01.05.2009 11:11 | Son Güncelleme:

The Marmara'ya anlamlı pankart

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlamaları çerçevesinde, The Marmara Oteline bir gün önceden giriş yapan göstericilerin açtıkları pankart günün en pahalı eylemi oldu.

 Üzerinde  1 Mayıs 1977'de buradan ateş açanlar bulunsun yazan bir pankartın ipini polis alt kattan kesti. Rüzgarın etkisiyle bir süre açılamayan pankart yaklaşık 10 dakika sonra alt kattaki otel görevlileri tarafından kesilerek kaldırıldı.
Pankartın üst kısmı ise odayı otel görevlilerine açmayan gösterilciler nedeniyle uzun süre kaldırılamadı.

Pakartı açan eylemcilerin otele bir gün önceden müşteri gibi giriş yaptığı belirlendi.

KANLI 1 MAYIS'TA NELER OLMUŞTU?

Tarihe “Kanlı 1 Mayıs” olarak geçen 1 Mayıs 1977 olaylarının üzerinden tam 32 yıl geçti. DİSK, kanlı biten bu kutlamaların bir misafirini, 32 yıl sonra yeniden İstanbul’a getirdi.

Dönemin DİSK Başkanı Kemal Türkler’in hemen yanında töreni izleyen ve açılan ateşten şans eseri kurtulan Uluslararası Arap Sendikaları Konfederasyonu (ICATU) Genel Sekreter Yardımcısı Filistinli sendikacı Mohamad Bdran, 32 yıl sonra aynı meydanda, aynı yere oturdu ve o dakikaları anlattı:

“O gün, sabah 9’da Taksim Meydanı’na geldik. İnanılmaz bir kalabalık vardı. Öyle coşkulu ve disiplinli geçen bir töreni az yerde gördüm... Meydana bakan bir platform hazırlamışlardı. Türkler’in yanına oturdum, Süleyman Çelebi de oradaydı.

En az 300-400 bin kişi bir ağızdan slogan atıyordu. Aniden hiç beklenmedik bir anda silah sesleri duyulmaya başladı. The Marmara Oteli’nin tepesinden ateş açıldığını gördüm. Hepimiz yere kapaklandık, birkaç dakika kimse başını kaldıramadı. Kafamı kaldırdığımda onlarca kişinin yaralı olduğunu gördüm.

Ortalık o anda karıştı, meydandan kaçmak isteyenler kaçamıyorlar, çünkü askerler çevirmiş meydanı, polisle işçiler çatışmaya girdi. Ben, ya da Kemal o kurşunlara hedef olabilirdik.

Kemal’i hemen alıp, bir arabayla oradan uzaklaştırdılar. İnsanlar koşup, yaralıları sürüyerek meydandan çıkarmaya çalışıyordu. O sırada baktım ki, ateş çok farklı yerlerden açılıyor, Çok korkunç bir andı, kanlar, yaralılar, ölenler, kaçışanlar... Biz kaçarak DİSK’in binasına sığındık. Öğrendik ki 36 kişi yaşamını yitirmiş, yüzlerce kişi yaralanmış. Asıl önemlisi aşağı doğru (Kazancı Yokuşu) kaçmaya çalışanların önünde bir kamyon vardı, itiyorlardı kamyonu devirmek için ama mümkün değil, bir de kamyonun arkasından kaçmaya çalışan o insanlara ateş açılıyordu.”

‘Utanç verici’


Bdran, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bana göre, 1 Mayıs 1977, bir katliamdır. Filistinliyim ve çok katliamlar gördüm, buradaki olay bambaşkaydı, çünkü, bir şölen için buluşmuş işçilere ateş açmak bir utançtır. Bu anları hayatım boyunca unutamadım.

Beni çok etkiledi. Bize bunca insanın ölümünden kimin sorumlu olduğunun bulunamadığını söylediler. Türkiye’ye gelince geçen akşam Süleyman Çelebi’yle Taksim Meydanı’na, o günü, kaybettiğimiz işçileri anmaya gittik. Baktım ki meydan inanılmaz kalabalık, çok değişmiş. ‘Ne oluyor, 1 Mayıs 1977’den daha kalabalık olmuş burası’ dedim.”

Bu habere ifade bırak
  • 0Mutluyum
  • 0Şaşkınım
  • 0Kararsızım
  • 0Kızgınım
  • 0Üzgünüm
Toplam Oy0
EtiketlerThe Marmara