Geri Dön

Anayasa Mahkemesi haklı mı?

ÇAPRAZ ATEŞ

Anayasa Mahkemesi haklı mı?

Anayasa Mahkemesi haklı mı?

ÇAPRAZ ATEŞ

İHSAN YILMAZ

Anayasa Mahkemesi, FP’nin kapatılma davası görülürken, siyasi partilerin kapatılmasını zorlaştıracak değişikliklere karşı önemli bir çıkış yaptı. Yaptığı yazılı açıklamada AM, "Parti kapatmanın zorlaşması halinde, demokratik cumhuriyetin korumasız duruma düşeceği"ni ileri sürdü. Başbakan da, Yüce Mahkeme’nin önerilerini dikkate alarak anayasa değişikliği paketini beklemeye aldı. Buna karşılık FP Genel Başkanı Recai Kutan, Anayasa Mahkemesi’ni "Yasamanın işine karışmakla" suçladı. Konunun uzmanları Anayasa Mahkemesi’nin çıkışını değerlendirdi:

İÜ öğretim üyesi Prof. Dr. Burhan Kuzu
Anayasa Mahkemesi yetkisini aştı
Bu tür bir açıklama Anayasa Mahkemesi’nin yetkisini aşan bir beyanattır. AM’nin iç tüzüğünün 32. maddesinde, "Anayasa Mahkemesi başkan ve üyeleri önlerine gelmesi muhtemel konularda görüş beyan edemezler" der. Bu hüküm çerçevesinde ve "kuvvetler ayrılığı" dediğimiz yasama, yürütme ve yargının ayrı olduğu bir ülkede, AM başkan ve üyelerinin bu tür açıklamalarını kabullenmek mümkün değil.
Anayasayı değiştirmek işi tamamen Meclis’e ait bir yetkidir. Böyle bir açıklama, başka bir organın yetkisine bir nevi müdahale anlamına gelir. Anayasanın 6. "egemenlik" maddesinde, "Hiçbir makam, mevkii, kişi anayasanın vermediği bir yetkiyi kullanamaz" diyor. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesi önüne gelen kanunu uygulamakla mükellef. Kanunun nasıl değişip, nasıl olduğu kendisini ilgilendirmez. Parti kapatma konusunda farklı bir yöntem uygulanmasında yarar var. Kapatma davasında üçte iki çoğunluk aranması yönündeki değişiklikte bir sakınca görmüyorum. Neden karşı çıkılıyor, bilmiyorum. Cumhuriyet niye korumasız duruma düşsün? Demokrasiyi yaşatmak parti kapatmakla mı olur? Bunu mu diyorlar? Bunu kabul edemiyorum. Rejimi tehdit eden kimi partilerin kapatılması elbetteki bizim demokrasimizde var. "Militan demokrasi" kavgası yerine, "biz demokrasiyi nasıl vatandaşa sevdiririz ve siyasi partilerimizi nasıl rejim içinde tutarız"ın mücadelesini vermek lazım. Parti kapatmak çözüm mü? Birisi kapatılıyor, sonra diğeri kuruluyor. Parti kapatma son çözümdür.

İÜ öğretim üyesi Prof. Dr. Necmi Yüzbaşıoğlu
Yetkilerine sahip çıkmaya çalıştılar
T TBMM siyasi hata yapıyor. Siyasi konjonktüre göre anayasa değişikliği yapma eğilimi başladı. Bunun ilk örneği 5 + 5 ‘le başladı. Hukuk siyasallaştırıldı. Siyaset hukuk çerçevesinde yürümelidir. FP’nin kapatılması davası, bir yanda AM’de görülürken, diğer yandan bu mahkemenin baktığı davayla çok yakından ilgili anayasal düzenleme yapılıyor. Burada hata yapılıyor. Bilindiği gibi Anayasa’nın 138. maddesi "Görülmekte olan bir davayla ilgili yasama meclislerinde, yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin soru sorulamaz, görüşme yapılamaz" diyor. Halbuki, bırakın soru sormayı ve görüşme yapmayı, yargı yetkisini doğrudan etkileyen bir anayasa değişikliği yapılıyor. Anayasa’nın 138. maddesi bana göre çiğneniyor. Kuşkusuz, partilerin kapatılması zorlaştırılabilir. Ancak bu olağan koşullarda yapılmalıdır. Bir partinin kapatılma davasına bakılırken, anayasaya rağmen, Meclis’in böyle bir değişikliğe gitmesi yanlıştı. AM buna tepki gösterdi. AM’nin açıklama yapması, yetkilerine sahip çıkmaya çalışmasıdır. Çünkü burada yasama yargıya müdahale etti. "Kuvvetler ayrılığı"nın gereği olarak AM, yetkisinin kısıtlanma iradesine tepki göstermiştir.

Anayasa Mahkemesi eski Başkanı Yekta Güngör Özden
Açıklama geçtir, yetersizdir ama yerindedir
Anayasa ve yasaları yorumlamak görevi Anayasa Mahkemesi’nindir. Anayasanın özüne ilişkin değişikliklerde görüş açıklamaları doğaldır. Dünyanın başka ülkelerinde AM üyeleri siyasal makaleler yazıp, konferanslar verir. Bu yasamanın yetkisine müdahale değildir. Diğer taraftan bu açıklama AM tarafından yapılmış ilk açıklama değildir. Daha önce de benzerleri yapıldı. 19 Mayıs 1979’da protokol uygulamasını protesto ederek, törenlere ayrı katıldık. 12 Eylül’den sonraki ilk törende, Anayasa Mahkemesi Başkanımız ve benim de içinde bulunduğum bir komisyon, "1961 Anayasası anıt anayasadır" dediğimiz için, Kenan Evren yeni üyenin yemin törenine üç ay gelmedi. Daha önce, "Bu anayasa taslağıyla devlet cumhurbaşkanının vesayetine sokuluyor, bunun sonu karanlıktır. Dünyanın hiçbir yerinde sanıklar, yargıçları seçemez. Anayasa Mahkemesi, Yüce Divan sıfatıyla cumhurbaşkanını yargılayacak diyorsunuz, ama bütün üyeleri o atıyor" dedim.
Bana göre açıklama, geçtir, yetersizdir ama yerindedir. Tahkimde niye sustular? 15. maddeyi niye gündeme getirmediler? Danıştay’ın görevleri daraltılırken niye sustular?



ENTELLEKTÜEL BAKIŞ











13 Aralık 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber