Samsung Galaxy S8+ incelemesi (Video)

Samsung’un 6.2 inç boyutunda ve sınırsız ekran tasarımına sahip yeni amiral gemisi telefonu Galaxy S8+'ı sizler için inceledik. Bakalım Galaxy S8+ bizlere neler sunuyor?

Samsung Galaxy S8+ incelemesi (Video)

Samsung'un en son amiral gemisi olan Galaxy S8 veya Galaxy S8+, mükemmel tasarımı ve ekranı ile 2017 yılının en iyi telefonlarından biri olma özelliğini taşıyor. Öte yandan Galaxy S8, herhangi bir pazardaki en ucuz telefon değil; aslında en pahalı olanlardan biri. Ancak unutmayın ki ona bu kadar pahalı olmasının altında ekranı ve sunduğu performans yatıyor. Peki serinin büyük üyesi Galaxy S8+ bizlere neler sunuyor? Gelin hep birlikte bakalım.

TASARIM

Tasarım konusunda ilk başta şunu belirtelim. Galaxy S6, S7 veya iPhone 7'dan S8'e geçiş yapıyorsanız elinizde bilimkurgu filmlerinden fırlamış gibi duracak bir telefona hazır olun.

Samsung'un yeni piyasaya sürdüğü iki amiral gemisi telefon olan Galaxy S8 ve S8+ arasında çok büyük bir fark yok. Bu farkların arasında ise ekran boyutu ve batarya yer alıyor. Bataryasına daha ileride değineceğimiz telefon Infinity Display olarak adlandırılan ekranıyla neredeyse çerçevesiz bir ekran görüntüsü sunuyor.

Plus modeli normal Galaxy S8'den çok da büyük değil. 148.9 x 68.1 x 8 mm boyutlarında olan Galaxy S8 5.8 inç, 159.5 x 73.4 x 8.1 mm boyutlarında olan Plus modeli ise 6.2 inç. Plus modeli S8'den yaklaşık olarak 10mm daha uzun ve 5mm daha geniş. S8+'ı tek elinizde tutarken ekranın üst kısmına dokunmanız oldukça güç. Büyük ele sahip kullanıcılar S8+'ı rahat kullanabilirken küçük ele sahip olanların bu telefonu rahat kullanması biraz zor. O yüzden Galaxy S8 küçük elli kullanıcılar için daha iyi bir tercih olabilir. Galaxy S8 Plus'ın 173 gram ağırlığıyla 155 gram olan Galaxy S8'den daha ağır olduğunu da ekleyelim. S8+'ı (159.5 mm) S7 Edge (150.9 mm) ile kıyaslasdığımızda S8+'ın daha uzun, S8'i (68.1 mm) Galaxy S7 Edge (72.6 mm) ile kıyasladığımızda ise S8'in genişlik olarak daha ince olduğunu söylemek mümkün.

Galaxy S8+'ı elinize aldığınızda en büyük farkların metal çerçeve, ekran çerçeve oranı ve ekranın yuvarlatılmış köşeleri olduğunu fark ediyorsunuz. Yüzde 84 ekran kasa oranına sahip cihaz, neredeyse çerçevesiz yapısıyla oldukça etkileyici görünüyor. Samsung bunu yapmak için ön taraftaki Home tuşuna veda edip bunu ekranın altına yerleştirdi. S8 ve S8+ modelinde basınca duyarlı bir Home tuşu bulunuyor. Diğer yandan parmak izi tarayıcı ve Samsung logosu da cihazın arka kısmına taşındı. Parmak izi okuyucu kameranın yanında yer alıyor.

Bazı firmalar parmak izi sensörlerini güç tuşuyla birlikte cihazın arka kısmında kameranın altına koymayı tercih ederken Samsung parmak izi okuyucusunu kameranın yanına yerleştirmiş. Bu da parmak izi sensörünün kullanımnıı oldukça zor bir hale getiriyor.

Sensörün konumu rahat erişilebilecek bir yerde değil. Büyük bir eliniz ya da uzun parmaklarınız olmalı ki sensörü rahat kullanabilesiniz. Parmak izi sensörünü bulmak için çoğu kez cihazın arkasını çevirip bakmak zorunda kaldım. Aksi takdirde sensör yerine parmağımı kamera lensine taratıyordum. Samsung'un bu girişimi konum nedeniyle parmak izi sensörünü kullanışsız hale getiriyor. Ancak cihaza eklenen diğer biyometrik güvenlik seçeneklerine diyecek lafım yok. Oldukça iyi tasarlanmış güvenlik sistemlerine ilerleyen bölümlerde değineceğim.

Önü ve arkası Corning Gorilla Glass 5 ile kaplı olan telefonun kenarları güçlendirilmiş alüminyum malzemeden oluşuyor. Telefonun önünde üst kısımda ön kamera, ahize, iris tarayıcı; arkasında kamera, parmak izi tarayıcı, flaş ve sensörler; solunda Bixby'i başlatmak yeni bir tuş ile ses açma kapatma tuşları; sağında güç tuşu; altında 3.5mm kulak girişi, tek (mono) hoparlör ve USB Type-C bağlantı noktası; üstünde ise SIM ve microSD kart girişi yer alıyor. Tek hoparlör dışarıya yüksek ve kaliteli ses verse de bu tarz üst seviye bir cihazda bence stereo hoparlör kullanılabilirdi. Tıpkı iPhone 7'de olduğu gibi. Öte yandan S8 ve S8+'ın Samsung'un USB Type-C bağlantısına sahip amiral gemisi ilk telefonu olduğunu belirtelim.

Hala önemli bir başarı olarak amiral gemisi telefonlara kulaklık girişinin eklenmesi konusunda konuşmak garip geliyor. Ancak bazı üreticilerin 3.5mm girişine cihazlarında yer vermemesi kullanıcıları rahatsız edebiliyor. Bence kulaklık girişi tüketicilerin hala ihtiyacı olan bir şey. Samsung da S8 ailesinde buna yer vererek mantıklı bir adım atmış.

Telefonun sol tarafında ses tuşunun hemen altında yer alan Bixby için tuş bazen canınızı sıkabiliyor. Çünkü müzik dinlerken ses şiddetini değiştirmek istediğinizde parmağınız yanlışlıkla o düğmeye basıp Bixby bilgi ekranını açabiliyor. Kalp atış hızı denetleyicisi de kameranın yanında bulunuyor. Flaşın hemen altında. Telefonu mümkün olduğunca şık hale getirme arzusu göz önüne alındığından bu durum mantıklı.

Telefonu elenize aldığınızda "Arka taraf acaba plastik mi?" diye soruyorsunuz. Bu durum biraz da cihazın hafif ve ince olmasından kaynaklanıyor olabilir. Bir de arka kısım parlak olduğundan parmak izini epey gösteriyor.

IP68 sertifikasıyla suya ve toza dayanıklı olan Galaxy S8+'ın Gece Siyahı, Altın Sarısı ve Orkide Grisi renkleri bulunuyor. Aynı renkler S8 modeli için de geçerli.

Daha uzun bir ekran, Home tuşunun kaldırılması ve her zamankinden daha ince olan ön çerçeveler sayesinde Samsung, geçen yıla göre çok daha büyük bir alana daha büyük bir ekran sığdırmayı başarmış. Galaxy S8 ile akıllı telefon tasarımında yeni bir dönemi başlatan Samsung'u rakiplerinden ayıranın da bu olduğunu söyleyebiliriz.

BİYOMETRİK TARAYICILAR

Galaxy S8 Plus veya Galaxy S8'de dikkatimi çeken diğer bir nokta ise biyometrik tarayıcılar oldu. Bu telefona sahip olduğunuzda temel konulardan biri cihaza nasıl giriş yapacağınız, cihazının güvenliğini nasıl sağlayacağınız? Çoğu akıllı telefon kullanıcısı cihazlarının kilidini açmak için genelde parmak izini kullanıyor. Bu sayede telefonu daha güvenli hale getiriyor. Parmak izi tarayıcı güvenlik açısından iyi bir fikir ve çoğu insan için de yeterince güven oluşturuyor. Burada hepimiz anlaşıyoruz. Ancak Galaxy S8 ailesini yüzünüzü ve gözünüzü taratarak daha güvenli bir hale getirebilirsiniz.

Yukarıda da belirttiğim gibi Samsung, Galaxy S8'de büyük bir ekran oluşturmak için parmak izi tarayıcısını telefonun arkasına taşıdı. S8+ ise parmağınızla tarayıcıya erişmek için telefonu avucunuzda doğal olmayan bir konuma getirmeniz ve parmak izi sensörüne okutmak için birkaç girişimde bulunmanız gerekiyor. Diğer yandan parmağınızı sensöre okutmak için bazı durumlarda düşürme eğilimi de gösterebilirsiniz. Sensör rahat bir konumda olmadığından ne yazık ki istediğim etkiyi veremedi.

Parmak izi tarayıcısını kullanmanın çok zor olduğundan bahsettik. Peki ona alternatif ne olabilir? İris (göz) taramaya ne dersiniz? Ön tarafta, göz taramayı yapan ikinci bir kamera bulunuyor. Bu kamera parmak izi sensöründan farklı olarak oldukça hızlı ve etkili çalışıyor. Note 7'deki göz tarayıcıdan da daha iyi ve hızlı.

Telefonun ekranını açıp S8+ gözlerinizi tespit ettiğinde ve kimliğinizi doğruladığında anında kilidiniz açılıyor. Ancak bazen yolda yürürken, parlak ışıkta ve güneş altında iris tarayıcısı başarısız olabiliyor. Yalnız iris tarayııcı garip bir şekilde zifiri karanlıkta çalışabiliyor.

İris tarayıcı en çok nerede işime yaradı diye soracak olursanız. Toplu taşıma araçlarında. Özellikle oldukça sıkışık olan metrobüste bırakın tuşa basmak telefona erişmek bile güç. O yüzden tek elle de olsa ekranı göz tarayıcıyla açabildim. Her ne kadar çevremdeki insanlar bu ne yapıyor diye baksa da ben istediğimi elde ettim.

Göz tarayıcıyı kullanırken telefonunuzu belirli bir açıda/şekilde tutmak hafif rahatsızlık verici olabiliyor. Tarayıcı normal gözlüklerle de oldukça verimli çalışıyor.

Yüz tanımaya gelecek olursak bu güvenlik önlemi de oldukça hızlı çalışıyor. Ancak telefon bazen yüzümü tanımada sıkıntı yarattı. Diğer yandan düşük ışık altında da düzgün çalışmıyor. Yüz Tanıma özelliğinin uykuda olan birinin yüzü veya sadece bir fotoğrafla aşılabildiği söyleniyordu. Bunu da denedim. Birkaç farklı fotoğrafımla kilidi açmaya çalıştım ama kilit bir türlü açılmadı. Yani fotoğrafla yüz tanıma sistemini bir türlü kandıramadım. Bu özelliğin çalışıp çalışmaması yüzünüzü doğru bir şekilde konumlandırıp konumlandırmamanıza göre de değişiyor.

Kullanıcıların amiral gemisi telefonlardan bekledikleri şey telefonu açan basit ama güvenli bir sistem. Fazladan bir tuşa basmak yok, telefonla çok fazla etkileşime girmek yok. İşte Samsung'un yeni modellerinde de bir şekilde yaptığı şey bu. Telefonu güvenli bir şekilde açmak için tek bir tuşa basmanız yeterli.

Telefonunuzu daha da güvenli hale getirmek için Smart Lock'u da etkinleştirebilirsiniz. Bu, telefonunuzun kilidini belli durumlara göre otomatik açık tutmak için kullanabileceğiniz bir özellik. Telefonunuzu veya tabletinizi, yanınızda değilken otomatik olarak kilitler ve cihazınız güvendeyken kilidini açar. Kilit açma işlevini Bluetooth ya da NFC bağlantılarına, güvenilen konumlara, cihazı yanınızda taşımanıza veya yüzünüzü ya da sesinizi tanımasına göre uygulanmasını seçebilirsiniz. Telefonunuzu iş yerinde, evde veya başka bir ortamda bıraktığınızda ya da cihazınızı çaldırdığınızda verilerinizin başkalarının eline geçmemesini bu şekilde önlemiş oluyorsunuz.

Kısaca Samsung, parmak izi tarayıcısını cihazın arkasına taşıyarak doğru bir karar vermese de bu hatasını iris ve yüz tarayıcıyla bir şekilde telafi etmiş gibi.

SANAL ASİSTAN BIXBY

Samsung'un Galaxy S8 ile sunduğu diğer önemli bir özellik, Apple'ın Siri'si, Amazon'un Alexa'sı, Google Now ve Microsoft Cortana'ya rakip olarak geliştirdiği markanın sesli asistanı Bixby. Samsung'un yapay zeka asistanlar arenasında rekabet etmek için geliştirdiği Bixby, rakipleri karşısında başarılı olabilir mi kısaca bir bakalım.

Buradaki amaç, Bixby'yi günlük yaşamınızın vazgeçilmezlerinden yapmak. Hatta Samsung, Bixby'nin geleceğinin o kadar parlak olacağından emin ki, telefonun yanına bu işe özel bir tuş koydu. Bixby ile uyumlu bir uygulama açtığınızda, dijital asistanı istediğiniz zaman aktif hale getirebiliyorsunuz. Öte yandan Bixby düğmesine bastıktan veya Bixby dedikten sonra size cevap verecek olan sesli asistan ile konuşarak veya yazarak etkileşime geçebilirsiniz. Şöyle bir sorun var, Bixby henüz sesli komut yoluyla hizmet vermiyor. Bununla birlikte Türkçe dil desteği de yok. İngilizce ve Güney Korece dillerini destekliyor.

Sol taraftaki tuşa bastığınızda Hello Bixby olarak nitelendirilen yere gidiyorsunuz. Burası hava durumu, hatırlatmalar, alarmlar gibi sürekli olarak güncellenen içeriklerin toplandığı bir yer. Burayı yaşayan bir ekran olarak düşünün. Burada aynı zamanda Bixby sizin kullanım tarzınızı analiz ederek size çeşitli bilgiler, uygulamalar ve işlevler önerecek.

Uygulamanın sağ üst köşesinde ise Bixby Vision bulunuyor. Kamerayı açtığınızda ise sol alt köşedeki küçük göz ikonuna basarak Bixby Vision'ı açabilirsiniz. Görüntü arama özelliği olarak karşımıza çıkan bu özellik ilgili görüntüleri en uygun şekilde aramanızı kolaylaştırıyor. Uygulamayı aktif ettikten sonra kameranızla nesneleri, konumları veya yazıları tarayarak ürünlere çevrimiçi olarak ulaşabilir, etrafınızdaki yerleri öğrenebilir ya da çeviri yapabilirsiniz. Bixby Vision, çeviri yaparken Google'ın, fotoğraf ararken de Pinterest'in altyapısını kullanıyor.

Hatırlatmalar da Bixby ile uyum içerisinde çalışıyor. Daha önce ayarladığınız bildirimler, yapılacaklar veya konum hatırlatmaları size Bixy tarafından bildiriliyor. Örneğin bir yerden geçerken meyve satın almanız gerektiğini hatırlatmak için bir konum tetikleyicisi ayarlayabilir veya size birisini aramanız gerektiğini hatırlatmak için belirli bir saate hatırlatma atayabilirsiniz. Ayrıca daha sonra görüntülemek istediğiniz video, görüntü veya web siteleri için de hatırlatmalar oluşturabilirsiniz.

Bixby'yi şu an yargılamak için oldukça erken. Çünkü pek fazla bir fonksiyonu bulunmuyor. Yalnızca bir avuç yerel uygulama ile çalışabilen Bixby'nin üçüncü parti uygulamlarla da pek bir etkileşimi yok. Yalnız bunlar Bixby'nin gelecekte mükemmel olmayacağı anlamına gelmiyor.

Bixby, şimdlilik İngilizce ve Güney Korece dillerini destekliyor. Samsung’un ilerleyen zamanlarda bu dillere yenilerini ekleyeceği söyleniyor. Fakat Türkçe'nin Bixby'e ne zaman ekleneceği konusunda net bir tarih veya bilgi yok. Bazıları 2018'in başında Türkçe dil desteğinin Bixby'e geleceğini söylüyor. Siri’nin de ilk çıktığında Türkçe'yi desteklemediğini hatırlatalım.

KULAKLIK

Samsung, daha öncesinde Harman'ı 8 milyar dolara satın aldı. Harman'ın altında ise AKG, Harman Kardon, Infinity, JBL ve Bang & Olufsen gibi markalar bulunuyor. Galaxy S8 ve S8+'ın kutusundan da AKG imzalı kulaklıklar çıkıyor. Bu kulaklıkların 100 dolar civarında bir fiyat etiketine sahip olduğu söylendi. O yüzden "AKG tarafından ayarlanmış" kulaklıklarla ilgili benim de beklentim çok yüksekti. Ancak yaptığım testlerin ardından istediğimi ne yazık ki bulamadım. Kuşkusuz, diğer akıllı telefonların yanında verilen kulaklıklardan çok daha iyi, ancak sözü edilen üstün kalite veya sesi ben bu kulaklıklarda ne yazık ki bulamadım.

Kulaklıklar, yarısı plastik yarısı da örgü kumaş şeklinde bir malzemeyle kaplı. Bu durum ne yazık ki kulaklıkları rahatsız edici bir biçimde karışık hale getiriyor. Kumaş kısmı gayet kaliteli dururken plastik kısım ucuz duruyor. Kulaklık, mikrofon seti ve kontrol modülü parlak sert plastikten yapılmış ve kulaklık uçları daha iyi ses sağlaması için farklı açılı uçlara sahip. Burada şunu belirteyim kulaklıkları kullanırken nedendir bilmem ama sürekli kulağımdan düşme eğilimi gösterdiler. Kontrol panelinin üstündeki düğmelerin tıklama hassasiyeti de oldukça güzel. Kulaklığın telefonla bağlantı noktası ise kablonun zamanla yıpranmasını önlemek ve uzun ömürlü olmasını sağlamak için esnek bir kauçuk parçayla kaplı.

Kulaklıklar en iyi gürültü izolasyonunu sunmuyor. Bu yüzden işe gidip gelirken metro veya otobüste yanınızdaki kişileri duymaya devam ediyorsunuz. Kutu içeriğinde olan kulaklık uçlarını daha kaliteli olanlarla değiştirirseniz bu sorunun üstesinden gelebilirsiniz. Ses şiddeti/desibeli çok yüksek değil, beni tatmin etmedi. Bas tarafında zayıf olsa da tizleri gayet iyi, kuvvetli.

Çok uzun süre için telefon üreticileri cep telefonlarının yanında kullanıcılara paket içinde ortalama kulaklıklar verdi. Samsung'un en azından üst düzey cihazının neler yapabileceğini göstermek ve kullanıcılara daha iyi bir müzik zevki yaşatmak amacıyla çaba sarfetmesi bence oldukça güzel. Öte yandan performans noktasında diğer kulaklıklarla karşılaştırıldığında çok iyi değil. Ancak bir akıllı telefonla birlikte gelen kulaklıklara kıyasla harikalar. Peki HTC 10'un yanında gelen kulaklıklar kadar iyi mi? Maalesef.

EKRAN

Yukarıda belirttiğimiz gibi ekran boyutu Galaxy S8 ve Galaxy S8 Plus arasındaki en büyük farklardan biri. Her iki telefonda da Samsung'un kıvrımlı ekran teknolojisi yer alıyor. Ancak kıvrımlı ekran teknolojisini geceleri saati göstermek veya daha önce olduğu gibi diğer bilgileri görmek için kullanamıyorsunuz.

Galaxy S8+ modeli, 6.2 inç büyüklüğünde ve 1440 x 2960 piksel çözünürlüğünde (QuadHD+) iki tarafı da kıvrımlı bir Super AMOLED ekranla karşımıza çıkıyor. Yüzde 84 gibi oldukça yüksek ekran gövde oranına sahip cihazın ön yüzünde herhangi bir tuş yok. Neredeyse çerçevesiz yapısıyla oldukça etkileyici görünen cihazda basınca duyarlı ekran teknolojisi kullanılıyor. Bunun en büyük dezavantajı, Home tuşunu parmağınızla hissedemiyor olmanız. Bu tuş tıpkı Apple’ın 3D Touch teknolojisi gibi ama ne yazık ki onun kadar başarılı değil. Hissiyat biraz düşük.

Galaxy S8'de inç başına 570 piksel, Galaxy S8 Plus'ta ise inç başına 529 piksel düşüyor. Bu değerin düşük olması çok da bir anlam ifade etmiyor. Görüntü her haliyle oldukça keskin ve net. VR gözlük kullanmak isteyen kişiler için de biçilmiş türden.

LG G6'ya benzer şekilde, Galaxy S8 Plus'ta da olağandışı bir en boy oranı bulunmakta. Galaxy S8+, 16:9 yerine 18,5:9 formatında Infinity Display olarak adlandırılan bir ekrana sahip. Çerçeveyi minimuma indirgeyen ve bu sayede ekran boyutunu büyüten Samsung, sinir bozan siyah ekran şeritlerinden de kurtulunca S8+'ta video izlemek, oyun oynamak daha zevkli hale geliyor.

Samsung Galaxy S8+, kutudan çıktığında Full HD yani 2220x1080 piksel çözünürlüğünde kendisini ayarlıyor. Menüde yer alan Performans modunu aktif ettiğinizde QuadHD+ çözünürlüğüne geçiyor ya da Ayarlar/Ekran/Ekran çözünürlüğü adımlarını takip ederek çözünürlüğü ayarlayabilirsiniz. Yine ekranın alt ve üstündeki siyah şeritlerden rahatsız olanlar Ayarlar/Ekran/Tam ekran uygulamalar adımlarını takip ederek tam ekran en-boy oranında kullanmak istediği uygulamaları seçebilir. Yalnız her uygulama tam ekranda düzgün çalışmmıyor.

Unutmadan telefonun HDR desteğine de sahip olduğunu da belirtelim. İçerik olarak Netflix ve Amazon Prime servisleriyle sınırlı ama yine de elinizin altında böyle bir şey olması keyif verici. Gelişmiş özellikler altındaki "Video geliştirici" özelliğini aktif edersiniz videolarınızın görüntü kalitesini artırarak daha parlak ve canlı renkler elde edebilirsiniz.

S8+'ta dört farklı ekran modu bulunuyor. Bunlar Uyarlananabilir ekran, AMOLED sinema, AMOLED foto ve Temel. Uyarlanabilir ekran modundan ekranınızın renk aralığını, doygunluğunu ve netliğini optimize edebilirsiniz. Beyaz tonlarının görünüşünü de buradan değiştirebilirsiniz. Çok az sayıdaki cihazda görülse de Galaxy S8 ve Galaxy S8 Plus'ınızın ekranında belli belirsiz bir kırmızı renk değişikliği meydana geldiğininde sorunu buradan çözüyorsunuz.

Ekranda yine "Always On Display" yani "Her Zaman Açık Ekran" özelliği yer alıyor. Bu sayede saati, tarihi ve gelen bildirimleri her an görüntüleyebiliyorsunuz. Ekran görüntülemek istediğiniz stili de tercihinize göre belirleyebiliyorsunuz. Sağ taraftan parmağınızı sürükleyerek de Edge ekranını açabilirsiniz. Burada Edge uygulamalarına, Akıllı seçin alanı, cihazı bakımı ya da Edge kişilerine hızlı erişim sağlayabilirsiniz. Kısaca buradan bazı alanlara hızlı erişim sağlayabilirsiniz.

Kullanılan AMOLED ekran sayesinde mükemmele yakın kontrast ve derin siyahlara ulaşabiliyorsunuz. Gösterdiği renkler ise canlı ve parlak oluşuyla dikkat çekiyor. Kesinlikle yapay hissettirmiyor. Parlaklığı sayesinde direkt güneş ışığı altında bile rahatlıkla kullanabiliyorsunuz.

Genel olarak baktığımızda Samsung'a Home tuşunu ana ekrandan kaldırması bence çok hoş karşılanacak bir durum. Ekrandaki renkler zengin, siyah beyaz kontrast tertemiz, her şey canlı görünüyor. En küçük yazı tipi bile keskin, ekranda renk doygunluğu da bir hayli yüksek. WQHD+ çözünürlükte video izlemek ve uygulamaları kullanmak oldukça zevkli. Bu arada FHD+ ve WQHD+ arasındaki farkı çok farketmiyorsunuz. Ayarı en düşük mod olan HD+'a çektiğinizde fark belli oluyor. Kısaca Galaxy S8 veya S8+ kendi sınıfında ve bugüne kadar ki akıllı telefonlar arasında en etkileyici ekran deneyimlerden birini sunuyor.

Not: DisplayMate, yapmış olduğu testlerde 2960 X 1440p çözünürlükte 5.8 inçlik Galaxy S8 ekranına en yüksek puanı olan "A+" notunu vermişti. Firmadan bu notu daha önce alabilen hiçbir cihaz bulunmuyor.

PERFORMANS

Samsung, Galaxy S8 ve S8+ farklı pazarlar için iki farklı işlemciyle satışa sunuluyor. Bunlarda biri ABD için Qualcomm Snapdragon 835 diğeri ise ülkemizin de içinde bulunduğu Avrupa ve Asya kıtası için Exynos 8895 işlemci. Bunların her ikisi de 10 nm sürecinde üretilen işlemciler. Sekiz çekirdekli olan Exynos 8895 işlemcinin dört çekirdeği 2.3 diğer dört çekirdeği ise 1.7 GHz hızında çalışıyor. Bu sayede performans seviyenizi zirveye çıkartıyor.

Exynos 8895 işlemciden gücünü alan Galaxy S8+'ın diğer teknik detayları arasında Mali-G71 MP20 grafik işlemcisi, 4 GB RAM, 256 GB'a kadar arttırılabilen microSD kart destekli 64 GB dahili depolama alanı, Android 7.0 Nougat işletim sistemi ve 3500 mAh batarya yer alıyor. Peki bunların hepsi gerçek dünyada ne anlama geliyor? Bu Galaxy S8+'ın bir günden fazla sürecek pil performansı, yüksek çözünürlükte bir ekran, bol miktarda depolama alanına sahip ve parmaklarınızın altında sorunsuzca çalışabilecek bir telefon olduğu anlamına geliyor.

S8+, üst segment özellikleriyle uygulama ve menü geçişlerinde gayet hızlı çalışıyor. Arka planda uygulamalar açık olsa da bu performansınızı hiç etkilemiyor. Ana ekran, uygulamalar, menüler, web siteleri, oyunlar oldukça akıcı ve hızlı.

Kavisli ve neredeyse çerçevesiz büyük bir ekrana sahip olduğundan telefonda oyun oynamak da bir o kadar zevkli. Cihaza Modern Combat 5, Real Racing 3, Dead Trigger 2, Triam Xtreme 4, Need for Speed: No Limit gibi güç gerektiren oyunları yükleseniz de hiçbir sorun çıkartmıyor. Zaten bence Google Play Store'da bu telefonun kasılmasına, donmasına ya da performansının düşmesine neden olacak bir oyun yok. Bu arada testler ve oyun oynarken S8+'ın çok fazla ısınmadığını da ekleyeyim.

Galaxy S8+'ın test sonuçlarına bakacak olursak, Geekbench 4 uygulamasının tek çekirdek performansından 2015, çok çekirdek performansından 6530, AnTuTu uygulamasında gerçekleştirdiğim testten ise 166.640 puan aldı. Cihaz AnTuTu sıralamasında iPhone 7 Plus ve iPhone 7'den sonra üçüncü sırada yer alıyor. Basemark OS II’den ortalama 3237, sistemden 5209, grafikten ise 6149 puan aldı. 3DMark'ın Sling Shot testinde ise 3138, Slingshot Extreme'den 3131, Ice Storm Unlimited'dan 31037, Ice Storm Extreme'den ise 12748 puan aldı. Aldığı puanların amiral gemisi telefonlar arasında oldukça iyi olduğunu söyleyebilirim.

Samsung, S8 ailesinde kullandığı Touchwiz için küçük ama etkili dokunuşlarda bulunmuş. Artık arayüzde her şey daha iyi durumda ve her şeyi her yerde yapabiliyorsunuz. Şöyle ki uygulama simgelerine uzun süreli basılı tuttuğunuzda bağlamsal menüler geliyor. Tıpkı iPhone'lardaki Force Touch gibi. Telefonda istediklerinizi kendiniz yapabiliyorsunuz, kontrol size bıraklıyor. Menüyü açmak parmağınızı ekran üzerinde yukarı veya aşağı doğru kaydırabilirsiniz. Bunu beğenmediyseniz Ayarlar kısmından ana ekrana uygulama çekmecesi ekleyebilirsiniz. Öte yandan birden çok kılavuz boyutu mevcut, bunları ana ekran veya uygulamalar için farklı şekilde ayarlayabilirsiniz. Uygulama simgeleri de harika görünüyor. Basit ve net tasarımlar onları birbirinden ayırmayı kolaylaştırıyor.

Galaxy S8 veya Galaxy S8+'ınızı DeX Station ile masaüstü bilgisayara çevirmeniz de mümkün. Galaxy S8’e klavye, mouse bağlayabilir, görüntüleri daha büyük bir ekrana aktarabilirsiniz. Telefonfaki bütün uygulamalar büyük ekranda çalışabiliyor. Hatta bazı uygulamalar bu sistemde kullanılabilmesi için yeniden yapılandırılmış. Performans açısında da sıkıntı yaşatmıyor. Son kullanıcı fiyatı ise 599 TL.

