Prof. Dr. Halim Hattat , “erkeklik hormonu” olarak bilinen testosteronun sadece erkek sağlığıyla ilgili olmadığını açıkladı: “ Testosteron genelde hep androlojik sağlıkla birlikte anılıyor.  Andropoz, azgın teke sendromu, orta yaş krizi, performans kaybı gibi konularla gündeme geliyor.  Ancak testosteron  kalp sağlığını, damar sağlığını hatta kilo dengesini bile etkiliyor.”

Testosteron düşerse ne olur?

Prof. Dr. Hattat testosteron düşüklüğünün sonuçlarını şöyle açıkladı: “Testosteron düşüklüğü erkeklerde otuzlu yaşlardan itibaren başlayabiliyor.  Bazı enfeksiyon hastalıkları (örneğin kabakulak), bazı hormon hastalıkları, travmalar testosteron üretimini daha erken yaşlardan itibaren de düşürebiliyor.  Ancak bu faktörler olmasa bile  testosteron yaşa bağlı olarak azalıyor.

 Sonuçta özellikle performans kaybına yol açıyor.  Testosteron aynı zamanda kas kitlesini, yağ kitlesini, kemik yoğunluğunu, metabolizmayı etkileyen de bir hormon. Dolayısıyla testosteron düştüğünde göbeklenme, kilo artışı, metabolizma yavaşlaması, kemik erimesi gibi sıkıntılar oluşuyor. ” 

Diyabet riskini arttırır

Prof. Dr. Halim Hattat’a göre en önemli sonuçları son araştırmalar veriyor: “Son yapılan çalışmalar testosteronun anti-diyabetik yani şeker karşıtı bir hormon olduğunu gösteriyor.    Dolayısıyla testosteron eksikliği şeker hastalığı riskini de yükseltiyor.  Testosteron eksikliği yaşayan erkeklerin beş yıl içinde diyabet ve kalp hastalıklarına yakalanma riski artıyor.  Aynı şekilde kalp sağlığını tehdit eden metabolik sendrom riski de yükseliyor. ”

Göbekli orta yaşlı erkeklere dikkat!

Hattat erkekleri şöyle uyarıyor: “Sonuçta testosteron düşüklüğünün en çok etkilediği yaş grubu olan orta yaş ve sonrası erkeklerin bu duruma dikkat etmeleri gerekiyor.  Hele de kilo fazlalığı, göbeklenme, yüksek tansiyon, sigara kullanımı gibi kalp sağlığını tehdit eden başka riskler varsa testosteron seviyelerini kontrol ettirmek önemli.  Testosteron seviyeleri sabah saatlerinde alınan bir kan testiyle anlaşılabiliyor.  Bu noktada klinik şikayetler gözetilerek eksiklik durumunda testosteron yerine koyma tedavilerinden yararlanılabiliyor.  Sonuçta ürolojik ve androlojik sağlıkta prostatı, böbrekleri, mesaneyi, idrar yollarını, üreme gücünü ve cinsel performansı birlikte ele almak ve tüm sistemleri koruyacak şekilde tedaviyi düzenlemek gerekiyor. ”