Bilgi çelişkisi

Bilgi çelişkisi

Bilgi çelişkisi



Aynı haber biri Milliyet iki büyük gazetede birbirinden çok farklı bilgiler içerirse ne olur?
Okurumuz Birol Kıraç’ın yaptığı gibi sorgulayanlar çıkabilir.
"Ben hem Milliyet hem de Hürriyet’i her gün alıyorum" diye yazmış Kıraç. "Bir haberi iki gazetede çok farklı ayrıntılarla okuyunca kafam karıştı. Hangisi doğru bilgi içeriyor, bana yardımcı olun."
Kıraç’ın sözünü ettiği haber, ortağını öldürdükten sonra parçalayıp saksılara gömmekle suçlanan bir katil zanlısının öyküsünü anlatmaktaydı.
3 Şubat günkü Milliyet ve Hürriyet’te yer alan habere her iki gazete de geniş yer ayırmış, ikişer muhabirini görevlendirmişti.
Çelişkiler, bazı bilgilerde ortaya çıkıyordu. Ölen Ali Cafer Lüle’nin babası Hürriyet’te emekli hakim, Milliyet’te emekli savcı diye geçiyordu. Katil zanlısının annesinin adı Hürriyet’te Aybüken, Milliyet’te Erbüken olarak verilmişti. Ceset parçalarının bulunduğu Şarköy’e bağlı köyün adı Milliyet’te İğnealtı, Hürriyet’te İğnebağları şeklinde sunulmuştu. Ve okurumuzun en çok üzerinde durduğu ayrıntı: Cinayetin nedenini Hürriyet haraç, Milliyet ise bir ihracattan elde edilen 100 bin doların paylaşım kavgası olarak bildiriyordu.
Hürriyet ve Milliyet habercileriyle yaptığım konuşma ve araştırmalardan çıkan sonuç, her iki gazetenin de hem doğruları hem de yanlışları olduğunu gösterdi.
Sonradan belirlenen doğrular şöyle:
• Maktulün babası hem savcılık hem hakimlik yapmış. Ama emekli değil, meslekleri kendi isteğiyle terk etmiş.
• Katil zanlısının annesinin adı Kadıköy Cumhuriyet Savcılığı iddianamesinde Aybüken olarak geçiyor. Burada Hürriyet’in verdiği bilgi doğru.
• Köyün adını her iki gazete de yanlış vermiş. Doğru adı, İğdebağları.
• Cinayet nedeni, iddianame kayıtlarında ihracattan elde edilen 100 bin dolarlık çek nedeniyle anlaşmazlık olarak geçiyor. Yani haraç söz konusu değil. Milliyet’in verdiği bilgi doğru.
Her iki gazetenin habercileri okurumuzu dikkatinden ötürü kutluyorlar. Peki, neden bu tür hatalar habere sızabiliyor? Her iki ekibin verdiği bilgi net: Bunlar olayla ilgili ilk haberlerdi ve zamana karşı yarışta alınan bilgileri tek tek tarama işi aksayabiliyor.
Hatasız gazete yok.
Biz de böylece düzeltmiş oluyoruz.

15 Şubat tarihli Milliyet’te yer alan Eros Mutfağa Girince dizisinin ikinci bölümünde ilginç bir köşe vardı. Beslenme uzmanı Prof. Willy Pasini’nin Aşk ve Yemek adlı kitabından yapılan alıntılarda otoburların barışçı olmadığının kanıtı olarak, vejetaryen olduğu belirtilen Adolf Hitler gösterilmekteydi.
Çengelköy’den Sadi Yumuşak, "profesörün verdiği bu bilgiyi de, yorumlarını da, gazetenizde bunun veriliş biçimini de çok hatalı buluyorum" diye yazarak şu itirazları dile getiriyor:
"Partisine Nasyonal Sosyalist adını veren Hitler’e dair vejetaryenlik iddiası soyalistlik iddiasından farklı değildir. Tamamen sağlık nedenleriyle doktorun kendisine tavsiye ettiği vejetaryen diyeti çok kereler bozduğu; proganda bakanı Goebbels’in bunu çarpıtarak, propaganda amacıyla onu hem sosyalist hem de Gandi gibi barışçı gösterdiği bilinmektedir. İkincisi, Hitler’i bir örnek gibi göstererek vejetaryenliğin barışçılık felsefesini çürüttüğünü öne sürmek, Afrika’daki maymunların insana dönüşmemelerinin Darwin’in evrim teorisini çürüttüğünü iddia etmeye benzetilebilir."
"Kanımca gazetecilik her okunanı araştırmadan, sorgulamadan okura aktarmaktan öte bazı sorumluluklar taşır. Vejetaryenlik konusunda tek yanlı bilgi ve iddialara sahip olduğu bu kadar açık bir kişiyi farklı bilgi ve görüşlerle dengeleme yoluna gidilseydi daha iyi olacaktı."

Yorum: Okurumuzun Pasini’nin görüşlerine itirazlarını bir karşı-yorum olarak aldım. Tartışmalı tezlere ilişkin haberlerde ihtiyat ve denge konusundaki yerinde uyarılarını, bu tür soru işaretleriyle zaman zaman karşılaşan bütün muhabir arkadaşlarımın dikkatine sunuyorum.
• 19 Şubat tarihli gazetede Antika Şamdanlar Yine Çalındı başlıklı haberde, antika şamdan hırsızlığından söz edilmekteydi. Habere göre, hırsızların girdiği cami "..Eminönü’ndeki Laleli Camii.." idi. Bazı okurlar, yanlış bilgi verildiğini belirten mesajlar gönderdiler.
Anlaşılabilir bir soru işareti. Sorun, caminin Eminönü Belediyesi sınırları içinde kalmasından kaynaklanıyor. Okurlarımızın zihnini karıştıran da bu ayrıntı olmuş.









19 Ekim 2019 Magazin Bülteni19 Ekim 2019 Magazin Bülteni

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber