08.03.2013 02:30 | Son Güncelleme:
Türkiye'de kadınlar - Damla Yur

Türkiye'de kadınlar - Kadınlar için çalışan kadınlar

Türkiye’de kadınlar medyadan, sinemaya siyasetten akademiye kadınlar için çalışmaya, ihtiyaçlarını yüksek sesle duyurmaya devam ediyor. Bugün söz, kadının adını kendi alanlarında yükseltmeye çalışan, kadınlar için çalışan emekçi kadınlarda

Türkiye’de kadına yönelik şiddetin, cinayetin ve erken yaşta gerçekleştirilen evliliklerin peşine düşen kadınlar ile kadınların mağduriyetlerini; avukatlar ile de kadınların haklarını ve ihtiyaçlarını 8 Mart öncesi sayfalarımıza taşıdık. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde ise kadının sesini medya, sinema, siyaset ve akademide duyuran, eşitlik mücadelelerini sürdüren kadınlara ayırdık.
Kazete Kadın Genel Yayın Müdürü Berrin Gürçay Dilekçi kadın odaklı haberciliği, Filmmor Kadın Kooperatifi yönetmeni Melek Özmen beyaz perdeye yansıyan kadını, KADER Genel Başkanı Çiğdem Aydın ve kader kurucu üyesi Vildan Yirmibeşoğlu siyasette kadını, İstanbul Üniversitesi Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi Başkanı Prof. Dr. Fatmagül Berktay, Sabancı Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Forumu üyleri Doç. Dr. Ayşe Betül Çelik ve Dr. Deniz Tarba Ceylan da akademideki kadını anlattı.

‘Kadınlar için yazıyoruz’
Yerel yönetim düzeyinde ilk kez 22 yıl önce hayata geçen Kadın Danışma Merkezi’nin (KDM) kuruculuğunu ve 4 yıl yöneticiliğini yapan gazeteci bir kadın. Ana akım medyada çalışırken yaptığı araştırma ve çalışmalardan sonra kendisini kadın sorunları koordinatörü olarak bulan Berrin Gürçay Dilekçi şu anda kadın odaklı habercilik yapan Kazete Kadın’ın Genel Yayın Yönetmeni. 22 yıl önce Türkiye’de kadınlara yönelik mağduriyetleri dile getirmenin bir tabu olduğunu söyleyen Dilekçi, Kazete Kadın‘ın amacını şöyle anlattı:
“Kazete’nin oluşumundaki amaç bu tabuları yıkmak, kadının sorunlarını görünür kılmak, kadının kendi gündemini oluşturmak ve kamuoyu yaratmaktı. Kadınlar kendi kamuoyunu kendi fikirleri ve yazılarıyla yaratırken, kadın gücü ve örgütlülüğünü de ortaya koymaktı. İstedik ki kadın kendi sorunlarına kafa yorarken, bir çevre olayıyla da, ekonomik hayatta ne olup bittiğiyle de, eğitimde yaşanan sorunlarla da, dünyada olup bitenlerle de, ilgilensin. Kadın odaklı haberlerde mağduru ikinci defa mağdur etmeye yönelik bir dil ile karşılaştık. Medyada cinsiyet ayrımcılığı ile çok karşılaşıyoruz. Mücadelemiz de bunun için. Bilmeden ve istemeden yapılıyor olabilir. Yılların alışkanlığını silmenin çok zor olduğunu kabul ediyorum. Belki bu duyarlılıkta yetişen yeni kuşakta kadına yönelik her türlü mağdur edici tutumun azalacağını düşünüyorum.”

Kadın örgütleri her şiddet olayından sonra protesto gösterileri düzenliyor. Kadınlar omuz omuza meydanlarda hemcinslerinin haklarını arıyor.

FİLMMOR’UN KADINLARA MESAJI:
Kadınların bedenlerine emeklerine, inisiyatiflerine el konuluyor. Başka türlüsünü düşlememiz elimizden alınıyor. Herkes tersini söylese de kendimize inanmaktan vazgeçmeyelim.

‘Siyasette kadın sesi istiyoruz’
Siyasi alanda kadınların olmadığını ve bunun bir demokrasi sorunu olduğunu tespit ederek Doç. Dr. Şirin Tekeli önderliğinde 1997 yılında kurulan Kadın Adayları Destekleme Derneği (KA-DER) siyasete kadın katılımı sağlamaya devam ediyor. 7 şube ve 7 temsilcilikte faaliyet gösteren, yaklaşık bin üyesi bulunan KA-DER’in Genel Başkanı Çiğdem Aydın, KA-DER’in siyaset okullarına katılarak bugün TBMM’ye giden 7 kadın, çok sayıda muhtar, belediye meclis üyesi ya da il genel meclisi üyesi olduğunu belirterek, “Bu sayı siyasette kadın bakış açısının yerleşmesine yeterli değil. Kadın katılımcıların siyasete katılımı çok fazla olumlu sonuç getiriyor.
Erkek şiddetinin, tacizin, tecavüzün, ölümün, çocuk gelinlerin, arttığı; kadınların eğitim hakkının elinden alındığı ve eve hapsedildiği; iş hayatından uzaklaştırıldığı ve daha sayamadığımız birçok ‘hak ihlallerinin’ yapıldığı ülkemizde, kadın bakış açısına ve kadın merhametine ihtiyacımız var. Saydığımız bu eylemleri erkekler yapıyor. Erkekler olayları bizim gözümüzden değerlendiremiyor. Kadın katılımcıların, her alanda meydana gelen ‘kadın ezilmesine’ sessiz kalmayacağını ve harekete geçeceğini düşünüyorum. Her şeyden önce, zihniyet değişmeli. Bu da yalnızca kadınların yükselişiyle sağlanır” diye konuştu.

Temsil oranı yüzde 14
KA-DER kurucu üyesi Vildan Yirmibeşoğlu ise, “Toplumsal cinsiyet eşitliğinin hayatın her alanında yaşandığı bilerek ve cinsiyete dayalı ayrımcılığın olmadığı bir ülke düşünerek yola çıktık. 20 kadın olarak başladığımız mücadelede 16 yılda katılan üyelerimizle güçlendik. Siyasette etkili bir baskı grubu olduk. Medeni Kanun’da da, Türk Ceza Kanunu’nda da kadınlar lehine değişiklikler yapıldı. Derneğin kurulduğu tarihte yüzde 2,4 olan TBMM’deki kadın temsil oranı bugün yüzde 14’e ulaştı. KA-DER’in siyaset okullarında bir meclis dolusu kadın eğitim aldı” dedi.

Sabancı Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Forumu üyeleri.

KA-DER’İN KADINLARA MESAJI:
Biz toplumun yarısıyız. Kadınların kendi kararlarını verebildiği işini, eşini seçebildiği, istediği mesleği yapabildiği, siyasette eşit temsil edildiği, özgür ve şiddetsiz bir ortamda yaşayabildiği bir ülke için dayanışmaya davet ediyoruz.

Üniversiteler de çalışıyor
İstanbul Üniversitesi Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi ve Sabancı Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Forumu, kadının toplumdaki yerini yükseltmek ve bu bilinci yaymak amacıyla çalışan üniversitelerden. İstanbul Üniversitesi Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi Başkanı Prof.Dr. Fatmagül Berktay, üniversite ile kadınlar arasında bir bağ oluşturup köprü kurmayı amaçladıklarını belirterek, “Bu sebeple çeşitli seminerler, konferanslar eğitim programları düzenliyoruz. Akademisyenler ve öğrenciler ile birlikte konuya farklı pencerelerden bakarak yaptığımız araştırmalarla gerçekleri ortaya koyup kadın sorunlarını somut verilerle ele almaya çalışıyoruz. Bize başvuran kurumlara eğitimler vererek bilinçlendirme çalışmaları yapmaya çalışıyoruz” dedi.

Mor sertifika programı
Sabancı Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Forumu’ndan Doç. Dr. Ayşe Betül Çelik ise, “Yaptığımız çalışmaları görünür hale getirmek için 2011 yılında forumu kurduk. Amacımız cinsiyet ayrımcılığının yapıldığı alanlara yönelik çalışmalar yaparak farkındalık kazandırmak. Öğrencilerle beraber akademisyenler bir arada çalışmalarımıza devam ediyoruz” diye konuştu. Dr. Deniz Tarba Ceylan da, “Çalışmalarımızdan biri ‘mor sertifika programı’. İçişler Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve Türkiye Belediyeler Birliği’nin desteğini alarak yürüttüğümüz bu projede 2006-2010 yılları arasında 6 pilot bölgede belirlediğimiz liselerde toplumsal cinsiyetle ilgili atölye çalışmaları düzenliyoruz. Bu atölyelerde fırsat eşitliğini anlatarak, öğrencileri ve öğretmenleri dinlemeye çalışıyoruz. Atölye çalışmalarından sonra eğitimimizi alan hocalarımızı Sabancı Üniversitesi Tuzla Kampüsü’nde yapılacak olan mor sertifika programı kapsamındaki eğitimlere çağırıyoruz.
Bu eğitimleri alan öğretmenlerimizin kendi bölgelerinde benzer çalışmalar yapmasını bekliyoruz.
Bu yıl atölye çalışmalarımızı Aydın, Kocaeli, Kayseri, Kahramanmaraş, Eskişehir, Ordu, Gaziantep’te düzenliyoruz. Detaylı bilgiyi genderforum.sabanciuniv.edu adresinden bilgi alabilirsiniz” dedi.

 

KAZETE KADIN'IN, KADINLARA MESAJI:
Gücünüzün farkında olun ve direnin. Kadınsız demokrasi olmaz.

Düşlüyor, üretiyor
Kadınlar için sinema yapmak amacıyla ana akım medyadan ayrılıp Filmmor Kadın Kooperatifi’ni kuran Melek Özman, 12 yıldır kadınlar için düşlüyor, üretiyor ve buluşturuyor. Özman’ın yönetmenliğinde kooperatif şu zamana kadar 8 belgesel, 1 kısa film hazırlayarak, medyada yapılan cinsiyet ayrımcılığına sesleniyorlar. Kooperatif, Altın Bamya isimli ödülleri ile de her yıl Türkiye’den vizyona gelen filmler arasından cinsiyet ayrımcılığı yapan filmleri, ödül vererek, kınıyor. Özmen, Filmmor’un hikayesini şöyle anlatıyor: “Feminist bir dille film yapmak istiyordum” diye söze başlayan Özmen Filmmor’un hikayesini şöyle anlatıyor:
‘İlk çalışmamız ‘Klitoris nedir?’ ismini verdiğimiz belgesel oldu. Sokak röportajlarıyla hazırlanan bu belgesel çalışmamızı ‘Namus nedir?’ takip etti. Bu belgesel 4 ülkede versiyonlaşarak yayınlandı. Ardından farkındalık yaratmak amaçlı üretmeye devam ettik. Şu an 40’ın üzerinde Filmmor’a emek veren kadın var. Eski kocası tarafından öldürülen Meral’in hikayesini yakınlarının tanıklıkları ve kadın şarkıcıların kadın cinayetlerine karşı söyledikleri şarkılarla ‘Hani Meral’ belgeselini hazırladık. .”
 

 

YARIN: BAŞARILI İŞ KADINLARI

Bu habere ifade bırak
  • 0Mutluyum
  • 0Şaşkınım
  • 0Kararsızım
  • 0Kızgınım
  • 0Üzgünüm
Toplam Oy0