238 ölümden sorumlu

238 ölümden sorumlu

238 ölümden sorumlu

238 ölümden sorumlu
       PKK'nın önemli isimlerinden Şemdin Sakık ve kardeşi Arif Sakık hakkında hazırlanan iddianamede örgütün Avrupa ülkeleriyle bağlantıları ve gelir kaynakları ayrıntıları ele alındı.
       113 vatandaşın öldürülmesi, 15'i subay 125 askerin şehit edilmesi eylemlerine katıldığı belirtilen Sakık, toplam 191 eylemden sorumlu tutuluyor. Sakık'ın eylemleri arasında 33 erin şehit edilmesi, Elazığ Ferrokrom tesislerinde 9 mühendis ve memurla Solhan Kaymakamı ve Savcısı, Şirvan Belediye Başkanı ve iki günlük bir bebeğin öldürülmesi de bulunuyor.
       Sakık kardeşler için ayrı ayrı idam cezasının istendiği iddianemede, örgütün Moskova yakınlarında satın aldığı köyün eğitim kampı olarak kullanılmasının amaçlandığı kaydedildi.
       Diyarbakır DGM Savcılığı'nca hazırlanan 34 sayfalık iddianemede öncelikle örgütün amaçları, gelişimi, faaliyetleri, kaynakları ve şu andaki konumuna değinildi. Örgütün 27 Kasım 1978'de Diyarbakır'ın Lice ilçesinin Ziyaret (Fis) köyünde yapılan sözde 1. kongrede PKK adıyla illegal olarak kurulup faaliyete geçtiği belirtilen iddianamede PKK'nın amacının "Marksist - Leninist ilkelere dayalı bağımsız bir Kürt devleti kurmak" olduğu ifade edildi. İddianamede, örgüt mensuplarının 12 Eylül 1980'e kadar ülke içinde, bu tarihten sonra Suriye üzerinden Lübnan'ın Bekaa Vadisi'ndeki Filistin kamplarında askeri, siyasi eğitim ve propaganda çalışmalarına devam ettiği belirtildi.
       Örgütün 1984'de Şam'da yaptığı sözde 2. kongrede, savunma ve stratejik denge safhasına geçmek için Güneydoğu'daki askeri hedefler ve devlete ait kurum ve kuruluşlara yönelik silahlı saldırıda bulunmak amacıyla silahlı güç oluşturulmasına karar verildiği, ilk eylemin 15 Ağustos 1984'de Siirt'in Eruh, Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde askeri birliklere yönelik gerçekleştirdiği ve bu eylemleri günümüze kadar sürdürdüğü kaydedildi.
       Örgütün Aralık 1990'deki 4. kongresinde de 2000'e kadar Güneydoğu'da bağımsız bir Kürdistan kurmak için ayaklanma başlatılması kararı alındığı, bu amaçla Cizre, Nusaybin ve Silopi'de prova yapıldığı, ancak güvenlik güçlerinin kararlı tutumu sonunda bu amacın gerçekleştirilemediği vurgulandı.
       İddianamede PKK'nın özellikle Kuzey Irak'ta kalaşnikof piyade tüfeği ve benzeri silahları kolaylıkla temin ettiği, RPG - 7 roket ve roketatarlarla, makineli tüfeklerin örgüte destek veren Suriye ve Yunanistan gibi ülkelerce örgüte parasız verildiği ifade edildi. Ayrıca Yunanistan'ın Stinger uçaksavar füzeleri, İran'ın ise Katyuşa roketleri ve Dorçka makineli tüfeklerinin verildiği öne sürüldü.

       İddianamede, teslim olan veya yakalanan teröristlerin ifadelerinden örgütün birçok ülkelerle ilişkide olduğunun anlaşıldığı, ARGK'nın başkanlığına kadar yükselen Panmaksız Zeki kod adlı Şemdin Sakık'la Dozvan kod adlı Arif Sakık'ın anlatımlarıyla bunun daha somut ve inandırıcı olarak ortaya çıktığı vurgulandı.
       Örgütün Suriye, İran, Yunanistan, Rusya Federasyonu, Almanya, Libya ve Irak'tan destek gördüğü, bu ülkelerin büro açılmasına izin verdiğinin belirtildiği iddianemede, Yunanistan örgüte kucak açmakla suçlandı. Örgütün Hollanda, Belçika, Romanya'da etkin bir faaliyet içinde olduğu, bu ülkelerdeki büro ve evlerin, hatta siyasi eğitim verilen çiflik benzeri okulların bulunduğu bildirildi. Yine Azerbaycan başta olmak üzere diğer Türk cumhuriyetlerindeki Kürt kökenli kişiler üzerindede yoğun propaganda yapıldığı kaydedildi.
       İddianamede Arif Sakık'ın 1980'de ağabeyi Şemdin Sakık'ın telkin ve Avrupa'ya gönderilme vaadiyle örgütüne katıldı, 14 Temmuz 1994'de tutuklandığı, Diyarbakır 2 No'lu DGM'de 1992 / 435 esas sayılı dosya üzerinden yargılandığı, 11 Temmuz 1996'da müebbet ağır hapse mahkum olduğu, ancak yargılama aşamasında 27 Ekim 1992'de tahliye edildiği için gıyabi tutuklanmasına karar verildiği belirtildi. İddianame, Şemdin Sakık ve Arif Sakık için Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesinin, ayrı ayrı uygulanması istendi.


       Türk Ceza Kanunu'nun, "Devletin Şahsiyetine Karşı Cürümler" başlığında yer alan 125. maddesi şöyle:
       "Devlet topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin hakimiyeti altına koymaya veya devletin istiklalini tenkise veya birliğini bozmaya veya devletin hakimiyeti altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya matuf bir fiil işleyen kimse ölüm cezasıyla cezalandırılır."

       İddianamede örgütün maddi kaynakları da şöyle sıralandı:
       "Uyuşturucu madde ticareti, örgütün destekçisi işadamları, müteahhit ve diğer zengin kişilerin bağışları, yurtiçinde bölge halkından, yurtdışında da Doğu ve Güneydoğu kökenli vatandaşlardan "vergi" adı altında zorla toplanan paralar, geçici köy korucularının bir kısmından zorla, bir kısmından da anlaşma yoluyla alınan paralar, terör örgütünce yayımlanan gazete ve dergi satışlarından elde edilen gelirler, örgütçe yurtiçi ve yurtdışında kurulan ticari kurum ve kuruluşların işletilmesinden elde edilen gelirler ve bazı yabancı ülkelerce (Suriye, Yunanistan gibi) sağlanan maddi kaynaklar.


21 Eylül 2019 Magazin Bülteni21 Eylül 2019 Magazin Bülteni

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber