Pazar

03.08.2014 - 02:30 | Son Güncelleme: 03.08.2014-2:30

Teknoloji gelişti cihazlar dile geldi

Nesnelerin interneti olarak bilinen teknoloji üzerine çalışan Emre Birol “Önemli olan bu teknolojinin bir değer yaratması. Eğer enerji ya da zaman tasarrufu sağlarsak bu teknolojinin bir anlamı olacak” diyor

Sitene Ekle

Fırat Karadeniz - firat.karadeniz@milliyet.com.tr

Nesnelerin interneti terimini duymuşsunuzdur... Akıllı cihazların internet üzerinden iletişim kurmalarına olanak sağlayacak
bu teknoloji sektörün özenle üzerinde durduğu ve gelecek vâdeden bir gelişme olarak görülüyor. Birçok firma yatırımlara başladı. Önümüzdeki birkaç yıl içinde bu teknolojinin adını daha sık duyacağız.
Microsoft, Google, Apple gibi devlerin yanı sıra bu alanda çalışan bir Kanada şirketi de var: Connio. Şirketin kurucusu Emre Birol, bu alandaki çalışmaları ülkemize taşıyan ilk isimlerden biri olacak. Birol bize bu teknolojinin faydalarını ve tehlikelerini anlattı.

Teknoloji sektörüne nasıl adım attınız?

12 sene önce Kanada’ya yerleştim, üniversite okumak için. Okul bittikten sonra Kanada’da kalmaya karar verdim. Bir süre Mozilla’da çalıştım. Daha sonra kendi danışmanlık firmamı kurdum. Yazılım danışmanlığı üzerine faaliyet yürüttüm. 2013’te de nesnelerin interneti üzerine bir ürün çıkarmaya karar verdim.

 Bildiğim kadarıyla nesnelerin birbirleriyle iletişim kurmalarına imkan verecek bir platform yaratıyorsunuz. Nesneler bu platform sayesinde bir anlamda birbirleriyle konuşacaklar...

Şöyle anlatayım: Akıllı dediğimiz cihazların aslında kendileri akıllı değil. Onları
akıllı yapan şey cihazların birbirlerleriyle konuşması
ve bu konuşmaların koordine edilmesidir. Bu koordinasyon da bir platform üzerinde oluyor.

 Bu alana yatırım yapmaya nasıl karar verdiniz, sizi ikna eden, cesaretlendiren ne oldu?

Danışmanlık şirketime gelen müşterilerin sürekli böyle ihtiyaçları oluyordu. Cihaz ve servislerinin bulut sistemine taşınmasını ve birbirleriyle bağlantı kurmasını istiyordu müşteriler. Böyle 8 ya da 10 tane proje yaptıktan sonra belirli bir şablon çıktı ortaya. Bu şablon bize şunu gösterdi: Bu gibi projeler için bir platform ihtiyacı var. Ben de Connio adlı bir platform kurdum. Buna cihazların Facebook’u diyebiliriz.

“2020’de 50 milyar cihaz internete bağlanacak”

 Başka hangi firmalar bu alanda çalışıyor?

Oracle ve Microsoft’un bu alanda çalıştığını biliyoruz. Google zaten 3.2 milyar dolara Nest’i satın aldı. Apple’ın bir ev-otomasyon ürünü üzerinde çalıştığını duyduk. Bu şirketlerin hepsi piyasaya girecek. Sanıyorum iki ya da üç senelik bir zaman için bir “platformlar savaşı” yaşayacağız.

 Tek bir platform diğerlerini ele geçirip, tekelleşebilir mi sizce?

Tekelleşme olacaktır.
Fakat açık kaynak (open source) kodlu platformların ortaya çıkacağına inanıyorum.
Bu sayede bir denge sağlanır.

 Bu alanda okuduğum yazılarda hep 2020’ye dikkat çekildiğini gördüm. 2020’den sonra milyarlarca cihazın internete bağlı olacağı öngörülüyor. Bu konuda
siz ne düşünüyorsunuz?


Aslında “nesnelerin interneti” yeni bir pazarlama terimi. Bu süreç çoktan başladı. Bu öngörü Ericsson’un CEO’su Hans Vestberg’e ait. Çok da ünlü bir öngörüdür sektör içinde. 2020’de 50 milyar cihazın internete bağlı olacağını söyler. Bu öngörüde marketin büyüklüğünü anlatmaya çalışır. Gerçekten de bu en büyük marketlerden birisi olacak. Benim öngörüme gelirsek: Bu yola çoktan girdik. Bundan sonra bir geri dönüş yok. Çok da büyük bir değer katacak hem şirketlere hem de insanlara.

 Peki bu bizim hayatımızda neleri değiştirecek?

Facebook sosyal hayatımızı baştan sona değiştirdi mesela. Bence bunu çok abartmamak lazım. Sonuç itibariyle bu bir teknoloji. Ve her teknoloji gibi önemli olan bunun bir değer yaratması. Eğer bu değer mesela enerji ya da zaman tasarrufu olursa o zaman bir anlamı olacak. Bunu da yaratacaktır. Yaratma potansiyeli var. Benim ilgilendiğim nokta da budur.

 Örnek verebilir misniz?

Şöyle anlatabilirim: Bahçeli bir eviniz var. Elinize hortumu alıp bahçenizi sulayabilirsiniz. Bu sıfır otomasyondur. Çünkü kendi algılarınızı kullanırsınız, İkinci aşama şudur: Gider mekanik, zaman ayarlı bir sulama sistemi alırsınız.
Her gün saat 8’de bahçenizi sulaması için sistemi ayarlarsınız. Biz şimdi buradayız. Bundan sonra şu olacak: Cep telefonunuzdan açıp kapatabileceğiniz bir sulama sistemi olacak. Bu güzel.
Fakat size bir değer sağlamıyor. Cep telefonumu uzaktan kumanda gibi kullanıyor olmamın bir değeri yok.

 Peki nasıl değerli olur?

Toprağa gömülebilecek nem sensörleri üretilir. Bu sensörle birlikte sulama sistemi internete bağlanır. Kurulan platform üzerinden birbirleriyle konuşmaya başlarlar. Böyle bir durumda cihazı kurmama ve kontrol etmeme gerek kalmaz. Toprakta nem oranı düştüğünde sulamı sistemi kendiliğinden çalışmaya başlar. Ama bence bu da yeterli değil. Şöyle olmalı: Sulama sistemi, nem sensörlerinden nemin düştüğüne dair bilgi aldığında platforma “Şimdi ne yapmalıyım?” diye sormalı. Platform da yaşadığınız yerin hava durumu bilgilerini değerlendirerek bir karar vermeli ve bunu sulama sistemine aktarmalı. Eğer ertesi gün yağmur yağacaksa boşuna sulama yapmamalı.

 Nesnelerin internetinin hayatımızı kolaylaştıracak bir teknoloji olduğunu söyleyebiliriz değil mi?

Bağlantılar ve cihazlar ucuzladıkça etkisini daha çok göreceğiz. O zaman mutfağımızda da bize kolaylık sağlayacaklar, mutfaktaki cihazlar iletişim halinde olacak çünkü. Örnekte anlattığım gibi tasarruf da yapabileceğiz.

“Makinelerin kontrolü ele geçirmesi bilimkurgu”

Biraz teknik kısmını da konuşmak lazım. Tüm bu cihazların kendi IP adresleri mi olacak mesela?

Aslında bizim IP’si olan cihazlarımız var, cep telefonlarımız. Bağlantı ucuzladıkça ve yaygınlaştıkça
her şeye bir IP vermek mesele olmaktan çıkar.

 Tabii en önemlisi akıllı cihazlarımıza karar verme kabiliyeti kazandırmak sanırım. Bu insanları korkutan da bir şey. Bu konuda çekilmiş birçok film var. Sizce bu yersiz bir korku mu?

Tamamen bilimkurgu. Bence makinelerin kontrolü ele aldığı bir geleceği -olsa bile- biz görmeyiz. Benim çocuğum da görmez. Gelebildiğimiz noktada en önemlisi kendi kendine giden arabalardır. Bu arabaları küçümsemek için söylemiyorum ama o teknoloji bile biraz mekanik.

 Sizce bu konuştuğumuz teknoloji tehlikeli mi?

Bilinçli olmazsak büyük tehlikeler yaratabilir. “Makineler bizi kontol eder”den ziyade en büyük sorun şu: Platform üzerindeki tüm bu verilere kim sahip olacak? Google mı sahip olacak? Google’da birçok verimiz var zaten. Buradan para kazanıyorlar. Bunun böyle devam etmemesi lazım. Tüketicinin bilinçlenmesi ve veriye sahip olması lazım.

 Nasıl mümkün olacak bu?

Tüketiciler verilerini talep etmeli. Yeni neslin bu konuda hiçbir endişesi yok. Fakat ben endişeleniyorum. Ben teknoloji işinde olmama rağmen her bilgimi Facebook’tan açmıyorum. Çünkü dışarıda tehlikeli bir dünya var.


©Copyright 2014 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.