Gündem
03.12.2012 - 02:30 | Son Güncelleme: 03.12.2012-2:30

Toprak kirleniyor cesetler çürümüyor

Mezarı açılan Turgut Özal’ın naaşının bozulmamasını değerlendiren Prof. Barbaros Çetin, “Toprağın içindeki bakteri, mantar gibi canlıların cesedi parçalayabilmeleri için oksiyene ihtiyacı var” dedi

Sitene Ekle

MUSA KESLER/İstanbul

8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın zehirlenme iddialarını değerlendiren Prof. Barbaros Çetin, “Özal’ın saçlarının mutlaka incelenmeli ve buradan elde edilecek veriler diğer dokulardan elde edilen verilerle karşılaştırılmalı” dedi.
Özal’ın naaşı üzerinde Adli Tıp Kurumu’nun yaptığı inceleme devam ederken, konuyla ilgili tartışmalar da devam ediyor. Özal’ın önemli bir kısmı çürümemiş olan naaşında 4 farklı tür zehir bulunduğu iddiaları, bu zehirlerin türünü ve vücuda giriş yöntemlerini gündeme getirdi. Dokuz Eylül Üniversitesi’ndan biyolog Prof. Barbaros Çetin, bu duruma ilişkin Milliyet’e şu değerlendirmelerde bulundu;

Zehir deposu
“Normalde karaciğer insanın vucuduna aldığı toksik maddelerin parçalandığı, imha edildiği, bağırsaklara gönderildiği ana organ. Dolayısıyla karaciğerde toksik bulunması normal. Gıdalara tarım ilacı kalıntıları karışıyor. Besin yoluyla vücudumuza geçiyor. Mesela DDT vücut dokusundaki yağlarda çözünür ve gıda zincirinde birikmeye başlar. Besin yoluyla bize gelir.”
Atılamayan toksikler var
“Değişik yollarla vücuda almış olduğumuz ağır metaller başta beyin, karaciğer, kemik iliği, böbrek olmak üzere yağ oranı yüksek dokularda yerleşir. Yerleşince de bunların vücuttan atılması uzun sürer. İnsan hayatı boyunca vücudunun özellikle yağ dokusunda birikip dışarı atılamayan kalıcı toksik maddeler hemen hemen her insanın vucudunda bulunabilir. Bu kadar hızla kirlenen bir dünyada ve doğal besin zinciri içerisinde bitki ve hayvansal gıdalara geçen dış maddelerin yoğunluğu nedeniyle bu durum kaçınılmaz hale geliyor. İnsan biyolojik yapısı bozuluyor. Dolayısıyla da vucüt bir kimya deposuna dönüşüyor.”

Saçlar zehir arşividir
“Saçlar Adli Tıp bilimi açısından bir kişinin zehirlenip zehirlenmediği konusunda bize çok özel bilgiler verirler. Herhangi bir insan gençliğinde uyuşturucu ya da benzeri maddeler almışsa saçlar bu konuda gerekli ipuçlarını verir. Bir nevi zehir arşivi gibidir. Dolayısıyla Özal’ın saçlarının kesinlikle incelenmesi ve buradan elde edilecek verilerle diğer dokulardan elde edilen verilerin karşılaştırılması gerekir. Napolyon öldükten 180 yıl sonra 2001 yılında, Strasbourg Adli Tıp Enstitüsü Napolyon’un saçlarından normalden 38 kat faza arseniğe rastladı. Daha sonra 2002 yılında ise başka bir grup araştırmacı Napolyon’un 1805-1814 ve 1821 yılına ait saç örneklerini incelemiş, hepsinde de arsenik değerleri anormal olduğu tespit edilmiş. Bu konu hakkındaki tartışmalar devam ediyor. Yani saçlar bu kadar güçlü bir arşiv.”

Dış etkenler önemli
Dünya Bankası, yeni rapor yayınladı: “Dünya Kalkınma Göstergeleri 2012” Bu raporda, dünyadaki belli başlı başkentlerdeki hava kirliliğine yer verildi. Dünya Bankası raporunda sülfür içeren kömür, motorin ve benzinin yakılmasıyla ortaya çıkan hava sülfür dioksit miktarı bakımından İstanbul dünyanın en kirli 7. kenti ilan edildi. Rahmetli Özal’ın naaşının olduğu yer kent trafiğinin ve yerleşimin en yoğun olduğu yerlerden birisi. Dünyanın her yerinde ve özellikle büyük kentsel alanlarda sanayi, trafik ve belediye kaynaklı sıvı, katı, gaz halinde zararlı atıklar nedeniyle kentsel alanların toprakları ve yeraltı suları doğal olarak hızla kirlenmektedir.
Bu kirlilikten dolayı toprak altındaki insan bedeninin parçalanmasına yardımcı olan bakteri, mantar ve böcek gibi unsurlar azalıyor ve görevini yapamaz hale geliyorlar. Ayrıca, bizim dini geleneklerimize göre mezarlarımız üzerindeki toprak kapatılmaz. Toprağın içerisindeki bakteri, mantar gibi canlıların, cesedi parçalayabilmeleri için oksiyene ihtiyacı var. Mezarı kapalı bir fanus olarak yaparsanız bu canlıların çalışmasını engellemiş olursunuz. Bu da cesedin çürümesini geciktiriyor. Dünyada milyarca insan ölüyor. Bu cesetlerin doğal sürecinde parçalanıp yok olmaması da ekosistemin dengelerini bozuyor. Dünyanın gitgide bir “ölü çöplüğü” haline gelmesine yol açıyor. Dolayısıyla, sadece cesetten alınan verilerin değil; topraktan alınan numunelerin de iyi analiz edilmesi ve bu faktörün mutlaka göz önünde bulundurulması gerekir.”

Toksik maddeler nasıl geliyor
Asıl önemli olan vucutta bulunan toksik maddelerin miktarı, çeşidi ve en önemlisi de doğal yolla mı yoksa zehirlemek amacıyla mı verildiği... Bunu da ortaya çıkaracak olan Adli Tıp Kurumu’nun bu konudaki uzmanlarıdır... Adli Tıp Kurumu rapor henüz yetkililer tarafından açıklanmadı. Varsayımlar ya da duyumlar üzerine tartışmalar yapılması bir bilimadamı olarak beni rahatsız ediyor. Bu hiç bilimsel ve etik değil. Kesin sonucu Adli Tıp Kurumu’nun yetkilisi açıklamalı...”


Aradığınız
Evi Hemen
Bulun!
araDetaylı Ara
En Çok Konuşulan Haberler
    Çevreyle uyumsuz, toplumla irtibatsız olanlara ne denir?
    ©Copyright 2017 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.
    İlginizi ÇekebilirX