Geri Dön

Solda hesaplaşma 160 bin sattı

Solda hesaplaşma 160 bin sattı


Almanya'nın eski Sosyal Demokrat Parti lideri Lafontain yazdığı kitapta Başbakan Schröder'i yalancılıkla itham ederken, parti arkadaşlarını yanlışlıklara alkış tutmakla suçladı


       Almanya haftalardan beri maliye eski bakanı ve Sosyal Demokrat Parti (SPD) lideri Oskar Lafontaine'nin yazdığı "Kalp solda atar" adlı kitabı tartışıyor. Piyasaya çıkmadan önce büyük yankı yaratan kitap önceki gün Frankfurt'ta açılan Uluslararası Kitap Fuarı'nda yapılan tanıtım toplantısından sonra satışa sunuldu ve ilk gün 160 bin adet sattı.
       Almanya'da 16 yıl iktidarda kalan Helmut Kohl hükümetini yıkarak iktidara gelen Sosyal Demokrat Parti'nin lideri olmasına karşın başbakanlık yarışını en yakın çalışma arkadaşı Gerhard Schröder'e kaptıran, ancak hükümetin kurulmasıyla Maliye Bakanı olarak kabineye giren Lafontaine, işverenlere vergi indirimi getiren başbakanla anlaşmazlığa düştü.
       Maliye Bakanı olması iş çevrelerinde büyük huzursuzluk yaratan Lafontaine ile Schröder arasındaki anlaşmazlık şok bir istifayla noktalanırken yeni bir tartışma ortamı da başlamış oldu. Bakanlık koltuğuyla birlikte parti genel başkanlığından da istifa ederek evine çekilen Oskar Lafontaine, "Schröder, seçimden önce verdiği sözlerin hepsini unuttu. Yalancılığına dayanamadığım için istifa ettim. Göz göre yapılan bir yanlışlığın içinde yer alıp sorumluluğu kabul edemezdim. Beni kamuoyu önünde savunması gerekirken bunu yapma gereği duymayan bir başbakanla zaten daha fazla çalışamazdım" dedi.
       Partide tüm olup bitenleri en ince detayına kadar kaleme alan ve hemen hemen herkesi suçlayan Lafontaine, Schröder'in, olayın büyümemesi için kendisine Meclis Grup Başkanlığı önerdiğini, ancak bunu hiç düşünmeden reddettiğini yazdı.
       Kitabının yarattığı etkinin, partisinin son zamanlarda girdiği yerel seçimlerin hepsinden yenilgiyle çıkmasına yol açtığı öne sürülen Lafontaine, kendisini parti haini ilan eden arkadaşlarını, Schöder'in yanlışlıklarına alkış tutmakla suçladı. Özellikle dar gelirli, emekli ve işçileri olumsuz etkileyecek Tasarruf Paketi'nin sosyal demokrat bir iktidara yakışmadığını belirten Lafontanie, "Ben de devlet harcamalarından tasarruf yapılması gerektiğini savunuyorum. Ama işverenin sırtından 8 milyar marklık vergi yükü kaldırılırken, emekli maaşlarının düşürülmesini öngören Schröder, seçmenlerimize ihanet etti. Bu ihanette yer almam sözkonusu olamazdı" dedi.
       Almanya'nın 16 yıllık sağ iktidar döneminden sonra yakaladığı şansı kaçırdığını belirten Lafontaine, büyük olay yaratan kitabı kaleme almasının nedenlerini şöyle açıkladı:
       "Artık bir ülkede izlenecek politikanın uluslararası finans çevreleri tarafından belirlendiğini herkesin bilmesini istiyorum. Ancak sosyal demokrasinin görevi buna son vermektir. Bir ülkede verilecek tüm politik kararları, demokratik yolla seçilen parlamentolar belirlemelidir. Biz iktidara geldiğimiz ilk aylarda bunu gerçekleştirmek amacıyla bazı adımlar attık.
       Bunun büyük tepki gördüğünü biliyorum. Ancak politikada bazı projeler uzun vadeli bir koşuyu gerektiriyor. Ben 30 yıldan beri bu ülkede en üst düzeyde politika yapmış biriyim. SPD'nin genel seçim zaferinde çalışmalarımın da etkisi oldu. Ancak daha sonra hiç de uzun ve büyük acı veren bir düşünme süreci yaşayarak bakanlığı ve parti başkanlığını bırakma kararı aldım. Keşke başlattığımız yolda yürüyebilseydik.
       Ancak politika bir takım oyunudur ve oyuncular arasında uyum olmadığı zaman yürümesi mümkün değildir. Bundan sonra karıma ve oğluma daha uzun zaman ayırmak istiyorum. Kitabımın sosyal demokrasinin ilkelerini gündeme getirdiğini ve tartışmalara yol açtığını görüyorum. Yanlış bulduğum hiçbir politikanın içinde olmadım, bundan sonra da olmam mümkün değildi."

Fischer de kitap yazıyor

       Alman politik yaşamında ilk kez görülen kitaplı hesaplaşma politikaya bir akım getirdi. Lafontaine'den sonra Federal Dışişleri Bakanı Joschka Fischer de "Kendime doğru uzun koşu" adı altında anılarını kaleme aldı. Politik kariyerinden özel yaşamına, hatta bir anda inanılmaz derecede kilo vermesini sağlayan ve hala merak edilen rejimine kadar her konuya değinen Yeşil poltikacının kitabının da aynı ilgiyi görmesi bekleniyor.

İspanya'da'savaş rüşveti' skandalı

İngiliz ve ABD gizli servislerinin, 2. Dünya Savaşı'nın ilk yıllarında İspanya'da iktidarda olan Franco'nun generallerini, Hitler'in yanında savaşa girmemeleri için rüşvete boğdukları ortaya çıktı.
       Generallere ödenen paranın, o devrin rakamlarıyla 13 milyon dolara ulaştığı belirlendi. Bazı İngiliz ve İspanyol gizli servis belgelerinin açıklanmasıyla ortaya çıkan olay, 1940'lı yıllarda yaşandı. Paris'in Naziler'in eline geçmesiyle başlayan olay, Churchill tarafından Avrupa'nın "en kara günü" denilen günlerde yaşandı. Gizli operasyonda, İngiliz hazinesinden çıkan paralar, New York'taki bankalar aracılığıyla İspanya'ya ulaştırıldı.
       Edinburg Üniversitesi'nden Dr. David Stafford'un bu konudaki açıklamalarına göre, örtülü ödenekten çıkan paraların yerine ulaşması için, Franco'nun arkasındaki "para babası" milyoner banker Juan March kullanıldı. Bu kişi, parası ve iktidarıyla çevresine dehşet saçan, "Akdeniz'in son korsanı" diye anılan bir zengindi. Rüşvetleri dağıtırken, "Bunlar İspanya'nın savaşta tarafsız kalmasını isteyen iş çevrelerinden toplandı" diyordu.
       Franco'nun, Hitler'le flörtüne rağmen bu ödemeler 1943'e kadar sürdü.



Kıvanç Tatlıtuğ'un mangal keyfiZaman zaman sosyal medyadan paylaşımlarda bulunan oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ, bu kez mangal yaparken çekilen videosunu yayınladı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber