Toplam 250 bin YTL bütçeyle çekilen Türk korku filmi "Dabbe", sadece 80 kopyayla gösterilmesine rağmen 6 haftada 468 bin izleyiciyi sinema salonlarına çekti.

AA muhabirinin Özen Film’den aldığı bilgiye göre, dev bütçeli filmlerin yer aldığı gişe yarışında, yaşamını Japonya’da sürdüren yönetmen Hasan Karacadağ’ın küçük bir bütçeyle çektiği filmi dikkatleri üzerine topladı.

Korku ve gerilim türünün son yıllardaki tek hakimi olan Japon sinemasının tekniklerini bu yapıma aktaran yönetmen, büyük çoğunluğu genç isimlerden oluşan kadroyla çektiği filmle başarı kazandı.

Gösterime 10 Şubat 2006’da giren film, ilk 3 günde 85 bin seyirci topladı. Büyük bütçeli pek çok yerli ve yabancı yapımın ulaşamadığı bu seyirci sayısına 80 kopyayla ulaşan "Dabbe", izleyiciden ilgi görmeyi sürdürüyor.
     
TÜRK KORKU FİLMİ
Türk Sineması’nın "Okul" ve "Büyü" adlı yapımlarla birlikte el atmaya başladığı korku türünün örneği olan "Dabbe"de Ümit Acar, Kaan Girgin, Serdar Özer, Ebru Aykaç, Süha Tok, Serhat Yiğit, Zeynep Hasdal Çolakoğlu, Fulya Candemir, Sabri Tekinalp ve Murat Seviş rol aldı.

Senaryosunu da Hasan Karacadağ’ın kaleme aldığı filmin müziklerini Türkay Türkmen ve Olay Andaç hazırladı. Yapımın görüntü yönetmenliğini Seyhan Bilir üstlendi.

Yaşamını Japonya’da sürdüren Hasan Karacadağ’ın, çekimleri İzmir’in Selçuk ilçesinde yapılan filmi, üçlemenin ilk halkasını oluşturuyor. Kıyametin internet aracılığıyla yayılacağı teması üzerine kurulu film, ismini kutsal kitaplarda anlatılan "Dabbet-ül Arz"dan alıyor. Filmin konusu şöyle:

2005 yılının sonlarına doğru Amerika’da bir intihar salgını başlar. Çok geçmeden bu intihar vakalarının benzerleri Türkiye’de de yaşanmaya başlar. İlk tuhaf intihar olayı İzmir’in Selçuk ilçesinde görülür. Tarık isimli kendi halinde bir genç, internete girdiği uzun gecelerin ardından birdenbire dünyayla ilişkisini keser. Kısa süre sonra da korkunç bir yöntemle kendini öldürür. Selçuk emniyet amirliği, bu intiharı özel incelemeye alır. Tarık’ın yakın arkadaşları Hande, Cem ve Sema’yı sorgular.

Bu sırada Tarık’ın bu arkadaşlarına internet aracılığıyla tuhaf görüntüler eşliğinde mesajlar gelmeye başlar. Mesajları gönderen, kısa süre önce intihar eden Tarık’ın kendisidir. Bir ölüden mesaj almanın mantıksız olduğunu düşünen üç arkadaş, zaman içinde çevrelerinde garip varlıklar görmeye başlar. Göründükleri insanlara korkunç anlar yaşatan bu varlıklar, kişilerin bilinçlerini ele geçirerek onların hayalle gerçek arasında ayrım yapmalarını engellemekte, çok geçmeden de kendilerini öldürmelerine sebep olmaktadır.

Bu esrarengiz olaylar üzerinde araştırmalar yapan Hande, ulaştığı bilgileri Komiser Süleyman ile paylaşır. Ona göre, yeryüzündeki tüm ölümleri gerçekleştiren Dabbet-ül Arz isimli bir varlık bulunmaktadır. Dabbe’nin bunun için kullandığı araçlar ise dünyaya bir örümcek ağı gibi yayılan internetle aynı mekanda, fakat farklı boyutta yaşayan cinlerdir. Dabbe, perdeyi aralamış, gerçekler ters yüz olmaya başlamıştır. Kıyametin son alametleri artık her yerdedir...