep telefonlarımız birer birer akıllı telefona evrilip elimiz, ayağımız gibi bir organımız haline geldi. Hasta olduk, hasta! Ne ara oldu, nasıl bu kadar müptelası olduk kestirmesi güç. Şarjın bitmesi kalbimizi acıtıyor. Telefonsuzluk bir aşk acısı seviyesine ulaşmaya başladı. Nomofobi dedikleri de işte bu anlama geliyor. Dillerden düşmeyen bir şarkı tadındaki bu kavramı cep telefonlarına karşı, Yar etmem seni ellere durumu olarak özetleyebiliriz...

Teknoloji çağının hastalığı 'nomofobi'nin 6 belirtisi

'Mahrum kalma fobisi'

'Mahrum kalma fobisi'

Nomofobi, 'no mobile phone phobia' kelimesinden türetilmiş.  'Cep telefonundan mahrum kalma fobisi' diyebiliriz yani. Eskiden cep telefonu demek, yılan oynamaktan filan ibaretti. Şimdi ise adeta yılan gibi o site senin bu site benim gezenti gibi gezip duruyoruz.

Sosyal medya tetikliyor

Sosyal medya tetikliyor

Telefonlarımız artık 'akıllı', oyun uygulamaları kesmiyor bizi. Cep telefonlarımız olmadan uzvumuzu kaybetmiş gibi bir hissiyatla dolup taşıyoruz. Aslında bu bağımlılığımızın sebebi çok basit. En büyük neden sosyal medya. İnternet paketiniz bittiğinde cep telefonunuzla ilişkiniz sekteye uğruyor.

Peki belirtileri neler?

Peki belirtileri neler?

Sosyal medya olmadan cep telefonları o kadar da keyif vermiyor. Nomofobi dediğimiz bu modern çağ hastalığı, telefonlarımız olmadan bir canavara dönüştüğümüzü bize anlatıyor. Nasıl ki yabancı dizilerdeki grup terapilerinde "Selam ben X, alkoliğim" filan deniliyor ya bu cümle yakında "Alo ben x, nomofobiğim"e evrilebilir. Peki nedir bu nomofobi belirtileri?

1- Kayıtsız kalamamak

1- Kayıtsız kalamamak

İlk adım telefonunuzu asla kapatamamak ve sürekli kontrol etmek. Mail'lere, mesajlara, SMS'lere, twitter'daki gelişmelere, Instagram'daki paylaşımlara... Sürekli bir kayıtsız kalamama hali. Bitmek bilmeyen bir anı yakalama ihtiyacı.

2- Başucunda olmadan asla!

2- Başucunda olmadan asla!

İkinci belirti, telefonunuzun başucunda olması. 'Başucu kitabı' muamelesi yaptığımız telefonlarımız artık kulağımızın dibinde, ağzımızın kenarında. Aksi düşünülemez! Esmiyor mu? Uykunuz mu kaçtı? İki dakikalığına mola! Uykunuzun gelmesi için kitap okumak ya da kuzuları saymak yerine artık telefonu kurcalamayı tercih etme durumu. Sağlıklı mı, elbette değil...

3- Bilek ve boyun ağrıları

3- Bilek ve boyun ağrıları

Ofis çalışanlarının en büyük sıkıntıları gün boyu bilgisayarla haşır neşir olmak. Dolayısıyla ekrana bakmaktan ötürü göz batması, ya da uzun süre hareketsiz oturmaktan dolayı yaşanan boyun ve bel ağrıları artık rutin problemlere dönüştü. Nomofobikler de tahmin edeceğiniz gibi bilek ve boyun ağrılarından şikâyetçi.

4- Dikkat dağınıklığı

4- Dikkat dağınıklığı

Aynı anda pek çok şeye bakma, görme, algılama beynimizi zorluyor. Konsantrasyonumuzu etkileyen, dikkatimizi dağıtan bu durum yaşam fonksiyonlarımızı da aslında fena halde olumsuz etkiliyor. Nomofobiklerin en çok şikâyetçi oldukları durumların başında bu dikkat dağınıklığı durumu geliyor.

5- Yavaşlığa tahammülsüzlük

5- Yavaşlığa tahammülsüzlük

İnsan ilişkileri de doğal olarak olumsuz bir biçimde etkileniyor. Anlık gelişmelere odaklı bir hayat biçimi sizi doğrudan 'arkanızdan atlı kovalarcasına' bir dörtnala durumuna sokuyor. Nomofobikler, yavaş diyaloglara, yavaş tempoya asla ayak uyduramıyorlar.

6- Takıntılara davetiye!

6- Takıntılara davetiye!

Cep telefonuna karşı duyulan o aşırı, obsesif sevgi haliyle bir takıntı. Dolayısıyla nomofobiklerin başka takıntıları da zaman içerisinde nüksedebiliyor.

 

can.sisman@milliyet.com.tr

Bu makaleye ifade bırak