Oynamak ya da çabalamak

Oynamak ya da çabalamak

Oynamak ya da çabalamak

GeçtİĞİmİz cumartesi bizim lig maçından önce başka bir kanalda, İngiliz Premier Ligi’nden bir maç vardı. Hakem hakem deyip duruyoruz. Maç sertti ama bir tane ayağa tekme, yüze yumruk ya da dirsek yoktu. Bizde istisnasız her takım futbolcusu bileğe dayıyor tekmeyi. Bir giriyorlar ki... Daha doğrusu ya topa girmesini bilmiyorlar ya da futbolu erkek oyunu zannederken bunun da kıstasını rakip futbolcuyu sakatlamak olarak algılıyorlar. Ondan sonra hakem hakem diye bağırınıyoruz.

Denİzlİ-Galatasaray maçını Radyo D’de anlatan Ümit Aktan ne inciler döktürmüş. Abartmayalım beyler...

"Cesur Yürek" (Breave Hart) filminin finali uzun. Yaklaşık 7 dakika sürüyor. Bu süre iki reklam kuşağına bölündü. Bu reklam bölünmesi yaklaşık 15 dakikayı buldu. Getirip getirip son sahnelerde bunu yapmanın anlamını bana biri anlatsa. Hangi pazarlama mantığına uyduğunu söylese. Hangi reklamcılık mantığına uyduğunu izah etse. Bu şekilde ürünün milletin kafasına daha kakalandığını ispatlasa. Aynı durumla son zamanlarda "Tatlı Hayat" dizisinde de karşılaşıyoruz. Bu hafta yine aynı şey olmuş. Hayret bir şey doğrusu.

Her yerde sitcom. Şimdi her önüne gelen bir sitcom çekiyor. Bunlardan biri de TGRT’de başladı: "Çocuklar Duymasın". Tamer Karadağlı ve Pınar Altuğ başroldeler. İşte fark hemen ortaya çıkıyor. Tiyatrocu olmak zor zenaat. Karadağlı oynuyor, Pınar Altuğ çabalıyor. Sitcom bir yerde "hodri meydan" gibi bir durum oluşturuyor. Yani sahne üstünde oynayanla "hadi bunu da yapalım" diyen arasındaki farkı. Tabii bazıları buna ayak uydurabiliyor (Gülben Ergen gibi).

TV’de büyükbaşların tepinmesi arasında güzel ayrıntılar keyif veriyor. "HaberTürköte (kablolu yayında yer alıyor) Eskici Bandosu vardı. Tam 34 yıldır ayrılmayan arkadaşların kurduğu bir bando. Çok satma, şöhret olma gibi insanı sinir eden kaygılardan uzak, kafalarına göre takılanların dünyasından güzel bir kesitti.





6 Aralık 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber