Eski sevgili, flört, eş, kaçamak ya da sadece platonik biri. Bir anda takılı kalırız. Söylenen bir söz, yüz ifadesi bir ömür bizimle beraber yaşar. O an cevap vermeyi düşünemediğimiz sözler kafamızda tekrar tekrar şekillenir. Ya da atmadığımız adımları atmış olsaydık ne olurdu acaba diyerek alternatif hayatımızı düşleriz. 

Evlenme teklifini kabul etseydim şimdi o evde ben oturuyor olurdum. O çocuklar bizim çocuklarımız olurdu.

Kendime güvenip ısrarcı olsaydım keşke. Şu an beraber olduğu adamdan çok daha iyi olduğum kesin.

Aldatmasını görmezlikten gelseydim, bu da bir dönem olarak gelir geçerdi. Yüzüne vurarak her şeyi ben mahvettim. 

Yakınlaşmak istediğinde onu reddetmeseydim şimdi harika bir çifttik.

Onu sevdiğimi söylemeyip süründürseydim kıymetimi bilirdi, beni bu kadar kolay terk edemezdi.

Hatırlamak istemsiz bir eylem, kabul. Ancak kendimizi eğiterek bize huzursuzluk ve üzüntü veren hisleri tekrar tekrar yaşamanın önüne geçebiliriz. 

Nasıl mı? Çok basit.

Aklımızı oyalamak için devamlı film izlemek, dizilere sarmak, iki dakika yalnız kalamayıp sürekli dışarı çıkmak çözüm değil. Çözüm kendimizle ve hatıralarımızla barışmakta. Devamlı aklınıza gelen, size sıkıntı veren konuyu etraflıca düşünmeniz şart. Metroda giderken ona benzeyen birini görmeniz ve devamında yol boyunca anılarınızı geri sarmanızdan bahsetmiyorum. Hususi bu iş için vakit ayırıp duygusallıktan arınmış, olabildiğince objektif bir şekilde düşünmenizi istiyorum. Bir cumartesi gününü bu iş için ayırın. Gündüz vakti, karnınız tok, sırtınız pek, keyifniz yerindeyken kendinizi düşünmeye zorlayın. O kişi ile neler oldu, ne yaşandı? O zaman nasıl bir ruh halindeydiniz? Verdiğiniz ve veremediğiniz tepkilerin sebebi neydi? Farklı tepkiler verseydiniz sonuç gerçekten farklı olur muydu? Tüm ipler sizin elinizde miydi yoksa onun yürüdüğü bir yol vardı ve inceldiği yerden koptu mu? Ve son olarak bugün için bu konu hakkında yapmak istediğiniz, yapabileceğiniz bir şey var mı? Tüm bu soruları samimi bir şekilde yanıtlayın. Ve neticesinde aksiyon alma ya da rafa kaldırma konusunda bir karar alın. İlerleyen günlerde yine aynı hatıralar aklınıza gelirse filmi hemen ileri sarın ve karar kısmına gelin. 

Tüm bu derinlemesine düşünme sürecinde göreceksiniz ki olanı değiştirmek mümkün değil. Her ne yaşandı, yapıldı ya da yapılmadı ise bu o an için olabilecek tek olasılıktı. Zamanı başa sarsak yine kendini tekrar ederdi. Pişmanlıklar olabilir, tek pişman olan siz değilsiniz. Önemli olan bugüne geri dönmek ve bugün için atabileceğiniz bir adım var mı, pişmanlıkların telafisi mümkün mü diye gerçekçi bir değerlendirme yapmak. Tüm bu yaşananlar benim için gerçekten bu kadar önemli mi? Yoksa arada bir mutsuzluklarım için bahane arıyorum, en kolay hedef geçmişi suçlamak mı? Melodramdan besleniyor olabilir miyim?

Bugünkü aklım olsaydı öyle yapmazdım, böyle yapardım demenin hiçbir anlamı yok. Her yeni gün bir önceki aklımızı beğenmiyoruz. Açın eski fotoğraf albümlerinize bakın, o zaman için bayıldığınız, özenip poz verdiğiniz mekanları, saçınızı, makyajınızı, giyminizi göreceksiniz. 

Geçmişte takılı kalıp bugünü kaçıranlardan olmayın. Alacaklarınızı alın; sizi ağırlaştıran, üzen, sıkan kısımları boşu boşuna yük edinip kendinizi yormayın. Gençlik iksiri estetikte değil gözlerde saklı. Bakışlarınızdaki hüzün ele verir yaşınızı.

Hayata gülen gözlerle bakmanız dileği ile,

Sibel ŞENGÜL