|
 |
|
|
Halk eğleniyor, şiir yazıyor
DİGİTÜRK'ün listesinde bulunan "Memleketim " kanalında yerel TV'lerden seçmeler var. Adana Çukurova kanalında bir nişan - magazin vardı. Teyzeler, amcalar, halalar oturmuşlar uzun masaların etrafına, üstleri naylon ile kaplı kuru ve yaş pastalar, törenin başlamasını bekliyor. O sırada ensesi, pozusu kalın bir yöre sanatçısı "Gel gel gümüle gel" diyor. Arkada saz, def, darbuka, org, önde davulcu dönüp duruyor. Her iki tarafın erkekleri ise davulcunun etrafında dönüyorlar. O sırada programın sunucusu bey (bir nevi Pazar Keyfi şeklinde) gelin adayına soruyor; "Bugün evliliğin ilk adımı olan nişan günündesiniz. Bir nişan gününde bir genç kızın duyguları nasıl olur?". "Çok heyecanlanıyor insan" diyor genç kız. Sunucumuz orta yaş üstü, zayıf, İtalyan komedyenlerine benziyor ses tonu da, Semra hanımın kalın tellisi diyebilirim. Devam ediyor; "Peki bu yakışıklı adamı nerde nasıl buldun? Sen mi buldun o mu?". Kız biraz düşününce sunucu giriyor; "Allah takdir etti oldu diyorsun". Sonra damat adayına geçiyor sunucumuz. "Evet efendim. Sevgili Hulusi bey merhaba sizi tanıyabilir miyiz?" Damat adayı kendini tanıtıyor. Sunucumuz yine soruyor; "Bu güzel gelin hanımı nerde nasıl buldun? Gader nasıl birleştirdi sizi?" Damat anlatıyor. Sonra sunucumuz davetlilerin arasında dolaşıp günün anlam ve önemine uygun sorular sormaya başlıyor. Piknik tip, bol kebap ile beslenmiş bir beyin yanına gidiyor. Ve şöyle bir diyalog geçiyor aralarında; "Beyefendi sen gaç yıl önce evlendin? ". "Ben bin doğuz yüz admış dörtte evlandım". "Pekala gaçırdın mı, düğünle mi evlendin ?". "Eee balediye nigah salonunda evlendik"... İşte halkın cemiyet hayatından samimi, içten bir sayfa!
* * *
"Senİ yazdım bahçe duvarına / Sen bu evin kraliçesisin diye / Seninle söyledim şarkıları (heyecanlanıyor) şarkımı / Gidelim buralardan diye / Yağmur altında seninle ıslandım / Seninle beraber yandık sigaramın ucunda / Ve sen de beni üfledin dışarıya / Sen çıktın gittin kapıdan / Sen kurtuldun / Benim içimde bir yanlızlık korkusu o an düştü / Biliyorsun şimdi biliyorsun, ben seni terkediyorum / Bırakıp yanlız seni, evime dönüyorum / Ama emin ol ben senin kendi şehrine döndüğünde, ben Ankara'da olacağım / Ve ben eğer istersen Ankara'da olacağım"... Doğan bu şiiri yazdı ve annesi Adviye hanım ile beraber elendi. Göz yaşlarımız sel oldu. Final gecesinin en duygulu anlarıydı! Nurçin de ağladı biz de ağladık. Sonra verdik rakıya kendimizi!
s.kologlu@milliyet.com.tr
|
|
|

|