Geri Dön

CHP'nin baharı gecikiyor

CHP'nin baharı gecikiyor

       "ABİ, delege lazım mı?"
       "Liste dışıyız, delmek istiyoruz."
       CHP Kurultayı'nın son gününde akşam saatlerinde Parti Meclisi seçimi için pazarlık iyice kızışmıştı. Muhaliflerin ve küskünlerin genel merkezi kuşatma girişimi de epey yol almıştı.
       Ama kendi vicdanına göre oy verecek delegeler de vardı. Bunların büyük çoğunluğunu kadınların oluşturması şaşırtıcı değil. Çünkü onlar diş - tırnak mücadele ederek delege olabiliyorlar.
       Çankaya örgütünden Cahide Tunç örneğin. 30 yıldır CHP'ye emek veriyor, ilk kez delege olmuş. "Genel merkezi destekliyorum ama karşı listede değerli isim görürsem oy veririm. Ben noter delegesi değilim" diyor.
       Kadın delegelerin hepsi bu açıdan son derece bilinçli. Ama Kurultay'da bir kadın bloku oluşturamamaktan da şikayetçiler. "Kadın Kolları Başkanı Güldal Okuducu kadınları toplasaydı, Parti Meclisi'ne kotadaki 15 değil, 20 kadın bile girebilirdi" diyorlar. Kimilerine göre, bu konuda Genel Başkan'a ters düşme korkusu ağır basıyor.
       Okuducu ise bu eleştirileri kabul etmiyor. Kadınların dayanışmayı daha iyi öğreneceklerini ve kotanın ancak bir dahaki kurultayda delineceğini söylüyor. "En yüksek dayanışma gene kadınlarda, ama hala yeterli değil." Ama Güldal Hanım'ın bile genel merkezin listesine zar zor, son anda girebilmesi kadınların önündeki engellerin iyi bir göstergesi.
       Kadınların bir de kota tartışması var. Herşeyden önce "kadın kotası" sözüne karşılar. Bunun bir cins kotası olduğunu, yerine göre erkeklerin de azınlıkta kalabileceğini belirtiyorlar. Hepsi aynı fikirde: Yüzde 25 kota sadece kurultaylardaki delege ağalığına karşı bir silah değil; aynı zamanda il ve belediye meclisleri ve milletvekilliği adaylığı için de geçerli olmalı. Aysel Baykal'ın bu konudaki adım adım gerçekçi stratejisini çoğu kadın destekliyor. Ama belli ki Tüzük Kurultayı'nda epey kavga kopacak.
       Bazı kadınlar ise daha da heyecanlı, kotaya karşı çıkıyorlar, "utanç verici" buluyorlar. Ardahan'dan delege ve bağımsız PM adayı Müzeyyen Çiftçi kadınların daha atılgan olmasını istiyor; yöneticiler engellemese, kadınların kotayı da deleceği kanısında.
       Aysel Baykal'ın buna cevabı ilginç: "Kendine güvenen kadın kota dışında mücadele etsin; böylece kadınların çifte şansı olur."
       Genel merkezin adaylarından Sevgi Saner de temkinli: "Bu Kurultay'da değil, ama yakında deleceğiz kotayı."
       186 aday arasında 44'ü kadındı; kaçının Parti Meclisi'ne girebildiğini bugün göreceğiz.
       Ama benim çıkardığım sonuç şu: Deniz Baykal CHP'de yeşeren kadın hareketinden tedirgin. Kadın Kolları'nı kadınları kontrol etmek için, kotayı da kadınları teşvik değil engellemek için kullandığı izlenimi edindim. Umarım yanılıyorum. Çünkü Baykal hizipçilikle değil, bütün partiyi kucaklayarak ve kadın potansiyelini de kullanarak iktidar olabilir ancak. Nazlı Eray'ın dediği gibi "Taban güvenini kaybediyor". Müzeyyen Çiftçi'nin dediği gibi: "Taban inancını yitiriyor." Gaziantep'ten Emel Nakıboğlu da PM üyesiyken hiç sözünü dinletememiş, bu kez aday olmuyor: "Yanlışlara ortak olmak istemiyorum."
       Özetle, CHP'nin baharı gecikiyor. Galiba hayli de fırtınalı olacak.

17 Ocak 2020 Magazin Haberleri Bülteniİşte magazin dünyasındaki günün gelişmeleri...

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber