Türkiye’nin Rusya ile yeniden dostluğu çok şeyleri değiştirecek

Türkiye ile Rusya, komşu coğrafyada yaşamanın bir sonucu olarak tarihi derinliklere sahip olan ilişkilere sahiptir.

Türkiye’nin Rusya ile yeniden dostluğu çok şeyleri değiştirecek

Milliyet Kıbrıs yazarı Prof. Dr. Osman Köse'nin yazısı...
Polis Akademisi / Ankara

Türkiye ile Rusya, komşu coğrafyada yaşamanın bir sonucu olarak tarihi derinliklere sahip olan ilişkilere sahiptir. Rusya’nın 18. asırdan itibaren siyasi ve askeri bir güç olarak ortaya çıkması ile Osmanlı devletinin yaptığı savaşların çoğu Rusya iledir. Savaş, ticaret ve sosyal ilişkilerin bir sonucu olarak Türk toplumunun tarihsel hafızasında Ruslarla ilgili sayısız anılar, hikâyeler, darb-ı meseller ve deyimler vardır.
Tarihi süreç içinde Türk Rus ilişkilerine bakıldığında, çok sık devam eden savaşlara, anlaşmazlıklara ve siyasi olumsuzluklara rağmen iki toplum arasındaki sosyal ve iktisadi bağ hiç kesilmemiş ve devam etmiştir.
Rusya ile en son karşılaşma Osmanlı devletinin son yıllarında yani Birinci Dünya Savaşı’nda oldu ve Bolşevik devriminde Rusya 1917 yılında savaştan çekildi. Bu tarihten sonraki süreçte, Türkiye ile Rusya arasında soğuk savaşın getirdiği atmosfer içinde zaman zaman gergin siyasi havalar oluştuysa da iki ülke arasında bir savaş yaşanmadı.
Yani Türkiye ile Rusya, bir asırdır savaşmadı. Son dört asra yakın bir zamana bakıldığında, iki ülkenin uzun yıllar barış ortamını devam ettirdikleri süre, geçmiş dönemlerde görülmez.
İki ülke arasındaki ilişkiler son 20 yıldır daha büyük atılımlara sahne oldu. Doğalgaz, turizm, inşaat, ve yaş sebze başta olmak üzere değişik sektörlerden oluşan devasa bir ticaret hacmi ortaya çıktı.
Ortadoğu’nun yaşadığı son asrın en kaotik ortamına rağmen, Türkiye ile Rusya arasında siyasi, iktisadi ve sosyal ilişkiler güzel bir ortamda seyrederken, 24 Kasım 2015 tarihinde bu güzel ortama nazar değdi ve iki ülke arasındaki tüm ilişkiler kesildi.
İki ülke arasında oluşan güzel havayı tersine çeviren, sınır ihlali tapan bir Sukhoi Su-24M tipi Rus savaş uçağının Türkiye tarafından düşürülmesiydi.
Uçağın düşürülmesiyle Türkiye ile Rusya arasında ticari ilişkiler birden durdu. Rusya’da faaliyet gösteren dev Türk firmalarının çoğunun iş akitleri feshedildi ve zor durumda kaldılar. Bu ülkeden Türkiye’ye gelen turist oranı % 80 azalınca Türk turizmciler büyük zararlara uğradılar. Tükiye’den Rusya’ya yaş sebze ihraç eden üreticiler ve işletmeciler mağdur oldular.
Velhasıl hem Rusya ve hem de Türkiye neredeyse sekiz aydır devam eden ilişkilerin bozulması sürecinde büyük zarar ettiler.
İlişkilerin tekrar eski düzeyine gelmesi için Türkiye’nin gayretleri büyük oldu. Zira, Suriye başta olmak üzere, Ortadoğu’da gelişen son dönemlerdeki siyasi gelişmeleri sağlıklı bir mecraya çekmek, Türkiye ile Rusya’nın sağlam diyalogları ve ilişkileri ile mümkündü.
Bu nedenle Kazakistan başta olmak üzere dost bazı ülkelerin de tavassutu ile Türkiye ve Rusya tekrar dostluk ve kardeşlik yelpazesi üzerine geldiler.
Aslında, Nisan ayından itibaren bu girişimler meyve vermeye başlamıştı fakat Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 17 Haziran’da “acıları paylaşıyorum” mesajı veren mektubunun Putin’e ulaşması ile her şey rayına oturmaya başladı.
Türkiye’nin 15 Temmuz’da yaşadığı FETÖ darbe teşebbüsünde telefonla Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı arayan ve samimi destek veren ilk lider Putin oldu. Cumhurbaşkanı da bu kadirşinaslığı çoğu kez beyan ederek memnuniyetini dile getirdi.
Nitekim 9 Ağustos’ta iki liderin St. Petersburg’da bir araya gelmesi, 15 Temmuz darbe girişimine alttan destek veren ABD ve batılı sözde dost ülkelere büyük bir gözdağı oldu.

Türkiye’nin Rusya ile yeniden dostluğu çok şeyleri değiştirecek

Türkiye ile Rusya arasında ilişkilerin eski seyrine gelmesi hatta daha da ileriye taşınması vaatleri, bölgedeki gelişmeleri yakından etkileyecektir.
Türkiye – Rus ilişkilerinin düzelmesinin Türkiye’ye ve Türkiye’nin takip ettiği Ortadoğu politikasının başarıya ulaşmasına katkıları büyük olacaktır.
Türkiye’nin elan en büyük problemi FETÖ örgütünü ortadan kaldırılmasına yöneliktir. FETÖ’ye ait okulları ABD ve İngiltere’ye ajanlık yapıyor iddiası ile 2006 yılı başlarında kapatan ilk ülke Rusya’dır. Türkiye’nin, dini cemaatten kanlı ve acımasız bir örgüt haline dönüşen bu yapı ile dış dünyada özellikle Ortaasya ilkelerindeki mücadelesinde Rusya’nın katkıları büyük olacaktır.
Bunun yanında, bir kangren halini alan Suriye meselesinin sağlıklı çözümünde;
Mısır, Libya, Irak velhasıl Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinde ortaya çıkan ve bölgeyi, tehdit eden gelişmelerin çözümünde;
Son FETÖ darbe girişiminde çok açık bir şekilde görüldüğü üzere, ABD’nin Türkiye’ye karşı dost olmayan ve sinsi planlarına karşı dayanacak bir ülke olarak;
AB ülkelerinin düşmanca davranışları, FETÖ ve PKK gibi kanlı örgütlere kucak açmasına karşı;
Türkiye’nin bölgede yalnızlaştırılma politikalarına karşı;
Türkiye’yi iç kargaşa ve kaos ortamına sürüklemek için dost görünümlü ülkelerin terör örgütlerine verdikleri desteklere karşı, dış politikada dayanacak ülke olarak;
Türkiye’nin dış ticari hacminin artırılması anlamında 250 milyonluk bir nüfusa sahip ülke olarak ve pazar olarak;
Türkiye’nin gelişme ve kalkınması için dost görünümlü ülkelerden alamadığı teknolojik destek ve imkânları bu ülkeden alabilmek için;
Büyüyen ve gelişen Türkiye’nin geleceği için;
Ve daha birçok sebepler için Türkiye, her zaman Rusya ile barış içinde olmalıdır. En sıkıntılı dönemlerin yaşandığı, dış dünyada yalnızlaştırılmaya çalışıldığı bir zamanda, Rusya ile yeniden dostluk ortamına geçilmesi beklenen ve olması gereken bir gelimedir.
Türkiye – Rusya yakınlaşması, Ortadoğu’nun kaderinin olumlu şekillenmesinde etkili olacaktır.
Gelecek dönemlere damgasını vuracak ve tarihin seyrini şekillendirecek olağanüstü günler yaşıyoruz.
Erdoğan ve Putin’i geleceğin tarihçileri çağa damga vuran liderler olacak yazacaktır.

Sivas Katmeri tescillendiSivas yöresine özgü lezzet taşıyan Sivas katmeri, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaret alarak tescillendi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber