"Donumu satarım, tablomu satmam!"

"Donumu satarım, tablomu satmam!"

"Donumu satarım, tablomu satmam!"
13 Eylül 1998
Ersoy YÜZÜNCÜOĞLUAntika tablolara merakıyla tanınan Aziz Üstel, sosyetedeki sahte sanatseverler hakkında çok ilginç hikayeler anlattı. Bir geceliğine kiralanan değerli tablolarla davetlilere hava atıldığını duyunca kulaklarımıza inanamadık.

Hepimiz onu televizyon programlarından, purosundan, Levent Kırca'nın unutulmaz tiplemesinden, Smith Wesson silahlarının Türkiye temsilciliğinden tanıyoruz. O da bir resim tutkunu. Rahmetli eşi Neslihan Hanım sayesinde resme olan ilgisi artmış. Ama bu ilgi hiç resim yapmak yönünde olmamış. "Ben terbiyeli bir adamım. Haddimi bilirim," diyor. O daha çok beğendiği ressamların en güzel eserlerini toplamaktan yana. Bir zamanlar "koleksiyonuma katmam gerekenler" listesi yapıyormuş. Artık yapamıyor. Çünkü istenilen rakamlar 60 parçalık koleksiyonunun büyüme hızını yavaşlatmış. İşte antika - sanat dünyasında dönenler ve Aziz Üstel...
Aziz Üstel'in resme ilgisi Ankara'da başlamış. O dönem kıymetli yazarlarla, ressamlarla girdiği dost sohbetleri onu oldukça etkilemiş. Ardından rahmetli eşi Neslihan Hanım'ın sanat programı prodüktörü olması ve bu konularda Üstel'in deyimiyle "müthiş kültürlü bir insan" olması resme duyduğu ilgiyi artırmış. Üstel'in aldığı ilk resim Necdet Kalay'a ait "Topkapı Garajı". "Gerçekten en güzel resimlerinden biridir," diyor. "1973 yılıydı galiba. 2 bin 500 lira vermiştim bu resme. 500 lira peşin 250 lira taksitle. Öde öde bitmemişti," diyerek kahkahayı patlatıyor.O zaman 2 bin 500 liraya alınan bu tablonun fiyatı şimdilerde 5 - 6 milyar lira civarında. "2 bin 500 lira ulaşılamaz bir rakam değildi. TRT'de bin 700 lira maaş alanlar vardı. Ben şimdi 5 - 6 milyar lira maaş alan tanımıyorum," diyerek artan talep ve geçen yıllarla resimlerin nasıl değer kazandığını anlatıyor. Kendisi resme asla bir yatırım aracı olarak bakmamış. Ancak antikadan çok prim yaptığı kesin. Aziz Üstel bize çok basit bir hesapla, tabloların sanatsal değerinin ötesinde neden bu kadar değer kazandığını da aktarıyor. "Bizde resim Osman Hamdi Bey'le başlar. Yaklaşık 130 sene önce. Bu sürede taş çatlasa 30 ressam yetişmiştir. Her biri 300 resim yapmış olsa 9 bin resim eder. Bunun 5 bini devlette, 2 bini banka koleksiyonlarında, beş yüzü zayi ve bin 500'ü de resim tutkunlarına dağılmış durumda. İşte tüm bu bağırtı çağırtı bin 500 resim için yapılıyor," diyor.
"Sosyete denilen, parası çok ama aklı kıt birtakım insanlarda ve zekası çok ama aklı kesin kıt insanlarda bir takım şeyler görüyorum," diyerek sözüne devam ediyor ve bizleri şaşkına çeviren bir olaydan bahsediyor. Bir gün arkadaşının galerisinde oturmuş sohbet ediyorlar. O sırada bir telefon geliyor. Telefondaki hanımefendi galericiye elinde bulunan Halil Paşa'dan tutun da Osman Hamdi Bey'e kadar tabloları soruyor. Arkadaşı heyecanlanıyor. Çünkü bahsedilen sayıda tabloların toplam değeri milyonlarca dolar. Yalnız hanımefendi bunların hepsini akşama istiyor. İlk başta şoka giriyorlar. Sonradan anlaşılıyor ki hanımefendi bu değerli tabloları satın almak değil, akşam davetlilerine hava atabilmek için kiralamak amacıyla soruyormuş.
Bazen tablolarını ufak çaplı kredi olaylarında kullananlar da oluyor. Bir gün bir işadamı bir bankadan kredi alacak. Kredi istihbarat memurları adamın bürosuna gidiyorlar. O sırada iki galerici gelip duvarlardaki ünlü ressamların tablolarına fiyat biçiyorlar. Memurlar da bir yandan not alıyorlar. Bir rapor hazırlanıyor. Raporda istenilen kredinin verilebileceği, zaten ofisin duvarlarındaki resimlerin kredinin en az 5 misli değerinde olduğu belirtiliyor. Halbuki bilmiyorlar ki işadamı o resimleri eş dosttan, memurlara zengin görünebilmek için almış. İşadamı krediyi alıyor ve üç gün sonra ortadan kayboluyor. Üstel "Bu ciddi hikayedir. Öyle fıkra değil," diyor.
Muhabbet sarınca "Bir hikaye daha anlatayım size," diyor. Ankara'da bir devlet dairesinde geçiyor olay. Devlete iş yapan bir müteahhit, dairenin duvarında çok hoş bir tablo görüyor. Tabloyu almak istediğini, kendisinin ve eşinin de aslen İstanbullu olduğunu ve eşinin böyle deniz manzaralı resimlere bayıldığını söylüyor. Tablo demirbaşa kayıtlı olduğu için biraz bürokrasi ile uğraşıp tabloyu bir kamyonet karşılığında alıyor. Aradan bir vakit geçiyor ve demirbaş teftişi yapıldığı sırada müfettiş tabloyu sorduruyor. Tablonun 1 milyar 750 milyon lira değerindeki kamyonet karşlığında satıldığını öğrenince, gerçek değerinin tespitini istiyor. Bir de ne görsünler... Tablo Hikmet Onat'ın ve o günkü piyasa değeri 100 milyar lira. Hemen müteahhiti bulup tabloyu geri istiyorlar ancak satışında herhangi bir usulsüzlük olmadığı için alamıyorlar. Müteahhit geri vermek için 100 milyar lira istiyor. Üstel ekliyor: "Bakanlıkların, devlet dairelerinin duvarları servetle doludur. Özelleştirmeye gerek yok. O tabloları satsalar yeter".
Aziz Üstel tablo satın alacağı zaman mutlaka koleksiyoner Naci Terzi'ye danıştığını söylüyor. Amerika'dayken gördüğü ilginç bir uygulamadan da söz ediyor Üstel. 19. yüzyıldan kalma tuvaller ve üzerindeki boyalar özel bir yöntemle tekrar değerlendiriliyor. O dönem ressamlarının eserleri taklit ediliyor. Kızılötesi testten bile geçse tuval ve boya 19. yüzyıldan kaldığı için sahte olduğu anlaşılamıyor. Bu nedenle sürekli danışıyor. "Ben ressamı tuvalin başında boyarken görsem gene de işin uzmanına sorarım," diyor. Her birini evladı gibi sevdiği tablolarını herhangi bir şekilde satmayacağının, kiralamayacağının, takas etmeyeceğinin altını çiziyor. "Allah büyük bir hastalık vermedikten sonra donumu satarım ama tablolarımı satmam," diyerek onlara olan bağlılığını sergiliyor.Tablo alırken pazarlık yapıp yapmadığını sorduğumda "Yapmaz mıyım, pazarlık bu işin şanındandır. Pazarlık yapmadan, hemen alırsan satıcı kendini kötü hisseder. Hemen "Ulan yuh be! Gene beni kazıklamaya çalışıyorsun," diye başlayacaksın. O da "Ya Aziz Abi, eşek ölüsü mü alıyorsun," diye başlar. Benim pazarlığım sağlam değildir ama satıcının kendini iyi hissetmesi ve beni tekrar araması için pazarlığı yaparım," diyor.

19 Ekim 2019 Magazin Bülteni19 Ekim 2019 Magazin Bülteni

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber