Geri Dön

60 yıl, kültür, bahar şenliği

60 yıl, kültür, bahar şenliği


Tufan Türenç Hürriyet'teki köşesinde "Sanata ne lüzum var!" diye bir yazı yazdı. Bugün senfoni orkestralarımız konserlerini sürdürmekte zorlanıyor. Çünkü ödenekleri kesildi. Bunların içinde bir orkestra var ki içler acısı durumda; Çukurova Senfoni Orkestrası... Ödeneksizlik nedeniyle son iki konserini iptal etti. Benim bildiğim tüm yılın programını iptal ettiği yönünde. Borçlar nedeniyle telefonlar kapalı. Bu iptal edilen konserlerden biri de geçtiğimiz yıl projelendirilen ve bastırılan kitapçıkta yerini alan Bulutsuzluk Özlemi & Çukurova Senfoni Orkestrası konseri. Konser 16 Mayıs'ta olacaktı. Ve bir hafta önce aradılar; "Maalesef iptal ettik çünkü ödenek yok. Bütün konserler iptal oldu" dediler. Tufan Türenç, eski bakan Hüseyin Çelik'in senfonilerin bağlı olduğu Güzel Sanatlar Müdürlüğü'ne K. Maraş Türk Halk Müziği Topluluğu Şefi'ni atadığını yazmış. Mesele aslında müdürün halk müziğinden gelmesi de değil. Ne THM sanatçıları var bu ülkede, aşmış gitmişler. Mesele torik meselesi... Yeni bakan Erkan Mumcu ne yapar? Valla onu Ece Bar'da Pakize Suda'yı izlerken gördük. Ama senfoniler için ne düşünür bilemeyiz!

Bahar şenlikleri...
Üniversitelerin bir yılın yorgunluğunu attıkları şenlikleri yapılıyor şu sıralar. İTÜ Maslak Kampusu'nda bu yıl 17.'ncisi yapılan şenliklere çağrıldık. "Ama" dediler "ödeneğimiz yok"... Bu zamana kadar kendi çabaları ile yaptıkları ve bizim de defalarca katıldığımız bir şenlikti. Bu yıl "ödenek" yoktu. İstanbul'un göbeğinde Türkiye'nin en köklü üniversitesinin kampüsünde öğrencilerin çabaları ile 17 defa gerçekleştirilen bir şenlik bu yıl "ödeneksizlik" sorunuyla karşı karşıya kalmıştı. Rektör olaya soğuk bakıyormuş! Bu üniversiteye girmek için belli standartlarda olmak şart. Bu puanı tutturabilmek için belli bir donanım şart. Bunu başarmış öğrencilerin okuduğu bir üniversitenin kampusundaki şenliğe "ödenek" sorunu yaratmak, hele 17 senedir yapılan bir şenliğe...

60 yıl önce...
"Cuma günü babanın doğum günü, unutma" dediler... Babamın doğum gününü sanırım son üç ya da dört yıldır (bakın bunu bile net hatırlayamıyorum) kutluyorum. Geçmiş yıllarda hiç hatırlamıyorum kutladığımızı. O da sormazdı ben de bilmezdim. Kendi doğum günlerimi de çocukluğumda bıraktım. En son hatırladığım Umur'la (Umur Talu) Basınköy'deki evde kovboy olup kızları kızılderililerin elinden kurtardığımız doğum günüydü... Babam 75'i bitirip 76'ya girdi. Gazetecilikte de 60 yılı devirdi. Galatasaray Lisesi 8. sınıfta (yani orta son) bir şiir yazmış:
"Her hafta çıkar birçok gazete ve roman / Hepsi birbirine attırıyor duman / Kimi bir parça keser, kimi de tenkit eder / Kimi biraz güldürür, kimi soğukluk eder / Biri bir şey yazar öbürü aksini / Bunu okuyanlar hiç çıkarmaz sesini / Bunu yazan zanneder gene yutturduk / Hiç aklına gelip de diyemez ki ben yuttum / Onunki fena iyi benimki / Onlar çuvaldızı kendine batırmaz ki / Kimi bilmece yapar, kimi yazılar yazar / Kimi haberi olmadan kuyusunu kazar / İşte biz gazeteciler böyle adamlarız / Sakın tenkit etmeyin hepinizi haklarız..."

13 Aralık 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber