11.11.2017 02:30 | Son Güncelleme: 11.11.2017-0:45
Duygu Erdoğan / Amsterdam

Türkiye’nin ‘su’ gücüne yerli destek!

2040 yılından sonra Türkiye de pek çok ülkeyle birlikte ‘su kıtlığı’ tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir. Ak - Kim Kimya ‘ultrafiltrasyon sistemini’ kendi Ar-Ge’sinde geliştirerek, suyun geri kazanımını sağlıyor

Ak-Kim Kimya, suyun yeniden kullanımını, su atıklarının asgariye indirilmesini sağlayacak ultrafiltrasyon sistemleri için özel olarak tasarlanmış, yüksek performanslı ‘delikli elyaf bazlı membran modülünü’ geliştirdi.

50 kişilik Ar-Ge ekibiyle Yalova tesislerinde geliştirilen modülle yapılacak arıtma, suyun kimyasal özeliklerini değiştirmeyecek. Ancak belediyelerin ve sanayi şirketlerinin atık sularını arıtarak yeniden kullanmasını hatta deniz suyunun tuzsuzlaştırarak arıtılmasına imkân sağlayacak. Bu modül atık suların çevreye zarar vermesini engelleyerek, suyun yeniden kullanımını da sağlamış olacak.

Dünyanın tamamının gelecek dönemde kuraklıkla karşı karşıya olduğunu belirten Ak-Kim Genel Müdürü Onur Kipri, yapılan araştırmalarda 2040 yılından itibaren Türkiye’de de sularda azalmanın başlayacağını dile getirdi. Dünyada bu teknolojiyi çok az ülke ve çok büyük grupların geliştirdiğine dikkat çeken Kipri, “O yüzden onlardan almak ya da yapan bir şirketi satın almak çok büyük rakamlara mal oluyor. Biz ise bunu tamamen yerli olarak geliştirdik. Bu sistemle birlikte Türkiye, su konusunda önemli bir güç daha oluşturarak elini güçlendirdi” dedi.

35 milyon $ yatırdı

Hollanda’nın Amsterdam şehrinde düzenlenen ve su teknolojelerine yönelik bileşenleri bir araya getiren ‘Aquatech’ fuarına katılan Ak-Kim Kimya, burada geliştirdikleri sistemi sektörle buluşturdu. Fuarda gazetecilerle bir araya gelen Onur Kipri, geliştirdikleri ultrafiltrasyon sistemleri için özel olarak tasarlanmış, yüksek performanslı delikli elyaf bazlı membran modülün toplam 35 milyon dolar yatırımla hayata geçtiğini ifade etti. Bu yatırım ile birlikte Ak-Kim’in Türkiye’de ve çevre ülkelerdeki ilk ve tek üretici konumuna ulaştığını da hatırlatan Kipri, “Söz konusu alanda dünya pazarı 2022’de 4.5 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşacak. Türkiye’de ise şu anda 25-30 milyon dolarlık büyüklüğe sahip pazarın 70-80 milyon dolara çıkması bekleniyor” dedi.

Yapılan araştırmaları aktaran Kipri, Dünya Kaynaklar Enstitüsü’nün raporuna göre Türkiye’nin, 2040 yılında su kıtlığı çekecek 40 ülke arasında 27. sırada yer aldığını belirtirken, tüm dünyada çeşitli önlemler alındığını söyledi. Kipri, “Bugün her bileşeniyle 1 kilogram biftek için 15.5 ton, 1 kilogram peynir üretimi için 5 ton, ayakkabı (1kg deri) için 16.6 ton, 1 bardak süt için 200 litre ve 1 adet elma için 70 litre su gerekiyor. Endüstride ve evsel kullanımlarda gerekli suyu şimdiden güvence altına alabilmemiz kritik önem teşkil ediyor. Su kullanıldıktan sonra atık suyun geri kazanılması, hem ülkemizin doğal kaynaklarının korunması, hem de enerjimizin boşa harcanmaması açısından ciddi bir durum” ifadesini kullandı.

‘Tüketilen su geri kazanılabilir’

Yapılan araştırmalara göre, sanayide ve belediyelerde kullanılan suların arıtılabilmesi durumunda yılda yaklaşık 500 milyon lira tasarruf edilebileceği belirtiliyor. Yanı sıra orta ölçekli bir işletmede ileri arıtma yöntemleri kullanılarak, tüketilen suyun yüzde 40’ını geri kazanabilirken, firma bu sayede yılda yaklaşık 3- 4 milyon lira tasarruf edebiliyor. İstanbul’da ‘İleri Arıtma Sistemleri’ kullanılarak, 1 günlük atık su geri kazanımı yapılarak (sanayi atık suyu hariç), 4 günlük sifon suyuna yani 2 milyon metreküpe eş değer miktarda su temin edilebiliyor. İstanbul’da 1 günlük su tüketimi yaklaşık 2.5 milyon metreküp. 1 günlük atık su geri kazanımı yapılarak su ihtiyacının yüzde 75’i karşılanabiliyor. 

 

 

Bu habere ifade bırak
  • 0Mutluyum
  • 0Şaşkınım
  • 0Kararsızım
  • 0Kızgınım
  • 0Üzgünüm
Toplam Oy0