19.05.2015 02:30 | Son Güncelleme:
ERCAN ARSLAN Samsun

Uçakla aramda duygusal bir bağ var

Türk Yıldızları’nın ilk kadın üyesi Binbaşı Esra Özatay, bugün Samsun’da bir ilke imza atacak. Demir kanatlarla duygusal bağı olduğunu söyleyen Özatay, “Son olmayacağım. Yerimde olmak isteyenleri cesaretlendirmek beni motive ediyor” dedi

Türk Hava Kuvvetleri’nin cesaret sınırlarını yıkan akrobasi timi Türk Yıldızları’nda bir ilk yaşanıyor. 15 yıldır jet pilotu eğitmeni olarak görev yapan Hava Pilot Binbaşı Esra Özatay, akrobasi timinin ilk kadın üyesi olarak bugün 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları kapsamında Samsun semalarında yapılacak gösteri uçuşuna katılarak bir ilke imza atacak.
Kurtuluş mücadelesinin başladığı Samsun’da yapılacak gösteri öncesi Özatay’ın duygularını Samsun Çarşamba Havalimanında öğrenme fırsatı bulduk.

 Türk yıldızlarına katılım sürecini anlatır mısınız?

15 yıl 33. Filo’da eğitmen pilot olarak ders verdim. Sonra buraya atandım. Türk Yıldızları’na katılabilmek için 500 saatlik jet uçuş tecrübesi şartı vardı. Benim 2000 saatlik tecrübem var. Daha önemlisi istekli ve gönüllü olmak gerekiyordu. Bu da bende vardı. Türk Yıldızları’na katılmak benim için bir rüya idi.

 O ekibe katılmak bir kadın olarak zor olmadı mı?

Bu tamamen sizinle alakalı bir durum, burada şahsi yeteneklerinizden çok bir ekibin parçası olabilmeniz önemli. Türk Yıldızları’nı bir kartalın kanatlarına benzetebilirsiniz. Kartalın bir tüyü eksik olursa o vakur duruşu bozulur, bizim de ekibin içinde yanlış bir hareket tüm ekibi etkileyebilir. Hak veririsiniz ki; süpersonik (sesten hızlı) uçaklarda bunu yapmak kolay değil. Biz de aldığımız eğitimle bunu yapabiliyoruz. Komutanlarıma bana güvendikleri için kendilerine teşekkür ederim. Büyük bir sorumluluk, başarısız olma durumunuz da bu bir rüyaya da biter. Sizden sonrakilerin bu ekibe katılama ihtimalini düşürmüş olursunuz. İlk olduğum için böyle bir sorumluluğum var, son olmayacağım inşallah.

 Başka kadın pilotların da buraya katılacağını düşünüyor musunuz?

Tabii ki düşünüyorum. Çünkü bu işi seven ve yapmak isteyen çok insan var. Beni burada motive eden şeylerden biri de burayı hedefleyen insanları cesaretlendirebilmek. Yapabileceklerini onlara tekrar hatırlatabilmek, göstermek böyle bir sorumluluğum ve böyle bir görevim olduğu için de mutluyum. Bunun hazzını yaşıyorum. Bu işi yapmak isteyen kadın pilotlara önerim asla vazgeçmesinler, yılmasınlar. İnsan bildiği kadar güçlü, inandığı kadar cesurdur. Korkmasınlar.

 Pilot hayatı hep eğitimle mi geçer?

Performansınızı yüksek tutmanız lazım, sağlığınıza dikkat etmeniz lazım. Yediğinize, içtiğinize akşam yatma, sabah kalkma vaktiniz hepsi çok önemli. Sporcu profesyonelliğini düşünün. Ona benzer ama ilave olarak uçuş sırasında dikkat ve konsantrasyon seviyenizi en üst seviyede tutmak zorundasınız. En ufak bir dalgınlık, dikkatsizlik kafanın başka yerde olması bir yere takılmış olması demek işlerin ters gideceği demektir.

 Burada güzel ilişkiler olduğunu görüyorum. Rütbelerin de konuşulduğu bir sistem yok burada galiba?

Sadece pilotlar değil, teknik ekip, diğer birimler arasında güzel bir bağ var. Akrotimde pilotlar arasındaki düzen daha çok akrotim tecrübesine göre belirlenir. Yüksek rütbeli de olsan akrotimde tecrübeli kimse lider odur.

‘Annem biraz endişeli, babamın koltukları kabarık’

Türk Yıldızları’nın ilk kadın pilotu olmak nasıl duygu?

1994’te Hava Harp Okulu’na girdim. Eğitim sırasında kendimizi kadın ya da erkek olarak düşünmedik. Verilen görevleri aynı şartlarda yaptık. Ama anne olduktan sonra, yani özel hayat işin içine girdiği zaman iki kimliğin çatışması olabiliyor. Belki bugüne kadar olmama sebebi bu olmuştur ama onun da çözümü yok değil. O yüzden ailemin katkısı olmadan olmazdı. Çok destek oldular, Eşim Fatih Özatay savaş pilotluğundan emekli. İki de çocuğum var. Batuhan 9, Zeynep 7 yaşında.

 İlk gösterinizi izleyecekler mi?

Hayır. Annem ve babam buradalar, onlar izleyecekler. Annem biraz endişeli ama babamın koltuklar kabarık.

Elle kontrol

 Uçuş öncesi uçağınızın her yerine dokunduğunuzu gördüm. Bunu her zaman yapar mısınız?   

Tabii ki uçakla aramızda duygusal bir bağ var. Uçuş öncesi teknisyen arkadaşlar her kontrolü yapıyor, ama ben her uçuş öncesi elle gözle mutlaka kontrol yaparım, rahatlarım.

Göz kararıyla nefes kesiyorlar

Türk Yıldızları, Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde 1992 yılından Konya 3. Ana Jet Üssü’nde konuşlandı. Şimdiye kadar 19 ülke ve Türkiye’de 500’ün üzeride akrobasi uçuşu gerçekleştirdi? Demir Kanatlı Türk Yıldızları yurtiçi ve yurtdışında yılda ortalama 30 gösteri gerçekleştiriyor.   
Türk Yıldızları, gösterilerinde “Sekiz” süpersonik (ses üstü) uçak kullanan dünyanın en önemli akrotimlerinden biridir.
24 Ağustos 2001 tarihinde Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de gerçekleştirdiği gösteri ile “aynı anda 1 milyondan fazla kişi tarafından izlenen dünyanın tek akrobasi timi” sıfatını elinde bulunduruyor.
Türk Yıldızları gökyüzünde sergiledikleri tüm hünerlerini bilgisayar veya benzeri bir alet kullanmadan göz kararıyla yapıyor. Uçaklar arası mesafe 1 metreye kadar yaklaşarak yaptıkları hareketler sırasında izleyicilerin ister istemez nefeslerini tutmak zorunda kalıyor. Cesaretin sınırsızlığını kanıtlayan çılgın ekip 10’u pilot 55 kişiden oluşuyor.

Etle tırnak gibiyiz

134. Akrotim Filo Komutanı Hava Pilot Yarbay Zeki Koltukoğlu, ekibin başarısındaki sırrı takım ruhuyla açıklarken şunları söyledi: Pilottan uçakların bakımını yapan astsubaylara kadar herkes birbirine saygılı ve uyumlu. Biz etle tırnak gibiyiz. Dava arkadaşıyız.

 Sizinle uçmak için talepler oluyor mu. Böyle bir ihtimal var mı?

Zaman zaman talepte bulunanlar oluyor. Fakat şimdiye kadar Türk yıldızları ile ekip dışından bir tek Japon fotoğrafçı Kutsuhiko Tokunaga uçtu.  O da dünyanın en iyi profesyonel hava fotoğrafçısı. 1700 saat jet uçuş tecrübesi var. Bu uçaklarda uçuş sorunlu. Gerekli izinler alınırsa ileride belki talepler karşılanabilir.

 

Bu habere ifade bırak
  • 0Mutluyum
  • 0Şaşkınım
  • 0Kararsızım
  • 0Kızgınım
  • 0Üzgünüm
Toplam Oy0