Geri Dön

Doğru beslenme ile maksimum sağlık!

Optimum beslenme ''minimum hastalık riski, maksimum sağlık'' dolayısıyla da maksimum sağlıklı yaşam demektir.

Dilara Koçak


Tübitak MAM kongresinden günlük hayata kolayca uygulanabilecek önemli sonuçlar çıktı. Prof. Dr. Ayşe Baysal ile Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil aynı noktada birleşerek ''optimal beslenme'' konusunun altını tekrar çizdi.

Tübitak MAM (Marmara Araştırma Merkezi) Gıda Enstitüsü tarafından düzenlenen Uluslararası Gıda ve Beslenme Kongresi’nin ikincisi geçtiğimiz hafta gerçekleşti. Her yıl farklı temaların işlendiği kongrenin bu yılki ana teması ''Gelecek için gıda'' olarak seçilmişti.

Besin öğelerinin sağlık ile olan ilişkilerini incelerken bilim adamları günlerce yıllarca laboratuvarda çalışmalar yapıyor, gıda sanayine bu konuda önemli destek veriyor. Oysa bu besinleri tüketirken aklımızda kalan ilk şey ve tercihimizi belirleyen en önemli nokta genelde lezzet oluyor. Yemek yerken bazen hiç düşünmüyor olabilirsiniz ama aslında gelecek için önemli bir karar veriyorsunuz. Besinlerin işlevsel özellikleri hastalıklara karşı koruyucu ve sağlığı iyileştirici geliştirici özellikleri birçok araştırmacı tarafından sürekli yenileniyor.

Kongrede mesleğimizin Türkiye’deki kurucusu duayenemiz Prof. Dr. Ayşe Baysal Hocam da vardı. Beslenmeye bu kadar âşık ve kendi hayatında da tüm bildiklerini uygulayan başka birisi olamaz diye düşünüyorum. Bahçesinde çeşitli otlar yetiştiren, her sabah sofrasından ceviz, yeşil biber ve meyveyi eksik etmeyen hocamıza uzun ve sağlıklı ömürler diliyorum. Ayşe hocam bize beslenme ve hastalıklar ile ilgili çok değerli bilgiler aktardı. Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil ile Ayşe Hocam aynı noktada birleşerek ''optimal beslenme'' konusunun altını tekrar çizdi. Bence kongrenin en önemli tespitlerinden biriydi bu. Optimum beslenme yani ''minimum hastalık riski, maksimum iyi hal/sağlık'' dolayısıyla maksimum sağlıklı yaşam. Bunun için organizmanın yeterli ve dengeli yani optimum beslenmesi şarttır. Bunun sağlanamadığı durumda ise;

Yetersiz Beslenme = Bağışıklık sisteminde zayıflamaya sebep oluyor.

Aşırı Beslenme = Birçok hastalık için zemin hazırlama ve yaşam süresinde kısalma oluyor.

 
Beslenme ve hastalık ilişkileri
YetersizlikHastalıkAşırı tüketim
Potasyum, kalsiyum, magnezyumhipertansiyontuz ve doymuş yağ
Flordiş çürüğü şeker
İyotguatr
Antioksidantlarmeme kanseriyaÇ ve doymuş yağ
Folik asit,B12,B6,vit E,C antioksidantlarkalp hastalıklarıyaÇ ve doymuş yağ
sirozalkol
C vitamini mide hastalıklarıtuz,tütsülenmişbesin
Posakalın bağırsak hast.rafine tahıl
Egzersizşişmanlık yağ, şeker
Antioksidantlarkanseryağ, toksik besin
Kalsiyum, D vitamini, florosteoporoztuz, protein, kafein
Demir, folikasit, B12,proteinanemiçay
Posa, egzersizdiyabet şeker, rafine tahıl
Nar suyu damarları temizliyor

Kongreden çıkan bazı önemli ipuçları şöyle;

Soya ürünleri daha çok doğu kültürlerinde tüketilmektedir. Ama ülkemizde de tüketimin gittikçe artması olumlu bir gelişme olacaktır. Çünkü yüksek oranda isoflavonlar bulunmaktadır.
Lifli gıdalar ve baklagiller LDL (kötü) kolesterolü düşürmede yardımcı oluyor.

Tahılların en önemli bölümü kabuğundadır. Soyulduğu anda flavanoidler ve antioksidant kapasitesi azalıyor.

Omega 3 yağ asitleri depresyon, zihinsel bozukluklar için önemli. Omega 3 yağ asitlerinden EPA ve DHA özellikle balıkta bulunuyor. DHA beyin, gözler ve kalp sağlığı açısından önemlidir.

Antioksidantlar her gün mutlaka diyetimizde bulunmalıdır. Hem hastalıklara karşı önleyici hem de koruyucu özellikleri bulunmaktadır.

Nar suyu; damarları temizleyicidir. Bu sebeple kardiyovasküler hastalıklara karşı korur.

Tam tahıl ürünlerinin rafinerizasyonu sırasında yüzde 66 lif, yüzde 92 selenyum, yüzde 62 folat ve yüzde 99,8 fitokimyasallarda kayıp olmaktadır. Rafine edilmemiş olanları tercih edin.

Türkiye’de bireylerin yüzde 43’ü kardiyovasküler hastalıklar, yüzde 11’i kanserden ve yüzde yüzde 7,2’si diabetten ölüyor. Kanserle ilişkili hastalıkların yüzde 30 - 40’ını sağlıklı beslenerek geri döndürme olanağı var.

Günlük tüketilen 10 gramlık lif kaynağı, kalp krizi riskini yüzde 30 oranında azaltıyor.

Tam tahıl tüketimi yüksek olan kişilerin vücut ağırlıkları daha düşük olmaktadır.

Acı biberin içinde bulunan ''capsaicin'' isimli madde, kansere karşı koruyuculuk gösteriyor.

Şarapta bulunan ''resveratrol'' isimli madde doğal bir antioksidant ve koruyucu rolü var.

Çok fazla omega 6 yağ tüketimi (ayçiçeği, mısırözü gibi) vücutta omega-3 dengesini bozuyor.

Doğal olan her şey sağlıklı değildir, tüketilen doz çok önemlidir. Olumlu etkiden bahsetmek için güçlü kanıtlar ve çok sayıda bilimsel araştırma gerekir.

Sigara, diyabet ve vücut kitle indeksinin yüksek olması oksidatif stresi artırıyor.

Planlı gebelikler çok önemlidir. Gebelik öncesi ve ilk dört hafta folat alımı özellikle yeterli olmalıdır.
15 Aralık 2019 Magazin Bülteni15 Aralık 2019 Magazin Bülteni

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber