Uludere’de otuz beş vatandaşın bombalanarak öldürülmesi, siyasi gündemin merkezine oturmuş bulunuyor. Oturmaması beklenemezdi. Ama siyasi partilerin bu olay karşısında aldıkları pozisyonlar değerlendirmeye değer doğrusu.
Hükümet kanadı, olayın biraz sessiz geçiştirilmesinden yana gibi. “Pardon” diyor, ama sessizce. Oysa geçen aylarda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Dersim Olayları” için bölgedeki vatandaşlardan ağız dolusu özür dilemişti. Şimdi aynı duyarlılığı göremiyoruz. Üstelik Dersim Olaylarından sorumlu olmadığını ifade ederek özür dilerken, iktidarı döneminde gerçekleşen böyle bir olaydan özür dilemekte isteksiz gözüküyor.
CHP yetkilileri, hükümetin siyasi sorumluluğu gereği, olayı aydınlatması gerektiğine vurgu yapıyorlar. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise, “devlet gereğini yapmıştır” şeklinde farklı bir tavır sergilemeyi tercih ediyor.
Bu tartışmalardan bizler, aslında olayın nedenini çok iyi anlamış değiliz. Öldürülenlerin kaçakçılık yapan kişiler olduğu ve silahsız olduğu ve büyük olasılıkla istihbarat hatasına kurban gittiklerini düşünüyoruz.
Dün akşam CNN Türk’te Cüneyt Özdemir’in konuğu olan arkadaşım Prof. Neşe Özgen’in açıklamaları, olayı biraz daha farklı boyutları ile düşünmeme neden oldu. Neşe, yıllar öncesinden başlayarak, sınırlarla ilgili sosyolojik araştırma ve incelemeler yapar. Bu konuda çeşitli kitap ve makaleleri de var.
Uludere’de özel bir araştırması olmamasına rağmen, bölgedeki ilişkiler ve yaşam biçimi konusunda dikkat çektiği konuların, bu olayı tartışırken üzerinde durmadığımız boyutların olduğunu fark ettim.
Neşe Özgen’in kaçakçılık mekanizmasının işleyişine yönelik tespitleri veya yorumları önemliydi. O’na göre bu kaçakçılık, devletin göz yumduğu ve belli ölçüde de himaye ettiği bir faaliyet. “Korucu aşiretleri veya köylerine yönelik bu türden ayrıcalıkların tanındığını” hatırlatıp, şu saptamayı yapıyor:
“Bu insanların cebinde Vali’nin telefonu var. Benimkinde yok.”
Neşe’nin dikkat çektiği diğer bir konu da, ülkenin her köşesinde karşılaştığımız “ucuz mazot”un nasıl bir ilişki ağının sonucu olduğunu hatırlatmak şeklindeydi. Katır sırtında, belli günlerde haberli bir şekilde gerçekleştirilen bu kaçakçılık, yoksulluk ile devlet ve PKK arasında sıkışan insanların önemli bir geçim kaynağı gibi gözüküyor.
Bul

Tarık Dursun K, 81 yaşını, Kocaoğlu ile kutladı...