Her şeyi düşündüğümüzde, bir oyun platformu olarak S8+ kullanırken yaşadığım tek sorun, performans yerine ergonomiyle alakalıydı. Çerçeveleri kaldırmaya çalışırken Samsung, telefonu yatay olarak tuttuğunuzda parmaklarınızı dinlendirmeniz için oldukça sınırlı bir alan bırakıyor. Bu yüzden parmağınızı koyacak bir alan bulamıyorsunuz ve bazen ekranı kavramada güçlük çekiyorsunuz. Bunun dışında S8+'ı herhangi değil tüm görevler için tam performansla kullanabilirsiniz.

KAMERA

Samsung, Galaxy S7 ile elde ettiği başarılı kamera performansını Galaxy S8 ailesiyle devam ettiriyor ve S7 de kullandığı arka kamera sistemini S8 ailesinde de kullanıyor. S8+'ta 12 MP Dual Pixel teknolojili f/1.7 diyafram değerine sahip 12 MP arka ve otofokus destekli 8 MP ön kamera bulunuyor. Ön kamera S7 ve S7 Edge modelinde 5 MP değerindeydi.

S8+, rakipleri Huawei P10 veya LG G6 gibi çift lensli kamera kullanmasa da performans konusunda rakiplerinden geri kalmıyor. OIS destekli ve tek flaşlı arka kamera, düşük ışık koşullarında gayet iyi sonuçlar elde edebiliyor. Dual Pixel teknolojisi sayesinde oldukça hızlı odaklama yapabilen arka kamera, optik görüntü sabitleyicisiyle de fotoğraf veya video çekerken oluşan titreşimi minimuma indiriyor. Böylece görüntüler daha net ve keskin oluyor. Gün ışığında çekilen fotoğraflarda ise renkler, detaylar gayet iyi görünüyor. Ekran boyutuna en iyi uyarlanmış seçenek olan 18.5:9 formatını seçtiğinizde de kamera oldukça iyi sonuçlar sunuyor.

S8+'ta anında kamera uygulamasına girmek için (kilit ekranında bulunan ve hızlıca kaydırarak açtığınızın dışında) güç düğmesine iki kez hafifçe dokunarak bir saniyeden kısa bir sürede uygulamayı açabilirsiniz. Ritmi tutturmak birkaç kez pratik yapmanız yeterli.

Kamera uygulamasındaki arayüz, telefonu tek elle kullanmak isteyenler için oldukça keyifli. Kullanabileceğiniz modları görüntülemek için ekranı sola, filtrelere ulaşmak için ise ekranı sağa doğru kaydırabilirsiniz. Ön kameraya ise parmağınızı ekran üzerinde yukarı veya aşağı çekerek ulaşabilirsiniz. Sıralı fotoğraf çekmek için deklanşöre basılı tutup kaç kare çekmek istediğinizi belirleyebilirsiniz. Yine deklanşör tuşuna basılı tutup sağa sola kaydırdığınızda 8x'e kadar dijital zoom yapabiliyorsunuz. Bu da kamera kullanımını oldukça pratikleştiriyor.

Kameranın ayarlar bölümünde "Yüzen kamera tuşu" diye bir özellik bulunuyor. Bunu aktifleştirdiğinizde kamera tuşunu ekranda herhangi bir yere taşıyabiliyorsunuz. Basit bir özellik gibi görülse de S8+'ın büyük ekranında oldukça işinize yarıyor.

S8 ailesinin kamerasında kendinize veya arkadaşlarınıza uygulayabileceğiniz bazı sevimli küçük çıkartmalar ve arttırılmış gerçeklik maskeleri bulunuyor. Snapchat'i andıran bu çıkartmaların kullananların oldukça hoşuna gideceğini düşünüyorum. Çekim modlarına baktığımızda ise Pro, panoramik, seçmeli odak, ağır çekim ve hiper geçiş (hızlı çekim) gibi birçok seçenek yer alıyor.

Ön taraftaki 8 MP kameranın da video ve fotoğraf çekimi konusunda 12 MP'lik arka kamera kadar başarılı olduğunu söyleyebilirim. HDR özelliğine sahip ön kamera ile selfie ve görüntülü görüşmelerlerde net sonuçlar alabiliyorsunuz. 120 derece geniş açılı selfiler de yapabilirsiniz. Bu sayede 3-4 arkadaşınızla selfie çubuğuna gerek kalmdan tek bir karede fotoğraf çekilebilirsiniz. Ön kameranın çekim modları arasında selfie, geniş selfie, seçmeli odak ve sanal çekim yer alıyor.

Ön kamerada da resim boyutunu 16:9 yapabilirsiniz. Otomatik moddaki görüntü kalitesi gerçekten dikkate değer. Görüntüler net ve dinamik, bu yüzden güzel fotoğraflar elde etmenizi sağlıyor.

Videoda ise arka kamera 4K video kaydı gerçekleştirebiliyor. FHD 60 fps kayıt seçeneği de mevcut. S8+'taki optik imaj sabitleyicinin de etkisiyle hareket halinde yaptığım çekimlerde oldukça iyi titreşimsiz sonuçlar elde ettim. Ön kamera ise 1440 piksel 30 fps video kaydı yapabiliyor.

PİL

İlk başta şunu belirtelim S8 ve S8+ arasındaki diğer bir fark da batarya değerleri. Samsung, geçtiğimiz yıl Note 7 ile yaşadığı sorunların ardından S8 ailesi üzerinde dikkatli bir çalışma yürüttü ve kalite kontrolü arttırdı. Firma batarya kapasitesini daha da yükseltmek yerine S8'de Note 7 ile aynı değerde olan 3000 mAh, S8+'ta ise 3500 mAh batarya kullandı. S7 Edge'in bataryası ise 3600 mAh. S8 ailesindeki değiştirilemeyen bu piller, kablosuz şarj teknolojisiyle hızlı şarj olabiliyor.

S8+, bir günü rahatlıkla çıkartsa da ikinci günde biraz zorlanıyor. Ancak bunda yoğun kullanımın etkisi büyük. Ekran çözünürlüğünü azaltsanız da bu pratikte çok az bir fark yaratıyor. Ekran parlaklığını azaltmanız daha büyük bir etki yaratabilir. Bu nedenle, pilin daha yavaş tükenmesi için ekran çözünürlüğünü kısabilirsiniz. Örneğin yüzde 22 pil yüzdem kaldığında tahmini pil ömrümün 9 saat 19 dakika olduğunu gösteren S8+, güç tasarruf modunda orta düzeyde 11 saat 27 dakika, maksimum düzeyde ise 30 saat 22 dakika kullanım ömrü sunuyor.

Pil ortalama 14-16 saat arasında kullanım ömrü sunabiliyor. Always on Display modu aktifken, gece boyunca yaklaşık yüzde 10-11 değer kaybeden S8+, bu özellik pasif durumdayken yaklaşık yüzde 2 değer kaybediyor. Hızlı şarjla da S8+'ın pilini mmaksimum bir buçuk saat içinde tamamen şarj edebilirsiniz.

Pil ömrü kişiden kişiye ve kullanıma göre değişebiliyor. S8'in pili çoğu insan için yeterince iyi olsa da daha iyi bir pil ömrüyle deneyim kazanmak istiyorsanız, Galaxy S8+ doğru tercihiniz olabilir.

SONUÇ

Galaxy S8+, fiyatı her ne kadar biraz yüksek olsa da biyometrik güvenlik önlemleri, hızlı performansı ve geniş ekranıyla kullanıcılar için olağanüstü bir deneyim sunuyor. Büyük ekranlı amiral gemisi telefonlar arasında tasarım anlamında dönüm noktasına imza atan cihaz, çerçevesiz tasarımı ve sunduğu performansla oldukça iyi çalışıyor. Fiyat, telefon seçimi konusunda çoğu kişi için birinci öncelik olsa da Galaxy S8+ veya S8'in piyasada alabileceğiniz en iyi telefonlardan biri olduğunu unutmayın.

Kıvrımlı ekran, tuşlardan uzak tasarımı, alüminyum ve parlak malzemelerin kullanımı ile elde edilen tasarım kesinlikle çok şık. Muhtemelen şimdiye kadar yapılmış en iyi telefonlardan biri olan S8+, ileride geriye dönük incelemelerde akıllı telefon tasarımında gerçek bir dönüm noktası olarak gösterilecek.

Şu soruya da kısaca bir açıklık getirelim, 5.8 inç olan Galaxy S8 modelini mi yoksa 6.2 inçlik Galaxy S8 Plus'ı mı tercih edeceksiniz? Tercih yapmadan önce ikisini de bir göz atmak en iyisi. İki cihaz arasındaki 0.4 inçlik farkın ise büyük bir fark yaratacağını düşünmüyorum. Zira iki modelin de ekran gövde oranı bir hayli yüksek. Daha öncede belirttiğim gibi küçük elli kullanıcılar için S8+ kullanım konusunda biraz sıkıntı çıkartabilir. Fiyat olarak ise S8+, S8'e göre daha pahalı. Burada da bütçe devreye giriyor.

Maddi açıdan sıkıntısı olmayanlar ve gerçekten iyi bir telefon isteyenler Samsung Galaxy S8+'ı rahatlıkla tercih edebilir. Film tutkunuysanız, mobilde çok fazla video izliyorsanız ya da hareket halindeyken oyun oynamayı seven biriyseniz S8 veya S8+'a bir göz atabilirsiniz.

Galaxy S8'e 3999 TL, Galaxy S8+'a ise 4499 TL fiyat etiketiyle sahip olabilirsiniz.

ARTILAR

  • İnanılmaz geniş ekran
  • Konforlu tasarım
  • Olağanüstü Süper AMOLED ekran
  • Hızlı performans
  • Çok yönlü mükemmel bir kamera
  • Kabul edilebilir pil ömrü
  • Çok sayıda özelleştirme seçeneği

EKSİLER

  • Parmak izi sensörünün konumu
  • Bixby sınırlı
  • Kamerası iyi olsa da önemli bir iyileştirme yok
  • Fiyat
14 Ekim 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber