Pazar

01.07.2018 - 01:30

Toplumsal cinsiyet odaklı habercilik kütüphanesi

Sitene Ekle
Medya Analizi  |  Belma Akçura okur@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »

Türkiye’de toplumsal cinsiyet odaklı haberciliği konu alan çevrimiçi kütüphane başta gazeteciler ve medya çalışanları olmak üzere bu konuya eğilmek ve kendini geliştirmek isteyen herkes için önemli bir kaynak.

Bianet (Bağımsız İletişim Ağı), Toplumsal Cinsiyet Odaklı Habercilik Kütüphanesi kurdu. Avrupa Birliği Demokrasi ve İnsan Hakları İçin Avrupa Aracı Fonu’nun desteğiyle iki yıldır yürütülen proje kapsamında kurulan çevrimiçi kütüphane, basın yayın iletişim öğrencileri için de bulunmaz bir kaynak. Kütüphanede, “Rehberler”, “Araştırma ve analizler”, “Haber ve söyleşiler”, “Sözlük” ve “Kaynakça” olmak üzere beş ana bölüm bulunuyor. Rehberler bölümünde, toplumsal cinsiyet eşitliği üzerine yazan medya çalışanlarının yararlanabileceği ulusal ve uluslararası kaynaklar yer alıyor. Rehberler bölümünde “Kadın odaklı hak haberciliği”, “LGBTİ odaklı hak haberciliği” ve “Toplumsal cinsiyet odaklı barış haberciliği” alt kategorileri bulunuyor.

Araştırma ve analiz bölümü, toplumsal cinsiyet odaklı habercilik konusunda hazırlanmış raporlar, araştırmalar, akademik tez ve makalelerden oluşurken,“Haber ve söyleşiler” kategorisinde ulusal ve uluslararası medyada yayınlanan haberler yer alıyor. Kütüphanede yer alan “Sözlük” bölümünde ise Inter Press Service’in (IPS) toplumsal cinsiyet eşitliğini kurum içinden başlayarak haber üretim süreçlerine yerleştirmek için hazırladığı ve Türkiye’de de IPS İletişim Vakfı tarafından kitapçık olarak basılan “Cins Bakışı Sözlüğü” bulunuyor. Medyanın cinsiyet odaklı haberciliğinde hâlâ dilinin sorunlu olması bu bölümü daha da önemli hale getiriyor. “Kaynakça”da ise kütüphanede çalışmalarıyla yer alan kuruluşlarla ilgili bilgiler var.

Alanının ilk örneği

Projenin koordinatörü Öznur Subaşı ve kütüphanenin içerik tasarımını yapan ve yayına hazırlık sürecindeki editörlüğünü üstlenen gazeteci Işın Eliçin, kütüphanenin toplumsal cinsiyetin adil ve dengeli temsilinin, daha eşitlikçi, daha kapsayıcı toplumların yaratılmasına önemli katkı sağlayacağı düşüncesinde. Bu alanda çalışanları da üretimlerini paylaşarak kütüphaneye kaynak oluşturmaya çağırıyorlar. Eliçin’e göre; toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda Türkiye’de de, dünyada da geniş bir literatür oluşmuş durumda. Ama toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı haberciliği destekleyip yaygınlaştıracak, medyadaki olumsuz pratikleri eleştirirken, medya çalışanlarını da hem çalıştıkları kuruluşların içinde hem de haber üretiminde eşitliğe teşvik edecek çalışmalar görece az ve yeni. Dolayısıyla, Türkiye’den ve dünyadan örnekleriyle gazetecilik meslek örgütlerinin, sivil toplum kuruluşlarının ve akademinin bu alandaki çalışmalarına şimdilik kısıtlı sayıda da olsa yer verilen kütüphane alanının ilk örneği sayılıyor. Gazeteciler toplumsal cinsiyet odaklı habercilik konusunda kütüphaneden yararlanmak ve katkı sunmak için “www.haberdetoplumsalcinsiyet.org” adresinden yararlanabilir.

Bianet bununla da kalmıyor. Geçtiğimiz günlerde gazetecilik kitaplarına bir yenisini daha ekledi: “Toplumsal Cinsiyet Odaklı Habercilik Elkitabı” nı… Kitap Çiçek Tahaoğlu  ve Elif Akgül ‘ün ortak eseri. Kitapta “Kadınlar ne zaman haber olur? Ne zaman haber olmaz?”, “Haber kaynaklarıyla iletişim”, “Haberde cinsiyetçilikten kaçınmak için 14 madde”, “Bianet haber merkezinden deneyimler” gibi başlıklar yer alıyor. Kitap Akgül’ün deyimiyle dilin, gazetecilik dilinin ve nihayetinde gazeteciliğin dönüşmesine katkıda bulunuyor.

BİR ÖVGÜ

ABD yönetiminin, yeni göçmen politikası kapsamında yaklaşık 2 bin çocuğu ailesinden ayırmasını eleştiren psikolog Dana Sinopoli, Trump yönetiminin Meksika sınırındaki göçmen çocukları ailelerinden ayıran kararını kınayan bir açık mektup yazdı. Mektupta “…Çocukların ailelerinden ayrılmaları üç aşamada etki yaratacak. İlk aşama ‘öfke’. Sınırdaki bu çocuklar hiçbir şekilde yatıştırılamıyor, ağlayarak ve çığlık atarak ailelerini istiyor. İkinci aşama ise ‘umutsuzluk’. Koşmayı, oynamayı, yani normalde çocuklardan bekleyeceğimiz hareketleri yapmayı bıraktıkları bir safha. Üçüncü aşama ise ‘kopuş’. Bu bir tür araya mesafe koyma hali. Hayatları boyunca çocuklar bu yükü taşıyorlar,” ifadelerine yer veriliyor. Göçün ve ebeveynlerinin sınır dışı edilmesinin potansiyel travma sebebi olacağının anlatıldığı mektubu 12 binin üzerinde akıl sağlığı uzmanı imzaladı. Dünya medyası geniş yer ayırdı. Çünkü mektup sadece sorunu yazmıyor, o sorunun nelere yol açabileceğini de gösteriyor.

HAFTANIN FOTOĞRAFI

Son yıllarda hayvanlara sapkınlık derecesinde şiddet uygulayanların toplum üzerinde yarattığı travma bazı okulları harekete geçirdi. Trabzon Ortahisar Belediyesi, Milli Eğitim Müdürlüğü ve Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği iş birliği ile “Sevgi Aşısı” projesi hazırladı. Proje kapsamında her okula bir kulübe ve sokak köpeği verilmeye başlandı. Bakımı okullar tarafından yapılacak köpekleri besleyecek öğrenciler, bu sayede sokak hayvanlarının bakımı ve sevgisi konusunda da eğitilecek.

Gökçeada hangi denizdedir?
©Copyright 2018 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.