Bir garipsin Türkiyem

Bir garipsin Türkiyem

Bir garipsin Türkiyem


Milliyet’e sadece dün ulaşan haberler bile insana, ‘Türkiye’de işler artık çığırından çıkmış’ dedirtecek cinstendi. Normal bir ülkede bir güne bu kadar çok trajikomik haber sığamazdı çünkü. Bir yanda memuriyetin ‘çileli güvencesi’ peşinde kuyruk olan insanlar, bakanın bile korunamadığı sağlıksız çevre, diğer yanda yasa tanımazlık. İşte acayip ülkemizden manzaralar


Osman Durmuş'un tifo öyküsü

Bakana idrarlı su içirdiler

Tifo hastalığına yakalanarak tedavi gören Sağlık Bakanı Dr. Osman Durmuş'un, seçim çalışmalarında Kırıkkale'nin Delice ilçesine bağlı Dağobası köyünde su içtiğini belirtmesi üzerine yapılan araştırmada, su deposunda büyükbaş hayvan idrarı olduğu ortaya çıktı.
Durmuş, 26 Haziran'da Sulakyurt Devlet Hastanesi'nin açılışı için gittiği seçim bölgesi Kırıkkale'de, İl Sağlık Müdürü Mustafa Moray'dan, Delice ilçesinin Büyükavşar beldesine bağlı Dağobası köyünün içme suyunun incelenmesini istedi. Bakan olduğu sırada tifo teşhisiyle tedavi gören ve aynı zamanda doktor olan Durmuş'un, seçim çalışmaları sırasında Dağobası'nda su içtiği, hastalığın kaynağının bu su olabileceği endişesini dile getirdiği öğrenildi.
Durmuş'un talimatı üzerine Dağobası köyünde inceleme yapan İl Sağlık Müdürlüğü ekipleri, içme suyunun sağlandığı su deposuna büyükbaş hayvan idrarı karışmış olduğunu saptadı.
Kırıkkale İl Sağlık Müdürü Mustafa Moray, Sağlık Bakanı Durmuş'un hastalığının nedeninin araştırılması için Dağobası'ndaki incelemenin tamamlandığını, suyun tahlil edildiğini belirterek şunları söyledi:
"Depodaki çatlaklar vasıtasıyla suya büyükbaş hayvan idrarı karışmış, su sağlıksız bir durum almış. Su depoları zemin seviyesinin üzerinde olmalı. Bu konuda vatandaşlar uyarıldı, önlemler alındı. Vatandaşlardan, içtikleri sudan şüphelenmeleri halinde durumu bize bildirmelerini istedik. Tahlilde, bakanın hastalığının bu sudan kaynaklanmadığı belirlendi."
MHP Kırıkkale Milletvekili Osman Durmuş, hükümete girdiği ilk günlerde tifo teşhisiyle hastaneye kaldırılmış, daha sonra Bayındır Tıp Merkezi'nde tedavi altına alınmıştı. Durmuş, lösemi hastası Dr. Oktar Babuna için başlatılan kan ve bağış kampanyasını düzenleyenlere karşı sert çıkışından önce tifoya yakalanması üzerine haberlere konu olmuştu.

İki milyon kişi memuriyet peşinde

Hülya Aydoğan Ankara
Emeklilik yaşının, kamuda çalışanları da kapsayacak şekilde 60 - 62'ye yükseltilmesine ilişkin çalışmalar bile memur olabilmek için uzun kuyruklar oluşmasına engel olamadı. Devlet memurluğuna ilk defa alınacaklar için 17 Ekim'de yapılacak Devlet Memurluğu Sınavı'na (DMS) başvurular dün sona erdi. Sınava girmek isteyenler dün akşam saatlerine kadar başvuru merkezlerinde uzun kuyruklar oluşturdular. Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) yetkilileri, 1.5 milyon lira karşılığında satılan formlardan dün akşama kadar yaklaşık iki milyon adet alındığını söylediler.
Devlette "istikrarlı" bir iş arayan adaylar, dün kılavuz, başvuru belgesi ve soru örneklerinin satıldığı valilikler, kaymakamlıklar ve ÖSYM temsilcilikleri önünde kuyruklar oluşturdular.

Formlara trilyon aktı

Adaylar, tanesi 1,5 milyon liradan satılan sınav kılavuzu ve başvuru belgelerine yaklaşık 3 trilyon lira ödediler. Başvuru belgesi alan yaklaşık iki milyon adayın 10 milyon lira ödeme gerektiren 17 ekimdeki sınava da girmeleri durumunda devlet işsizlerden 15 trilyon lira daha almış olacak.
ÖSYM'nin yapacağı sınav, Türkiye'de tüm il merkezleriyle KKTC'nin başkenti Lefkoşa'da gerçekleştirilecek.
Sınav ücretleri, İş Bankası, Akbank, Yapı ve Kredi Bankası, Emlak Bankası ve Vakıflar Bankası şubelerine yatırılabilecek.
17 Ekim Cumartesi günü sabah 09.30'da başlayacak ve üç saat sürecek olan sınav, ilköğretim (ortaokul), ortaöğretim (lise ve dengi okul), ön lisans (iki yıllık meslek yüksekokulu) ve lisans (4 ve daha fazla yıllık yükseköğretim) programlardan mezun olanlar için dört ayrı düzeyde yapılacak.
Genel yetenek ve genel kültür testlerinden en az 70 puan alanlar sınavı kazanacak. Devlet Memurları Sınavı'nda alınacak puanlar, sınav tarihinden itibaren iki yıl geçerli olacak.

Türbanlı aday alınmayacak

Türbanlı adayların alınmayacağı sınava giriş belgeleri eylülde adaylara gönderilecek. Adaylar sınava girerken bu belgenin yanısıra nüfus cüzdanı, sürücü belgesi veya üzerinde soğuk damga bulunan, özel bir kuruluştan alınan kimlik belgelerini ve bir fotoğraflarını da yanlarında bulunduracaklar.

Tuvalete gitmek yasak

Sınav süresince adayların tuvalet ihtiyaçlarını gidermek için salondan çıkmaları da yasaklanırken, gerekçesi ne olursa olsun salondan ayrılan aday tekrar içeri alınmayacak. Kurallara aykırı davranışta bulunan adayların sınava devam etmelerine de izin verilmeyecek. Gerekli görüldüğünde bu adaylar binadaki emniyet görevlilerine teslim edilecek.

Müdür Uslu'nun borç kurnazlığı

Devletten para kaçırdılar

Murad Doğukanlı
Çukobirlik Genel Müdürü Abdülkadir Uslu'nun, haciz işlemine uğramamak için birliğin 8 trilyon lirasını banka hesabından çekerek, başka bir hesaba aktardığı bildirildi.
Çukobirlik Yönetim Kurulu Başkanı Osman Gökçe, birliğin devlete faizleriyle birlikte 90 trilyon lira kredi borcu bulunduğunu hatırlatarak, Genel Müdür Abdülkadir Uslu'nun böyle bir operasyona yöneldiğini doğruladı. Uslu'nun Yönetim Kurulu'na bu konuda bilgi verdiğini belirten Gökçe, şöyle konuştu:
"Sayın Uslu Yönetim Kurulu'na gelerek, iki ay sonra pamuk kampanyasının başlayacağını, bu nedenle banka hesabındaki 8 trilyon lirayı yan kuruluşumuz olan Başak Sigorta adına bankada tutacağını söyledi. Tüm sorumluluğu ve riski kendisinin üzerine aldığını, kuruşuna kadar hesap verebileceğini açıkladı. Ben şahsen buna karşıydım. `Devlet verdi, devlet alsın' düşüncesindeydim. Ancak 2 ay sonra yeni bir kampanya dönemine gireceğiz. Yapılan para aktarma işlemiyle Antalya'dan Batman'a kadar geniş bölgedeki üretici düşünülmüştür. Bu nedenle Genel Müdür'ün yaptığı operasyona ses çıkarmadık. Ayrıca tüm bu uygulamalar Genel Müdürlük'ün yetkisindedir."
Yönetik Kurulu'ndaki diğer üyelerin de kendisi gibi düşündüğünü anlatan Gökçe, "Bu yapılan operasyon üreticiyi korumak içindir. Genel Müdür Uslu, karar vermiş ve olayı gerçekleştirmiş. Yönetim Kurulu'na da bilgi verdi. Bu operasyon yapılmasaydı, üreticiler mağdur duruma düşerdi" dedi.
Birliğin stoklarındaki ham bezleri ucuz fiyatla sattığı iddialarını da yanıtlayan Gökçe, "1990 yılından bu yana kalma stoklar vardı. Siyasi atamalarla gelenler, stok ham bez dokutmuş. Aslında bunun hesabını sormak gerekmez mi? Bu tekstil krizinde dış bağlantılar yaparak, cari fiyatların bir kaç puan üstünde satış yaptık. Şimdi yerli yersiz iddialar ortaya atılıyor. Yapılan tüm işlemler üreticiyi ve birliği korumak içindir" diye konuştu.

Belediyeciler ruhsatsız bina yaparsa...

Belediyecinin kaçak okul inşaatı

Coşkun Yaman Balıkesir
Balıkesir DYP eski Belediye Başkanı Sami Gökdeniz'in Özel Kalem Müdürü Necati Özşay'ın kentte yaptırdığı trilyonluk Özel Işık İlköğretim Okulu'nun ruhsatsız olduğu belirlendi. Binanın kaçak olduğu Necati Özşay'ın 15 bin metrekare alana kurulu 40 derslikli okulun 1999 - 2000 döneminde öğrenime başlaması için Balıkesir Milli Eğitim Müdürlüğü'ne başvurmasıyla ortaya çıktı. Özşay, aynı bölgedeki özürlüler okulu, öğrenci yurdu ve kooperatif evlerinin de ruhsatsız olduğunu söyledi.
Milli Eğitim Müdürlüğü'nün, Bayındırlık ve Sağlık müdürlükleriyle belediyeden "olur" istemesi üzerine, okul sahipleri Necati Özşay, eşi Saliha Özşay ve Oğuzhan Özşay gerekli belgeleri sunamadı. Yapılan incelemede okulun hiçbir kurumdan izin alınmadan kaçak inşa edildiği belirlendi. Belediye Başkanı ANAP'lı Ziya Tan, "O bölge imarsız. İnşaatı gerekirse yıkarız, ancak ortada bir okul var ve nazik konu. Ele alacağız. Ancak böyle hareket edenler ceremesine de katlanmak zorundadır" dedi.

"Ruhsatı olmadığı doğru"

Okulun ortaklarından Necati Özşay ise şunları söyledi:
"Bu bölge 1980'li yıllarda imara açıldı. Sonra mahkemelik oldu. Almanya'da çalışan Hayrettin Kum'dan 15 dönümlük arsa aldım. Burası resmi parsellerde okul alanı olarak görünüyordu. Okulun ruhsatı olmadığı doğru. Ancak hemen yakınımızdaki yurdun, Özürlüler Okulu'nun, hatta kooperatif evlerinin de ruhsatı yok. Çünkü 18. madde uygulaması ve askı süresi bitmedi. Bu durumda inşaat ruhsatını kimse alamıyor. Tapu dağıtımının çabuklaştırılmasıyla inşaatın tamamlanmasıyla ruhsat için başvuracağız."

Barajı kirliliğe GAPtırdık

Arıtma projesi olmayan Adıyaman'ın kanalizasyonu Atatürk Barajı'na akıyor; balıklar ölüyor, su siyaha dönüyor, hastalıklar ise kapıda...
Önay Yılmaz
GAP, erozyondan sonra şimdi de kanalizasyon felaketini yaşıyor. Yaklaşık 300 bin nüfuslu Adıyaman'ın kanalizasyonunun, dere ve çaylar aracılığıyla hiçbir arıtma yapılmadan doğrudan göle karışması yüzünden Atatürk Barajı, büyük bir kirlilik sorunuyla karşı karşıya.
Kirlilik, barajın güney batı yakasından başlayarak yayılıyor. Bu nedenle gölde, inci kefali, yayın, alabalık, sazan, su kaplumbağası gibi birçok deniz canlısı ölüyor. Suyun yüzeyi giderek siyah bir renge dönüşüyor. Barajın etrafında yaşayanlar, gölün suyunu içmeye, yüzmeye, yıkanmaya devam ediyor. 15 katrilyon liralık dev proje, iki trilyon liraya yenik düşüyor.
Olayı gündeme getiren Adıyaman Belediye Başkanı Abdülkadir Kırmızı, arıtma projesini İller Bankası'nın yürüttüğünü, ancak 1.8 trilyon liralık parayı belediyeden istediklerini belirterek şunları söylüyor:
"Biz belediye olarak bunu karşılayamayız. Atatürk Barajı gölünün kirlenmesini istememekle birlikte, projenin finansmanı ekonomik gücümüzü aştığından İller Bankası'na başvurarak yatırımın durdurulmasını istemek zorunda kaldık. Projenin maliyeti, bizim boyumuzu aşıyor."
Kırmızı, kentin kanalizasyon atıklarının hiçbir arıtma yapılmadan Eğriçay ve Sitilce çayları aracılığıyla baraj gölüne döküldüğünü belirtti.

Bölge halkı dertli

Vatandaşlar, ihmal yüzünden kentin kanalizasyon sorununun bugüne kadar bir türlü çözülemediğini, projenin maliyetinin yüksek olmasının belediyeyi çıkmaza soktuğunu söyledi:
"Biz barajın yanında olmamıza rağmen Şanlıurfa baraja sahip çıkıyor. Onlar için sulama tünelleri yapılırken, bizim için devlet kılını bile kıpırdatmış değil. Bizim ovaların sulama işinin pompa istasyonlarıyla yapılacağını söylüyorlar, ama bugüne kadar hiçbir şey yapılmadı. Organize Sanayi Bölgesi ve diğer altyapı yatırımları dururken, iki trilyon liralık proje Adıyaman için büyük bir para. Bu para Adıyaman'ı ihya eder."
GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkan Yardımcısı Kaya Yaşinok, Adıyaman'ın kanalizasyon sularının baraj gölüne karışmasının büyük bir tehlike olduğunu belirterek şu görüşleri dile getirdi:
"Biz idare olarak küçük bir belediye olduğu için barajın yanıbaşındaki Kahta'ya yardım ediyoruz. Kahta'yı kontrol altına aldık. Arıtma tesisini biz yaptırıyoruz. Ancak baraj gölü çevresindeki yapılaşmayı ve Adıyaman'daki tehditi mutlaka önlemek gerekiyor."

19 Ekim 2019 Magazin Bülteni19 Ekim 2019 Magazin Bülteni

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber