Değerli Okurlarım,
 
Bu hafta sizlere tüp bebek tedavisine başlamadan önce ve süreç boyunca dikkat edilmesi gereken konulardan bahsedeceğim. Tüp bebek tedavisi süreci oldukça stresli bir süreç ve bu süreçte başarısız sonuç alınması ise tabii ki ihtimaller arasında… Bu yazımda başarıyı etkileyen unsurları ve neler yapılması gerektiğini sizlerle paylaşacağım. Bu öneriler oldukça önemli!
 
Tüp bebek tedavisi, yumurta takibi ve aşılama gibi birtakım tedavilerin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından çiftlerin büyük umutlarla başvurduğu ve tıp alanında en gelişmiş yardımcı üreme yöntemidir. Ülkemizde tüp bebek tedavisi her ne kadar dünya standartlarında son teknoloji sistemlerle donatılmış laboratuvar koşullarında gerçekleşse de başarı oranları ne yazık ki %40-%70 arasında değişkenlik gösteriyor. 
 
Bu alanda sürekli yeni yöntemlerin gelişmesi, tüp bebek tedavisiyle bebek sahibi olmak isteyen anne ve baba adaylarının bilinçlenmesi çiftleri tedaviye başlamadan önce araştırma yapmaya sevk etmektedir. Hangi durumlarda hangi yöntemlerin kullanıldığını, başarılı tüp bebek merkezlerinin özelliklerini, kendilerinin dikkat etmesi gereken uygulamaları özellikle araştıran anne ve baba adayları, bu konuların tüp bebek tedavisinin başarını direkt olarak etkileyen unsurlar olduğunun bilincindedirler.
 
Peki, bu yola çıkarken ve başarılı sonuç elde etmek için nelere titizlikle dikkat edilmeli, ilk adımda hangi aşamalar önemli? 
 
Anne Olmayı Ertelemeyin! Yaş Çok Önemli Bir Unsur…
Değişen yaşam standartları, iş hayatı ve kariyer planları, kadınların bebek sahibi olma düşüncelerini bilerek ya da bilmeyerek ileri yaşlara erteletiyor. Ama unutulmamalı ki, tüp bebek tedavilerinde başarıyı etkileyen en önemli unsur yaş faktörüdür. Özellikle 35 yaşından sonra kadınlarda genel sağlığa ait risk faktörleri artış gösterir. Bu yaştan sonra sağlık sorunlarından dolayı yaşanacak hastalıklar, yumurta kalitesinin ilerleyen yaşla beraber doğal ama önlenemeyecek şekilde sürekli düşmesi ve sayısının azalması, yumurta rezervine etki edebilecek ameliyatlar geçirilmesi gibi çok sayıdaki olumsuz etken anne olabilmeyi zorlaştırabilir.
 
Sigarayı Hayatınızdan Mutlaka Çıkarın!
Tüp bebek tedavisine karar verildiği an, sigara kullanan anne adayları için yapılması gereken ilk şey sigara alışkanlığını bırakmak olmalıdır. Anne adayları bırakın sigara içmeyi sigara kullanılan ortamlardan bile uzak durmalıdırlar. Burada hata olarak adlandırabileceğimiz iki davranış bulunuyor; kendimizi sigara kullandığı halde gebe kalabilenlerle kıyaslamak ve sigara alışkanlığını bırakmayı gebe kalana kadar ötelemek. Ama şu iyi bilinmelidir ki; sigarada bulunan her türlü toksik madde tedavi aşamasında dahi yumurtalık rezervini ve kalitesini düşürmeye devam eder. Sigara kullanmak, düşük oranlarının, büyüme esnasında bebeğin gelişme geriliği ihtimalinin, 3. dönem anne karnında bebek kayıplarının kanıtlanmış önemli bir sebebidir. Bu nedenle sigarayı bırakmak asla ertelenmeyecek bir karar olmalıdır.
 
İdeal Kiloda Kalın…
Sağlıklı bir gebelik için uygun kiloda olabilmek önemli. Aşırı kilolu ya da aşırı zayıflık durumlarında başarı oranları düşer. Başarıyı artırabilmek için tedavinin en başında vücut kitle indeksinin 20-25 arasında olması hedeflenmeli. Fazla kilolu kadınlarda (özellikle karın bölgesi yağlanmasında) mevcut kilonun en az %5’ inin verilerek tedaviye başlanması başarı elde etmek için oldukça fayda sağlayacaktır.
 
Doğru ve Sağlıklı Beslenin!
Dünya genelinde tüm tüp bebek uzmanları tedavi öncesinde anne adaylarına karbonhidrat içeren yiyecekleri kısıtlar, daha çok protein ağırlıklı beslenmelerini tavsiye eder. Karbonhidratlı besinler ile yükselen şeker (Glukoz), yumurta ve embriyolar için  iyi bir ortam oluşmasını engeller. Sebze ve protein ağırlıklı beslenme anne adaylarının yumurtaları için daha olumlu bir ortam olmasına yarar sağlar. Sağlıklı beslenmek için besinlerin dengeli tüketilmesi gerekir. Yapılan araştırmalarda sağlıklı beslenmeye en uygun beslenme modelinin Akdeniz tipi beslenme olduğu ortaya çıkmış ve çalışmalarda bu bölgede yaşayan kişilerde kalp-damar hastalıklarına ve metabolik sendroma daha az rastlanılmıştır. Bu durumda Akdeniz modeli beslenme ideal bir beslenme türüdür diyebiliriz. Akdeniz bölgesinde yaşayanlar gibi her gün balık, zeytinyağı, tahıl, kuru baklagil, taze sebze ve meyve ağırlıklı beslenilebilir. Doymuş yağ tüketimi ise son derece az olmalıdır. Su içmeye de daha fazla özen gösterilmelidir. Bunlara ek kafein (kola-çay-kahve) alımı minimumda tutulmalı ve paketlenmiş-fabrikasyon gıdalardan (market ürünleri) uzak durulmalıdır.
 
Stresten Uzak Durun…
Bilimsel olarak yayınlarla kanıtlandığı için artık biliyoruz ki; tedavi başlamadan önceki değil ama tedavi sırasındaki stres düzeyi -ki bu hem güncel stres skorlama testleri hem de anne adayı kan stres hormonları düzeyleri ile değerlendirilmiştir- tüp bebek tedavilerindeki hem gebelik oranlarını hem canlı doğum oranlarını düşürüyor. Her 100 anne adayından ortalama 60’ının gebe kalması gerekiyorken, mutlu sona ulaşan gebelik sayısı 50’de kalabiliyor ve bu azımsanmayacak kadar ciddi bir oran! Tam aksine stresi bireysel ya da profesyonel bir destekle azaltmak için verilen aralar ise bu başarıları artırıyor.
 
Öyleyse nasıl ilerlemeliyiz? Cevap çok basit; tedavi öncesinde stresin kaynağını/kaynaklarını bulmalı, bunları tamamen yok edemesek de gerekirse profesyonel bir destekle bizi etkileyen en düşük seviyeye çekmeliyiz.
 
Tedavi aşamalarını en yakınlarınız dahil kimseyle paylaşmamak da her zaman iyi bir fikirdir. Sordukları sorularla sizin için birer stres faktörü daha olmalarına izin vermemiş olursunuz.
 
Doğru Merkez ve İlgili Hekim Çok Önemli!
Çiftlerin tüp bebek tedavisinin uygulanacağı merkeze güven duyması, bu uzun ve zorlu süreçte yaşayacağı stresin azalmasına önemli katkı sağlar. Tüp bebek merkezinin sizlere verdiği bilgiler dışında, sizler de aklınıza takılan tüm soruları onlara kolaylıkla sorabiliyor olmalısınız. Bu, tedavi için tercih edeceğiniz merkezdeki ekibin/doktorların hastalara sıcak yaklaşımı ile mümkün olabilir. Sizlerin bu derece hassas yaklaştığınız bir konuyla ilgili olarak, onların da aynı hassasiyeti gösterdiğine inanmanız şart. Hastanın doktorla kuracağı iletişimin en iyi şekilde olması ve aradaki güven köprüsünün sağlam olması tedavide başarı elde etmek ve gebe kalınmadan önce olabilecek başarısız denemelerin de en aza indirgenmesinde büyük etkendir.
 
Minik mucizenize giden yolda şansınız bol olsun…
 
Saygı ve sevgilerimle...

Op. Dr. Erhan Karaalp
Kadın Hastalıkları & Doğum
Tüp Bebek ve Genital Estetik Uzmanı