Fay bürokrasiyi kırdı

Fay bürokrasiyi kırdı


İstanbul'un zemin yapısını ortaya çıkaracak proje 9 ay sonra onaylandı


       İstanbul zemininin depremde nasıl tepki vereceğini ortaya çıkarmak üzere Japonya'nın Türkiye'ye hibe ettiği, ancak 9 aydır bürokrasiye takılan 7 milyon dolarlık proje sonunda onaylandı. Dışişleri Bakanlığı, projeyi yürütecek Japon Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin anlaşma imzalanmasında bir "sakınca bulunmadığını" belirtti.
       Kasım ayında Japonlar'ın başlatacağı çalışmayla İstanbul'un zemin haritası çıkarılırken, belediyenin yürüteceği bina envanteri çalışmasıyla da binaların depremde vereceği tepki ortaya konulacak. İki yıl sürecek çalışmanın sonucuna göre binaların desteklenmesi veya yıkılması "tavsiye" edilecek.

Binaların envanteri çıkacak

       Japonlar'ın, İstanbul'u olası bir depreme hazırlamak için belediyeye hibe ettiği 4.2 trilyon liralık "Mikro Bölgeleme Projesi" Dışişleri Bakanlığı ile belediye arasında halen devam eden yazışma trafiğine neden olmuştu. Çalışmanın gecikmesine isyan eden Ulusal Deprem Konseyi 2. Başkanı Prof. Dr. Aykut Barka, "Ankara, savaş halinde bürokrasi uyguluyor" diyerek tepki göstermişti.
       Dışişleri Bakanlığı, 25 Eylül 2000 tarihinde Zemin ve Deprem İnceleme Müdürlüğü'ne gönderdiği yazıyla, bazı maddelerin değiştirilmesi koşuluyla belediyenin JICA ile anlaşma yapmasında bir sakınca bulunmadığını belirtti. Ekonomik İşler Genel Müdürü Sevinç Dalyanoğlu imzasını taşıyan "Acele" damgalı yazıdan sonra, belediye harekete geçti. Büyükşehir Belediyesi Zemin ve Deprem İnceleme Müdürü Mahmut Baş, önümüzdeki hafta JICA ile yapılacak anlaşmadan sonra Kasım ayında çalışmalara başlanacağını, belediyenin de ihale yoluyla İstanbul'daki 1 milyon 200 bin binanın envanterini çıkaracağını söyledi.
       Prosedüre göre çalışmalara Türkiye ve Japonya Dışişleri Bakanlıkları arasında yapılacak Nota teatisinden sonra başlanacak. JICA'nın kendi deprem cihazlarıyla Türkiye'ye gelerek zemin incelemelerine başlayacağını belirten Baş, "Elimizdeki bütün verileri kendilerine sunacağız ancak yeterli bulmazlarsa yeniden sondaj yapıp daha fazla veri toplayacaklar. Mikro bölgeleme çalışmasıyla İstanbul'un zemin yapısını yanal ve düşey yönde ortaya koyacaklar" dedi.
       Belediyenin ihale edeceği risk analiziyle ilgili olarak da bilgi veren Baş, "Japonlar'ın çalışmasıyla, belediyenin risk analizi çalışmasının beraber yürümesi gerekiyor. Japonlar zemin haritasını çıkarırken, Ocak ayından itibaren biz de bina enventerini çıkarıp, deprem anında binaların nasıl tepki vereceğini araştıracağız. Binaların statik yapısı, projeleri, yaşı ve beton kalitesinin dışında su, kanalizasyon ve doğalgazların da depremde verebileceği zararları inceleyeceğiz" diye konuştu.
       Binaların stratejik önem sırasına göre inceleneceğini de sözlerine ekleyen Baş, "Okul, hastane, karakol, telsiz istasyonları, televizyon ve radyo verici istasyonları, itafaiye, sağlık ocakları, valilik, belediye ve izin alınırsa Garnizon Komutanlığı Karargahları da incelenecek. Sonra da diğer binalar incelenecek. Bu çalışmalar sırasında vatandaştan para alınmayacak, vergiler kaynak olarak kullanılacak" dedi.

Deprem Yasası işte böyle reddedildi

     TBMM tutanakları, Marmara ve Düzce depremlerinin yarattığı ağır hasarın depremin şiddetinden çok, plansız imardan kaynaklandığını ortaya koyuyor
     SERHAT OĞUZ İstanbul

       Yer: Türkiye Büyük Millet Meclisi...
       Tarih: 2 Mayıs 1985...
       İktidar: Tek başına ANAP
       Konu: Muhalefetteki Halkçı Parti Milletvekili Mehmet Üner'in, "Sağlıksız yapılaşmayı engelleyen yasa tasarısıyla" ilgili verdiği ek önergenin görüşülmesi
       Tutanaklardan...

       Halkçı Parti Kayseri Milletvekili Mehmet Üner: Yapı ruhsatı almak için dilekçeye zemin etüdü projesi, yani arazinin depreme uygun olduğuna ilişkin bilimsel rapor eklenmesi zorunludur.
       Başkan: Komisyon üyeleri ve hükümet bu önergeye katılıyor mu efendim?
       İmar ve İskan Bakanı İbrahim Özdemir: Katılmıyoruz efendim.
       Devlet Bakanı Kazım Oksay: Katılmıyoruz efendim.
       Üner: Her yerleşim yeri, doğal çevrenin bir parçasıdır. Düzenli, dengeli ve sağlık yerleşimin baş koşulu, yer seçiminin uygun yapılmasına bağlıdır. Yasa tasarısında jeolojik özelliklerin göz önüne alınmadığı görülmektedir. Ülkemiz doğal afetler ve bunların en acımasızı olan depremlerin yoğun yaşandığı ülkelerden biridir. Yüzde 92'si deprem bölgesi içinde olan ülkemizde nüfusun yüzde 95'i deprem tehlikesi altında yaşamaktadır. Sadece son 45 yılda depremlerde 60 bin insanımız hayatını kaybetmiş, 400 bin konut yıkılmıştır. Yalnızca depremlerin yol açtığı ekonomik denge kaybının en az 15 Atatürk Barajı'nı yapabilecek boyutta olduğu anlaşılır. Depremin ülkemize açtığı zararlar Japonya'ya oranla 30 kat daha fazladır. Bu durumu yaratan en önemli neden, jeolojik incelemeler sonucu sakıncalı görülen yerlerin yerleşime açılmasıyla jeolojik inceleme yapılmaksızın iskana izin verilmesidir. İl ve ilçe imar işleri kurullarında jeoloji mühendisliği disiplininin temsil edilmesi yanında, belediyelerde jeoloji mühendislerinin istihdamına geçilmesi sağlanmalıdır."
       Başkan: Önergeyi oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler... Etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.

Yasa hala aynı

       İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Cemal Gökçe de, felaketten 14 yıl önce yaşanan bu gelişmelerin rant kavgasından kaynaklandığını ifade ederek şunları söyledi:
       "Bu örnek, imarın ranta dönüştüğünün en açık kanıtıdır. Ne acıdır ki, aradan geçen süreye ve yaşanan felaketlere karşın yasa eksikliği hala sürüyor. Bu önerge kabul edilseydi, yapı sektörünün ne kadar önemli olduğu, deprem felaketine karşı sağlıklı yapılaşmanın ne kadar koruyucu olduğu anlaşılırdı."

7 Aralık 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber