Eğitim

30.07.2016 - 00:00

Psikolojik Danışman, Pedagog Sinan Çağıran

Kutup Yıldızı

Tüm Yazıları
Milliyet Yazarı

Tercihlerinizi sakın puanınızla yapmayın!

Sitene Ekle

Tarihin ertelenmesi nedeniyle yeni başlayan üniversite tercih heyecanı yoğun bir şekilde devam ediyor. Ek puanların kaldırılması, tercih yapabilme barajının 140'tan 150'ye yükseltilmesi, tercih sayısının 30'dan 24' indirilmesi, 15 üniversitenin kapatılması ve bu yılki puanların önceki yıllara göre anlamlı farklılıklar göstermesi adayların kafasını iyice karıştırmışa benziyor.
(Yazarın YGS-LYS, üniversiteye giriş sistemi ve tercihlerle ilgili paylaşım ve açıklamalarını facebook sayfasından takip etmek için buraya tıklayarak sayfayı beğenebilirsiniz)

Öncelikle şunu vurgulamakta yarar var; tercih süreci o kadar da karmaşık ve zor bir süreç değil. Fakat kaygılı yaklaşım sizlere hatalar yaptırabilir. Bu nedenle sakin olalım ve elimizdeki verileri değerlendirelim. Elimizde sağlıklı tercih yapacak kadar veri var.

Üniversite adaylarının tercih sürecinde ana kriter olak başarı sıralarını dikkate almaları gerekiyor. Aslında tercih, kendi başarı sıranla tercih etmeyi düşündüğün üniversite programının başarı sırasını kıyaslama ve bu kıyası yaparken de programın başarı sırasını değiştirebilecek etkenleri yorumlama işidir. 

Bu nedenle adaylarımızı her yıl tercihleri puanlarına göre değil, sıralarına göre yapmaları konusunda uyarıyoruz. Fakat bu yıl bu uyarının bastıra bastıra yapılması gerekiyor. Zira bu yıl üniversite adaylarının elinde rakamsal olarak yüksek fakat kıymet olarak az puanlar bulunuyor. Yani puanlar özellikle YGS ve diğer sınavlarda kolay soruların sorulması nedeni ile bir hayli şişkin. 

Örneğin bu yılki YGS Matematik net ortalaması geçen yıla göre yüzde 46,3 oranında artmış (son sınıflar düzeyinde artış oranı). Yani adaylar geçen yıla göre çok daha fazla matematik neti çıkarmış. Artış oranları YGS Fen Bilimleri testinde yüzde 26,1 YGS Türkçe testinde ise yüzde 21,4 olmuş. Buradan da adayların geçen yıla göre çok daha fazla net çıkardığını ve daha yüksek puanlar elde ettiğini görüyoruz.

Öte yandan geçen yıl (2015) YGS2'de başarı sırası 231 bin diliminde olan öğrencinin 287 civarında puanı varken, bu yıl aynı sıra diliminde (231 bin) bulunan adayların 325 civarında bir puanı bulunuyor. Geçen yıl TM3'te 35 bin diliminde bulunan adayların 385 civarı puanı varken, bu yıl aynı sıra dilimindeki adayların 417 civarı puanı bulunuyor. Yine geçen yıl TS2'de 2850. sıradaki öğrencinin 445 puanı varken, bu yıl 2752. sıradaki öğrencinin 467 puanı var. Bütün bu örnekler, bu yıl geçen yılla aynı sırada bulunan adayların çok daha yüksek puana sahip oldukları gösteriyor. İşte bu ciddi puan farkından dolayı bu yıl asla puanlara göre tercih yapılmamalıdır.

Üniversite adaylarının başarı sıralarına göre tercih listesi hazırlamaları bu yıl her zamankinden çok daha fazla önem arz ediyor. Bu itibarla adaylar yazacakları bölümün kontenjan değişikliklerini de (yazacağınız programın son 3 yıllık kontenjan değişikliklerini YÖK tarafından hazırlanan YÖK Atlas sayfasından görebilirsiniz) dikkate alarak kendi sıralarına yakın yerleri yazmalıdır. Tercih listemizde kendi sıramızın üstünde yerler olabileceği gibi kendi sıramızın altında yerler de mutlaka olmalıdır. Hatta kendi sıramızın oldukça altında ve geldiğinde gidip okuyabileceğimiz 1-2 yere en son tercihlerde yer vermek listemizi güçlendirecektir.

Sinan ÇAĞIRAN - Psikolojik Danışman
facebook.com/sinancagiran
twitter.com/scagiran - facebook.com/scagiran

 

©Copyright 2016 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.