Geri Dön

O fotoğraf

Hakkâri - Yüksekova’da güvenlik güçlerine taş atan gösterici çocukla sohbet eden polis fotoğrafındaki ‘insancıl’ vurgu nedeniyle mesajın bilginin önünde gittiği eleştirisine katılmıyoruz

O fotoğraf

Bazen bir fotoğraf sayfalar dolusu haberden daha fazlasını anlatır, kamuoyunu etkiler. 28 Aralık 2009 tarihli Milliyet’te yer alan fotoğraf da bu tanıma uyuyordu. Kaldırımda kendisine taş atan çocukla sohbet eden polis görüntüsünü televizyon haberlerinden de anımsayacaksınız. Yer, Hakkâri Yüksekova.
KCK operasyonlarını protesto eden göstericiler arasında Güneydoğu’nun ‘taş atan çocukları’ da var. Ve çocuklardan birisi, eli şakağında oturuyor. Milliyet, haberi ‘Bana niye taş attın çocuk!’ başlığıyla vermiş. Haberin devamında ise ‘Sokak Savaşı’ başlığı altında Hakkâri’deki olaylar derlenmiş.
Ertesi gün Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde şiddet tırmanıyor, “Çocuklarla maskeli ‘taş’ sohbeti” başlığı atılıyor. Haberde ‘Gaz maskeli polislerin küçük çocuklarla taş atmamaları konusunda sohbet ettikleri’ belirtiliyor.

Gazeteler soru sormak için midir?
Nedim Sarfi adlı okurumuz haberde bilgiyi öne çıkarmak yerine mesajı fotoğrafa yüklemeye dönük yaklaşımı eleştirmiş:
“Milliyet’in geçen hafta ‘Bize niye taş atıyorsun çocuk’ ya da ‘Çocuklarla maskeli ‘taş’ sohbeti’ başlıklı haberlerini dikkatinize sunmak istiyorum. İki haberinizde de polislerin kendilerine taş atan çocuklarla olan görüntüsü son derece çarpıcı. Ancak haberlerin içeriği fotoğraf karesindeki mesaj kadar anlamlı değil. Polis ‘Niye taş attın çocuk’ diye soruyorsa bunun bir yanıtı olmalı. Bu ilk haberinizde yok. İkinci haberde de sohbet ifadesi kullanılmış. Bu sohbetin de konusu belli ama niye, nasıl bir sohbet olduğu belli değil. Fotoğraflar habere konu olmamış, birer cümleyle geçiştirilmiş.
Eğer basın genel olarak bilgilendirici hatta ikna edici bilgi kaynakları ise bu iki haberi nasıl değerlendirmeliyiz? Çünkü basın her zaman olduğu gibi bilgiyi bize ortaya konulan tepkiler ve belli bir yargıyla sınırlandırmaya devam ediyor. Her sorunun bir karşılığı vardır; bu nedenle ben de sormak istiyorum. Türk basınında verilen mesaj neden her zaman bilginin önüne geçiyor? Peki gazeteler soru sormak için midir?“

Ombudsman’ın Görüşü:
Okurumuzun eleştirisine katılmıyorum. Evet gazeteler bazen soru sormak içindir. Bilgi de çoğu kez o sorunun içerisindedir. Bir bilgiyi okurun kafasında soru işareti haline getirmek bazen haberin önemini ve değerini ortaya koyar. “Niye taş attın çocuk!” sorusu bu nedenle önemlidir...
28 Aralık tarihli fotoğraf, üzerine başlık atılmasa da çok şeyi anlatıyordu. ‘Kürt açılımı’ nedeniyle Türkiye hassas bir dönemden geçiyor. DTP kapatıldıktan sonra KCK operasyonlarıyla artan gösterilerde çocukların öne çıkarılması güvenlik güçlerinin şiddet olaylarını bastırma konusunda çok daha sorumlu davranmalarını gerektiriyor.
Hakkâri Yüksekova’da kepenkleri indirilmiş bir mağaza önünde bir çocukla polisin birbirlerini anlamaya dönük sohbeti insancıl açıdan çok değerlidir.
Yazı İşleri, fotoğrafı birinci sayfadan görmekle doğru bir tercih yapmış.
Mesajın, bilginin önünde gitmesi ise medyaya yönelik genel bir izlenim olsa bile 28 Aralık tarihli Milliyet’i bu eleştirinin dışında tutmak gerekiyor.
Olayların akışı ve kimi belirsizlikler nedeniyle bazen ‘soru’ içeren başlıklar atılıyor.
Elbette gazetenin görevi o sorunun yanıtını da içerecek şekilde haberleri eksiksiz sunmaktır.

Manisa ve İzmir'de hissedilen depremle ilgili uzmanlardan ilk açıklama!Manisa ve İzmir'de hissedilen depremle ilgili deprem uzmanı Prof. Dr. Şükrü Ersoy ise durumun kritik olduğundan bahsederek fayın kuzeye doğru hareket ettiğinden söz etti.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber