Türkiye’nin tarım ürünü ihracatı tarım ürünü ithalatından fazla

04 Ağustos 2010

Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, Türkiye’de 2002’de tarım ürünleri ihracatının 4 milyar dolar olduğunu, 2009’da bu rakamın yüzde 180 oranında artışla 11,2 milyar dolara yükseldiğini, 2002’de 1480 tarım gıda ürününün 161 ülkeye ihraç edildiğini, 2009’da ürün portföyünün gelişerek 1530’a ülke sayısının ise 171’e çıktığını kaydetti.
         Mehdi Eker ve Devlet Bakanı Zafer Çağlayan tarım sektöründe faaliyet gösteren ihracatçı birlikleri temsilcileriyle, Dış Ticaret Müsteşarlığı Uğur Ercan Toplantı Salonu’nda bir araya geldi.
         Eker, burada yaptığı konuşmada, dünyada Türkiye adıyla anılan ürünler dikkate alındığında ilk sıralarda tarımsal ürünlerin geldiğini söyledi.  Türkiye’de tarım sektörünün 70 milyon vatandaşın yanı sıra 30 milyon turist olmak üzere 100 milyon insanı beslediğini belirten Eker, sektörün ayrıca dünyaya 2009’da 11,2 milyar dolarlık tarım ve gıda maddesi sattığını kaydetti.
         Bir ticaret odası başkanının yayınladığı, basında yer alan raporda, sadece ithal edilen ürünlerin yer aldığını, ihraç edilen ürünlere yer verilmediğini, bunun kendisini üzdüğünü de dile getiren Eker, “Türkiye’nin tarım ürünü ihracatı tarım ürünü ithalatından fazladır. 2009’da net 1,6 milyar dolar Türkiye’nin toplam tarım ürünleri ihracatı fazladır” dedi.
         FAO yayını bir dergiyi gösteren Eker, dergide Türkiye’nin son yıllarda tarım sektöründeki başarısının dünyaya örnek gösterildiğini söyledi.
         Dünya Bankası raporlarından derlenen rakamlara da değinen Eker, Türkiye’nin 2002’de dünyada tarım ürünleri üretiminde GSYİH açısından 23 milyar dolarlık üretim hacmiyle 11. sırada bulunduğunu, 2008’de ise 56,6 milyar dolarlık tarımsal üretimiyle 8. sıraya yükseldiğini anlattı.

TARIM ÜRÜNLERİ İHRACATI
         Türkiye’de 2002’de tarım ürünleri ihracatının 4 milyar dolar olduğunu, 2009’da bu rakamın yüzde 180 oranında artışla 11,2 milyar dolara yükseldiğini belirten Eker, 2002’de 1480 tarım gıda ürününün 161 ülkeye ihraç edildiğini, 2009’da ürün portföyünün gelişerek 1530’a ülke sayısının ise 171’e çıktığını anlattı.
         Bazı ürünlerin 2002 ve 2009 yıllarındaki ihracat rakamlarına değinen Eker, bu rakamların hububat, bakliyat, yağlı tohumlarda 2002’de 1,1 milyar dolar, 2009’da, 3,6 milyar dolar, yaş meyve sebze ürünlerinde 2002’de 500 milyon dolar 2009’da 2 milyar dolar, kuru meyve mamullerinde 2002’de 400 milyon dolar, 2009’da 1,1 milyar dolar, meyve sebze mamullerinde 2002’de 500 milyon dolar, 2009’da 1 milyar dolar, fındık ve mamullerinde 2002’de 600 milyon dolar 2009’da 1,2 milyar dolar, zeytin ve zeytinyağı mamullerinde 2002’de 50 milyon dolar 2009’da 200 milyon dolar olarak gerçekleştiğini kaydetti.
         Türkiye’deki zeytin ağacı sayısının 2006’dan itibaren yürüttükleri çalışmalarla 100 milyondan 155 milyona çıkarıldığını da belirten Eker, bir Akdeniz ülkesi olan Türkiye için bunun geleceğe yapılan çok önemli bir yatırım olduğunu söyledi.

“(TÜRKİYE BUĞDAYINI BİLE DIŞARIDAN ALIYOR) DİYE İFTİRA EDİYORLAR”
“Türkiye buğdayını bile dışarıdan alıyor diye iftira ediyorlar” diyen
 Eker, sanayicinin, ihracatçının Türkiye’de üretilen buğdaya ilave olarak dünya pazarlarında ucuz bulduğunda buğday aldığını, işlediğini ve sattığını söyledi.
         Eker, Türkiye’nin 2002’de dünya buğday unu ihracatında 11. sırada olduğunu, söz konusu dönemde 47 milyon dolar karşılığında 0,3 milyon ton buğday ihraç edildiğini belirterek, Türkiye’nin sıralamasının hükümetleri döneminde yükseldiğini, 2002’te 4., 2004’te 3., 2005’te 1. sıraya yükseldiğini, o tarihten bu yana sıralamada 1. veya 2. olduğunu kaydetti.
         Türkiye’nin toplam buğday ihtiyacının yıllık 18 milyon ton olduğunu, bunun üzerindeki üretimin ihraç edildiğini kaydeden Eker, 2009’da Türkiye’nin sıralama değer olarak birinci, miktar olarak ikinci sırada bulunduğunu, geçen yıl 582 milyon dolar karşılığında 1,8 milyon ton buğday ihraç edildiğini belirtti.
         Eker, bundan sonraki süreçte Türkiye’de uzun vadeli stratejik hesaba dayalı tarımsal üretim hedefleri, buna paralel 2023’te tarımla ilgili 40 milyar dolar ihracat hedefini yakalama gayreti içinde olacaklarını söyledi.
         DTÖ, uluslararası kuruluşlar, AB ile standart birliğine gidileceğini belirten Eker, geçen ay Türkiye’nin AB ile gıda güvenliği faslını açtığını, Türk üreticisi açısından bunun son derece önemli olduğunu söyledi. Türkiye’de üretilen, tedarik edilen gıdaların AB standartlarında tüketiciye ulaştırılmasının temel öncelikleri olduğunu, bunu gerçekleştirdiklerini, şeffaf bir şekilde bunu yaptıklarını kaydetti.

BEBEK MAMALARINDA KURŞUN BULUNDUĞU İDDİASI
Hatalar olduğunda bunların da paylaşıldığını belirten Eker, “Örneğin, laboratuvar sonucu teyit edilmeden 3 vilayetimizden bebek mamalarıyla analizde bir şey çıktı. Halbuki onlar analiz sonucu teyit edilmeden referans laboratuvarından ilgili vilayetlerimizden sehven konmuş. O bile yer aldı. Biz onu fark ettik, düzelttik kamuoyuna da açıklama yaptık. Yani bebek mamalarında Türkiye’de herhangi bir sorun yok. Hiçbir şekilde sağlığa aykırı hiçbir madde bulunmuş değil, teyit edilmiş değil. Yanlışlıkla 3 örnekte bulunmuştu. Biz onlarla ilgili gerekli düzeltmeyi, soruşturmaları vs. yaptık” diye konuştu.
         Türk tüketicisinin kalite ve standart bakımından gıda güvenliğiyle, hijyenle ilgili düzeyi her gün biraz daha yükseldiğini, AB standartlarıyla uyumlu hale geldiğini belirten Eker, bütün bunların ihracatçıları, ihracat sektörünü çok önemli şekilde etkileyeceğini söyledi.
         “Elbette sorunlarımız var” diyen Eker, şu anda meyve sebze ile ilgili tuta absoluta (domates güvesi) sorunu olduğunu, bunun dünyanın küreselleşmesinin etkisiyle, ticaretin artmasıyla karşılaşılan bir sorun olduğunu kaydetti. Eker, aslolan bu sorunların olmaması değil, bu sorunlarla mücadelede etkin, hızlı çözüm üretebilmek olduğunu, bunu yapmaya çalıştıklarını kaydetti.
         Konuşmasında, havza bazlı destekleme modeline değinen Eker, Türkiye’nin her 2,5 dönümlük alanda hangi ürünlerin hangi verimlilik düzeyiyle üretilebileceğini bildiklerini, gelecekte dünyadaki birtakım projeksiyonlara göre üretimin planlanabileceğini söyledi.
         Eker, tarımsal üretimin bu model çerçevesinde destekleneceğini, verimsiz bir üretimde direniliyorsa bunu desteklemeyeceklerini, verimli doğru ürünü destekleyeceklerini ifade etti.
         Tarımsal desteklemeler konusunda ise Eker, bu yıl Türk çiftçisine 5,6 milyar lira ödeme yapılacağını, bu rakamın yüzde 85’inin yılın ilk 6 ayında ödendiğini ifade etti.

BÜROKRATİK MALİYETİN VE SANAYİCİNİN HAMMADDE MALİYETİNİN DÜŞÜRÜLMESİ
         İhracatı artırma yönündeki faaliyetlerini anlatan Eker, hammadde faaliyetlerinin düşürülmesi çerçevesinde destekleme strateji ve politikalarını değiştirdiklerini, maliyetleri düşürüp verimliliği artırmaya çalıştıklarını, tarımsal desteklemeleri 3 kat artırdıklarını, üretimle, verimlilikle ilgisi olmayan doğrudan gelir desteği uygulamasını değiştirdiklerini söyledi.
         Eker, ölçek ekonomisini büyütmek için Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük toplulaştırma projelerini hayata geçirdiklerini, bürokratik maliyetin ve sanayicinin hammadde maliyetinin düşürülmesi konusunda da çalışmalarda bulunduklarını sözlerine ekledi.

Milliyet iPhone uygulaması yenilendi.
Daha hızlı, daha canlı, en güncel! Yenilenen Milliyet.com.tr iPhone uygulamasını hemen indir!
iPad’i unutmadık!
iPad’inize özel Milliyet.com.tr uygulamasını ücretsiz indirmek için tıklayın.



Yorum Yaz
20Yorum Başlığı:420Yorum: