Dindar kadınlar hükmen mağlup

Dindar kadınlar hükmen mağlup


Başörtülü ilahiyatçı, doktora tezinde kadın karşıtı hadisleri inceledi. İşte sonuç: “Maalesef kulluk yarışına kadınlar hükmen mağlup başlıyor"


       Hidayet Şefkatli Tuksal, Türkiye ve hatta İslam dünyasında ender rastlanan bir çalışmanın sahibi bir ilahiyatçı. Tuksal, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde 1998’de tamamladığı doktora tezinde Hz. Muhammed’e atfedilen rivayetlerde kadın karşıtlığını ele aldı. Bu yıl Kitabiyat Yayınları tarafından “Kadın Karşıtı Söylemin İslam Geleneğindeki İzdüşümü" başlığıyla kitaplaştırılan tez “İslam ve kadın" konusuna, İslam içinden, ama rahatlıkla feminist olarak nitelenebilecek eleştirel bir bakışla yaklaşıyor.
       Kuran’da “ataerkil bir fon" olduğunu ve kadın - erkek eşitliğinin de bulunmadığını kabul eden Tuksal, dinin günün koşullarını göre yorumlanmasını savunuyor, kendi İslam anlayışını geliştirmek için de kadınları görev çağırıyor.
       Örtülü olduğu için hocalık yapamayan, ama aktif üyesi olduğu Başkent Kadın Platformu adına yurtiçi ve dışındaki toplantılarda mekik dokuyan 37 yaşındaki Tuksal ile kitabı, İslamda kadının durumu, İslami kesimde kadın - erkek ilişkisi, Diyanet’in son çıkışları, Gonca Kuriş olayı, türban sorunu üzerine söyleştik:

     Kuran’da eşitlik yok
     Kuran’da kadın - erkek eşitliği var mı?
       Tuksal: Kuran’a ‘evet o ayetler var, ama şunlar da var’ diye baktığınızda çok özgürleştirici oluyor. Çok daha fazla analizle Kuran’ı anlamaya çalışmamız lazım. O günkü insanların zihniyetini, Kuran’ın onlara ne kattığını anlamamız da gerek. Kuran’da, bugünkü anlamda eşitlik söylemi yok. Olmasının da mümkün olmadığını düşünüyorum, çünkü eşitlik, kadınların da bir dizi mücadeleden sonra iktidar araçlarına ulaşabilmeleriyle pratik hayatta boy vermeye başladı.

     Ölçüt takvalı olmak
     Kitapta “Fıtraten sorunlu olarak yaratılan kadın, bu defolu yaratılışla kulluk müsabakasına neredeyse hükmen mağlup bir statüde başlıyor" diyorsunuz.
       Tuksal: Ben pratikten çok teoriden hareketle bu saptamayı yaptım. İncelediğim hadis rivayetlerine göre, kadın erkeğin kaburga kemiğinden yaratılıyor. Erkek düzgün, ama kadın eğri. Hadislerin yorumlarına baktığınızda ‘Onu düzeltmeye çalışmayın, zaten düzelmez. Eğer bu eğrilik onu haram işlemeye sevk ediyorsa o zaman uğraşın’ diyor alimlerimiz. Halbuki Allah, Kuran’da diyor ki, ‘Benim indimde en değerliniz, en takvalı olanınınızdır.’ Ölçüt bu. Eğer kadınlar gerçekten böyle eğri ve sorunlu yaratılmışlarsa bu bilinci yeterince yakalayamayacaklar demektir. Ne var ki, bu anlayışı yansıtan rivayetler bütün güvenilir hadis kitaplarımızda yer alıyorlar. Bu kitaplar Müslümanların nazarında çok önemli ve dinin temel kaynakları statüsünde. Bir de bu rivayetlerin açıklamalarını yapan çok ünlü alimler var.

     Hayatı kolaylaştırıcı varlık
       Onlara göre ‘Kadın erkek için yaratılmış bir varlık’tır. Hadislere bakıyorsunuz, erkek için hizmetçiden, kılıçtan, attan ve kadından bahsediliyor. Yani dört tane hayatı kolaylaştırıcı öğe var; kadın bunlardan bir tanesi. Kadının asli varlık olarak kabul edildiği tek alan Allah’a kişisel kulluğu, yani ritueller alanı. Bir de anne olduğunda, kocası için değil ama evladı için önemli bir varlık olarak kabul edilmesi sözkonusu...

     Diyanet değişmeli
       Diyanet Fetva Kurulu’na bir kadın üye atanacak olması sizi heyecanlandırıyor mu?
       Tuksal: Hayır. Diyanet’in bütün teşkilatlanmasında değişiklikler yapması lazım. Atanacak oldan Mualla Selçuk’u severim, ama kadın bakış açısıyla söylenen şeyleri tehlikeli bulur, Diyanet için iyi bir isim. Ama benim için değil.
     Diyanet’te sizin gibi insanların mı olmasını istiyorsunuz?
       Tuksal: Elbette, kadın bakış açısına sahip insanlara görev vermeliler. Fetva Kurulu’na sorulan soruların yüzde 70’i kadınlardan geliyor ve kadınların özel sorunlarıyla ilgiliymiş. Diyanet ’te kadın sorunlarına karşı gerçek bir hassasiyetin olduğu konusunda şüpheliyim. Niye hiç kadın müftü ve mufettiş yok? Müftü yardımcısı bile neredeyse yok. Ne kadar müftü kadrosu varsa en azından o kadar kadın uzman istihdam edilmeli. Diyanet kadın personeline hizmet içi eğitim yoluyla kadın bakış açısı kazandırmalı.

     Kadın cennete nasıl gider?
     Siz bu rivayetlerin doğru olmadığını mı, yoksa Kuran’ın ve İslama uygun olmadığını mı göstermeye çalıştınız?
       Tuksal: Aslında ikisini de yapmak için yola çıktım, bunlar asılsız çıksın diye çok dua ediyordum, ama olmadı. O yüzden sorun var zaten. Bir sene yoğun bir şekilde sırf Kuran üzerinde, onun kadına yönelik bakış açısını yakalayabilmek için çalıştım. En azından ‘bunlar Kuran’a aykırı’ diyebileyim istedim. Neticede bunların pek çoğu Kuran’ın genel yaklaşımı ve ruhuna çok aykırı olsalar da, Kuran’da gerçekten ataerkil bir fonun varlığını fark ettim. İşte bu fon insanları çok yanıltıyor. Örneğin bu araştırmaya başlamadan önce ‘Eşinizi şu durumlarda dövebilirsiniz’ şeklindeki ayeti hiç düşünmek istemezdim. Bu ayet yokmuş gibi davranmak isterdim. Çünkü açıklamasını bulamıyordum. Bizim modern bilincimizle böyle bir şeyi kabul etmemiz mümkün değil, ama bu ayet var.

     “Mümin kadının cenneti neden bir başka kulun subjektif rıza anlayışına endekslenmiştir?" diye soruyorsunuz...
       Tuksal: Evet çünkü ‘Kadın, kocasının rızasını almadıkça cennete gidemez’ şeklinde rivayetler var. Halk arasında çok yaygın ve kadınlar tabii ki bunlara inanıyorlar. Siz dini pek bilmiyorsanız ve size dini öğreten kişi bunu söylüyorsa, inanmaktan başka çareniz var mı?

     “Kadının potansiyel cinselliğinin suçlanıp erkeğinkinin kutsandığını" da söylüyorsunuz.
       Tuksal: Bu, bir hadise atfen çıkmış bir saptama. ‘Dininiz ve aklınız bu kadar eksik olduğu halde, akıllı, olgun adamları bu kadar kolayca baştan çıkarıyorsunuz’ şeklinde bir hadis rivayeti bu. Bunun sonucunda ‘her kadın potansiyel bir fitnedir ve düşünceleri şeytana çok yakındır’ yorumları yapılıyor. Zaten şu açıklamalar da yapılıyor: ‘Aslında bir erkek için kadın bir felakettir. Mal mülk ister; kıskançtır; erkeği ilimden, Allah’a ibadetten alıkoyar; en kötüsü bu kadar belalı olduğu halde erkek ondan vazgeçemez.’ Halbuki bu tür yorumların yapıldığı dönemlerde kadınlar sıkı sıkı örtünüyorlar. Erkeklerle görüşmüyorlar. Okumuyorlar. Evlerde yaşıyorlar. Cinsel açıdan günah işleyebilecekleri ortamlar zaten kısıtlanmış durumda. Yani hiçbir şey yapmıyorlar, ama hala onlardan korkuluyor. Neden? Çünkü onları ‘potansiyel fitne’ olarak görüyorlar.

     Hadislerde kadın
       Hidayet Şefkatli Tuksal’ın incelemesine göre bazı hadisler kadını şöyle tanımlıyor:
       Erkeğin kaburga kemiğinden yaratılmıştır.
       Eğridir, düzeltilemezler.
       Akıl ve din bakımından eksiktir.
       Cehennemin çoğunu oluştururlar.
       Nankör, süs düşkünü, cimridirler.
       Sır tutamazlar.
       Huysuz ve kıskançtırlar.
       Eşlerine ihanet ederler.
       Baştan çıkarıcı, uğursuzdurlar.
       Önünden geçtikleri kişinin namazını bozarlar.

     YARIN: İslami kesim Gonca Kuriş’e neden sahip çıkmadı?


21 Kasım 2019 Magazin Bülteni21 Kasım 2019 Magazin Bülteni

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber