Geri Dön

Kahvaltıyı atlamayın!

Çocuklarınızı bu yarıyıl tatilinde sağlıklı beslenme kampına alın. Böylece temel ilkeleri öğretebilir ve siz de dengeli beslenerek onlara örnek olabilirsiniz.

Taylan Kümeli

Okul döneminde yemek zamanlarını daha yağlı besinlerle ya da sandviç tarzı atıştırmalarla geçiştirmek zorunda kalan, günün en önemli öğünü olan kahvaltıyı ihmal eden, dolayısıyla yeterince sağlıklı beslenmelerini sağlayamadığımız çocuklarımızı yarıyıl tatilinde doğru beslenmeye biraz yaklaştırabiliriz.

Çocukluk döneminde edinilen beslenme alışkanlıkları ileri yaşlardaki beslenme düzenini de etkiliyor. Yanlış beslenme düzeni ise diyabet, kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon gibi çeşitli hastalıklara yol açıyor. İşte özellikle ileri yaşlarda görülen bu hastalıkları, daha küçük yaşlarda doğru beslenme alışkanlıklarını hayata geçirerek önlemek mümkün.

Çocuğun beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesinde ailenin rolü büyük. Öncelikle annenin beslenme konusunda bilinçlenmesi, pişirme tekniklerini öğrenmesi ve çocuğunun hangi besinden ne kadar tüketmesi gerektiğini bilmesi gerekiyor. Eğer çocuğunuza "Kızartma veya tatlı yemen yasak" derken, karşısında siz bunları tüketirseniz başarılı sonuç elde edemezsiniz.


En önemli öğün

Sabah ailenin işe geç kalma endişesi, çocukların kendilerini aç hissetmemeleri, kahvaltı etmeyerek zayıf kalacaklarını düşünmeleri, servis zamanlarının gelmesi kahvaltının atlanma nedenlerinden bazılarıdır. Kahvaltı günün en uzun açlığı olan gece açlığını takip etmesi nedeniyle biten enerjinin tekrar alınabilmesi için en önemli öğündür. Kahvaltı kan şekeri olarak bilinen glikoz için kaynak oluşturduğundan büyük önem taşır. Glikoz beynin en önemli enerji kaynağıdır çünkü beyin bir enerji deposuna sahip değildir. Çocuklar okulda, yetişkinler işyerinde beyin fonksiyonları için yüksek oranlarda glikoza ihtiyaç duyar. Uyanır uyanmaz gereksinim duyulan tüm besinleri karşılayıp vücudun güne hazır hale getirilmesi gerekir ki bu, çocukları fiziksel ve psikolojik olarak etkiler.

Kahvaltı çocukları öğrenmenin getireceği zorluklara karşı hazırlar. Gelişim sürecini henüz tamamlamamış bireylerin hızlı değişimleri, yeterli ve dengeli beslenmeyle desteklenmelidir. Gerekli olan karbonhidrat, protein, yağ, vitamin ve minerallerden oluşan besin öğelerinin doğru öğünlerde yeterli miktarlarda alınmaması bağışıklık sistemini zayıflatır. Bu nedenle her çocuğun düzenli bir şekilde kahvaltı yapması sağlanmalıdır.

Bir çalışmaya göre 10-19 yaş grubunun yüzde 25'ini obez çocuklar oluşturuyor ve her yıl bu oran hızla artıyor.
Günün büyük bölümünü kapsayan okul saatleri çocukların hayatında büyük rol oynadığı gibi beslenmelerini de direkt etkiliyor. Okullarda beslenme eğitimi programlarının yer alması çocuklara sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazandırılmasında önemli bir anahtar olabilir. Öğretmenlerin de beslenme konusunda bilgili ve doğru örnek olması gerekir. Okul saatlerinde karşılanacak öğünlerin doğru besinlerden seçilmesi, hijyenik olması, taze sebze ve meyvelerden oluşan ara öğünlerin eklenmesi en temel önerilerdendir.


Nelere dikkat etmeli?

Eve abur cubur niteliğindeki besinleri almayın ve çocuğunuzun yanında bu tür besinleri tüketmeyin.
Şeker ve yağ içeriği yüksek olan, abur cubur olarak nitelendirdiğimiz besinleri ödül amaçlı kullanmayın. Aksi halde sağlıklı besinleri tüketmesini istediğinizde çocuğunuz bunu ceza gibi algılayacak ve tüketmek istemeyecektir.
Çocuklarınıza besinler ve sağlıklı beslenme konusunda eğitim vermeye çalışın. Zorlanıyorsanız bilginizi artırmak için bir diyetisyenden yardım alın.
Çocuklarınızı piyasadaki besinlerden tamamen uzaklaştırmanız mümkün olmayacaktır. Fakat zaman zaman bunların yerine geçebilecek daha sağlıklı besinler hazırlamaya veya ürünlerin içinde daha sağlıklı olanları ayırmaya çabalayarak bu alternatifleri onlara belirli aralıklarla sunabilirsiniz.

Haftanın öğüdü


Çocuğunuza seçme şansı verin
Anne ve babalar olarak mutfağa girip çocuklarınızın da mutfakta daha çok vakit geçirmesine fırsat tanıyın.
Çocuğunuzun sebze ve meyveleri seçmesine ve hazırlamasına izin verin.
Sık sık sebze servis edin. Sebze yemeklerini değişik yöntemlerle hazırlamaya çalışın. Örneğin, çok sevdikleri makarnayı sebzeli makarna şeklinde sunarak veya yoğurdun, çorbanın, çeşitli besinlerin içine karıştırarak çocuğa sebzeyi sevdirebilirsiniz.
Sebzeleri çok uzun süre pişirmeyin ki renklerini ve canlılıklarını kaybetmesinler. Görünüm açısından olduğu kadar vitamin kaybının yaşanmaması için de bu önemlidir.
Yemek aralarında da çocuklarınıza çiğ sebze veya meyve servis edin.
Sebze ve meyveleri küçük ama şekilli olacak şekilde yemeğin içinde kullanmaya çalışın.

Kahraman itfaiyeci anlattı! Yüsra bebeğin kurtuluşunda yürek yakan 'baba' gerçeğiElazığ'daki depremde Mustafa Paşa Mahallesi'nde yıkılan binanın enkazından yükselen kadın sesi üzerine harekete geçen jandarma ekiplerinin çalışması sonucu 2,5 yaşındaki Yüsra 24 saat sonra kurtarıldı. Yüsra'yı kurtaran ekipte yer alan kahraman itfaiyeci Yüsra'nın babasının ailesine kalkan olduğunu söyledi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber