Hangimizin derdi yok?
Geçmişinde küskün olduğu biri, hayatının bir dönemini kabusa çeviren biri, 'o günden sonra her şey değişti' dediği bir gün hangimizin hayatında yok ?

Hepimizin acıları, unutmak istedikleri, hatırlayıp hatırlayıp ağladıkları, hepimizin travmaları var. Bazılarımız terapiler, meditasyon, spor gibi şeylere başvurarak travmalarımız ile başa çıkmak için kolları sıvarken, bazılarımız travmalarımız ile yaşamaya devam ediyoruz.

Ciddiye alınan travmalar genellikle çocuklukta ve ergenlikte  yaşadığımız, ailemiz veya ailemizin tutumu ile ilgili olanlar.
Oysa yetişkinlik döneminde sistemimizi bozacak kadar sert şeyler yaşamaya devam ediyoruz. İhanet, yalan, riya, taciz, mobbing, dedikodu gibi maruz kaldığımız şeyler de ufak bile olsa birer travma değil mi?

Travmalardan kurtulmak elini taşın altına sokmak gibi biraz. İster terapiye gidin, ister meditasyon yapın, ister içinizdeki yangını farklı şeylerle söndürmeye çalışın travma temizliği kanlı bir girişimdir. Düşünmeyi, hatırlamayı, göz yaşını, yüzleşmeyi, affetmeyi gerektiren acılı bir yol.

Meşhur pandoranın kutusu bir defa açıldı mı, devamı gelir ve bir daha kapatmak zor olabilir. Bu yüzden çoğunlukla, travmaları temizlemek yerine, bunları bir savunma mekanizmasına dönüştürüp beslenmeyi seçiyoruz.

Bir çoğumuzun dilinde 'Ben zaten.... ' ile başlayan cümle var. Annemizin bizi dövmüş olması iş hayatımızdaki herhangi bir olumsuzluğun alt sebebi, babamızın alkol sorunu sevgilimize olan yaklaşımımızın haklı sebebi, öğretmenimizin cetvelli eğitimi müdürümüz ile barışmayan yıldızımızın asıl nedeni...

Travmalardan beslenmek en kolay gibi görünen ancak hayatı daha da zorlaştıran bir yöntemdir. Travmalar önüne geçemediğimiz, bizi derinden yaralayan ve bilinç altımıza yerleşen olaylarsa eğer, bunlardan kurtulmak ve olması gerektiği yerlere yerleştirmek yerine üzerine yenilerini katıp pekiştirmek niye?

Ana hatları ile hayatınızı yazmayı deneyin. Hatırladığınızda canınızı sıkan olaylar varsa, üzerine eğilin, çözün, bitirin.

Üzerine çamur damlayan, en sevdiğiniz gömleği yıkıyor musunuz, yoksa bir avuç çamur da başka birinin atmasını mı talep ediyorsunuz şekerler?

Günün Sorusu:

Travmalarınızın neler olduğunu biliyor musunuz?

Papatya Somer

papatya.somer@milliyet.com.tr

instagram.com/papsmood