Geri Dön

TEMA'dan dış müdahele

TEMA'dan dış müdahele


İnsan eliyle ekosistemi bozulan ve ölümcül hastalıklar saçan dünyanın dördüncü büyük gölünün kurtarılmasına çalışılıyor


       Özbekistan ile Kazakistan’ın tam ortasında yer alan ve yanlış sulama sonucu hızla çölleşen Aral Gölü, bölge insanını tehdit ediyor. Özbekistan, Kazakistan, Türkmenistan ve Kırgızistan cumhuriyetleri sorunun çözümü için çaba sarfediyor. Ülke sınırlarını aşan TEMA Vakfı da bu çabaya destek oldu. Vakıf, ekosistemi bozulduğu için çevresinde yaşayanların hastalıklara yakalanmasına neden olan gölle ilgili bir belgesel hazırladı. İki yıl önce çekimine başlanan ve İngilizce, Rusça, Türkçe olarak hazırlanan belgesel, önümüzdeki ay, Avrupa ve Asya ülkelerinin devlet başkanlarına sunulacak. Aral Gölü’nün kurtarılması için kamuoyu oluşturmaya çalışan TEMA, belgeselin dünya televizyonlarında yayınlanmasını da sağlayacak.

Türkiye de tehdit altında

       Belgeselin finansmanını bizzat üstlenen TEMA Vakfı Başkan Vekili Nihat Gökyiğit, aynı tehlikenin Türkiye’yi de tehdit ettiğine dikkat çekti. Türkiye’deki göllerin yanlış sulama, gübreleme, ilaçlama ve erozyonla yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu anlatan Gökyiğit, “İnsanoğlu tarafından dengesi bozulan doğa affetmiyor. Ekosistem bozuluyor, iklimin dengesi bozuluyor, doğal afetler şiddetleniyor. Bizim köylümüz de gittiğimiz yerlerde, ‘Toprağım yandı, söndürmek için su attım, attığım su da yandı’ diyor. Yanlış sulama özellikle GAP’ı tehdit ediyor. Fazla su, tuzlanmaya neden oluyor. Biz GAP’ta aynı yanlışa düşersek bu beladan kurtulamayız" dedi.
       Türk Cumhuriyetleri’nde yaptığı çalışmalar nedeniyle bilge adam anlamına gelen ‘Ak Sakal’ adıyla anılan Nihat Gökyiğit, şöyle konuştu:
       “Aral Gölü, Orta Asya’nın insanlık faciası ve kanayan yarasıdır. Aral Gölü ve çevresindeki felaketin faturası milyonlarca masum insana, doğmamış bebeğe çıkmış. Bölgede yaşayanlar yavaş yavaş ölüme gidiyor. Soydaşlarımız için bize düşen görevlerden biri tüm dünyanın dikkatini buraya çekmekti. Aral’ın çok vakti yok. İnsanıyla birlikte yok oluyor. "

İşadamlarına çağrı

       Gökyiğit, gölün kurtarılması için işadamlarına da çağrıda bulundu: “Türk işadamları da, kuru yatırımdan öteye giderek, insani bağlarla bu insanlara yardım etmeli. Acı ve sıkıntılarını paylaşmalıyız. Bir de dikkat edelim ki, Aral’da, daha fazla pirinç ve pamuk üretmek için doğa katledilmiş. Aral, tüm işadamları ve halkıyla açlığa mahkum olmuş. Aynı yanlışa düşmeyelim. Çevre konusunda daha duyarlı olalım."

Türkiye’deki göller

       Avlan Gölü: 1970’li yıllarda tarım amacıyla kurutuldu. 22 bin kuşa ev sahipliği yapan göl, kurtarılmaya çalışılıyor.
       Gala: İkinci kuş cenneti iken, erozyon, tarımsal sulama ile 10 bin dekardan üç bin dekara düştü. Balıklar öldü.
       Kovada ve Eğridir: Kanalizasyon, tarım ilacı ve gübreleme ile su seviyesi azaldı, balıklar öldü.
       Tuzgölü: 60 milyon metreküp evsel atık, zırai ilaç, gübre, endüstriyel atıkla tehdit altında.
       Karagöl: 1953 yılında kurutulmadan tapusu dağıtıldı. Yatağında tarım yapılıyor.
       Manay: 1950 - 1965 yılları arasında kurutuldu. Aşırı tuzlanma nedeniyle tarım yapılamıyor
       Meke: Dünyanın gözü olarak isimlendirilirken tarıma açıldı ve yanlış sulama sonucu kuruyor.
       Gavur Gölü: Tarım arazisi yapılmak için kurutuluyor.
       Düden Gölü: 183 kuş türü barındıran göl kirlilik nedeniyle yok oluyor.

Tuz dağlarından yayılan tehlike

       Aral, bir zamanlar dünyanın dördüncü büyük gölü ve iç deniziydi. Derin sularıyla toprağı, insanı besledi. İnsanoğlu, daha çok ürün alma gerekçesiyle toprağı ve suyu hor kullandı. Yanlış sulama, yanlış gübreleme ve yanlış ilaçlama ile tepesinde tuz dağları oluştu. 1032 kilometreküp olan su hacmi, 640 kilometreküpe düştü. Çölleşen alanın miktarı da 2.6 milyon hektara ulaştı. Üzerindeki 300 bin ton tuz tabakası, 300-400 kilometrelik bir çevreye yayıldı. Tanrı Dağı’ndaki buzullara kadar ulaşan tuz, doğal bitki örtüsü ve ekosistemi olumsuz etkiledi. Bu nedenle çocuk ve kadınlarda görülen kanser ve kansızlık (anemi), dünya normlarının üzerine çıktı; verem, tifüs hastalığı arttı. Özellikle Karakalpakistan’da her dokuz çocuktan biri, Türkmenistan’da bin çocuktan 56.4’u bir yaşını dolduramadan yaşamını yitirdi.

13 Aralık 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber