Uzaylılar hoş geldiniz: Yeni buluş dikkat çekiyor

Bilim insanları, uzak gezegenlerde oksijen olup olmadığını öğrenmenin yeni bir yolunu buldu. Bu yöntemle, belki de diğer gezegenlerde yaşam olup olmadığını öğrenebileceğiz. Büyük meraklarımız, yerini güzel bilgilere bırakacak.

Uzaylılar hoş geldiniz: Yeni buluş dikkat çekiyor

'Başka Dünyalarda Canlı Mahlukat Var Mıdır?'

'Başka Dünyalarda Canlı Mahlukat Var Mıdır?'

“Bu dünyalarda canlı yaratık var mıdır? Şüphesiz böyle bir sorunun cevabı lazımdır, dediğimiz sürece hayat neden sadece dünyamızda oluşmuş olsun? Bu âlemlerin ortasında, bu dünyaların hepsi birdir. Toz kadar olan Dünya’mızda hayat, canlı yaratık olsun da, onlarda olmasın? Onlar bu dünyadan küçük müdür? Onlar bu dünyadan ilerleme bazında farklı mıdır? Hayır, bu bahsedilen dünyamız gibi hep birbirinden doğmuştur. Hepsi birbirinin anası, babası, hepsi birbirinin kardeşidir. İşte bu soruya karşı bugün kesin cevap verilmiş:

Her âlemin kendine özgü, kendi doğal şartlarına göre oluşmuş canlısı, canlı yaratığı vardır.”

'Başka Dünyalarda Canlı Mahlukat Var Mıdır?' adlı eserinde Osman Nuri Eralp bunları yazıyor. Osmanlı'nın ilk bilim kurgu kitabı olan bu eser, geçtiğimiz sene günümüz Türkçesine kazandırılmıştı.

İnsanlık, ta en başından beri gökyüzüne bakıyor ve evreni merak ediyor.

Acaba, evrende Dünyaylıardan başka canlılar da var mıdır?

Mustafa Topaloğlu ekolümüz var!

Mustafa Topaloğlu ekolümüz var!

Bizim milletçe uzaylılara merakımız zaten sınırsızdır. 'Uzaylı şarkıcı' diye hitap ettiğimiz bir ünlümüz var mesela: Mustafa Topaloğlu.

Turist Ömer Uzay Yolu'nda filmimiz var örneğin, G.O.R.A.'mız var.

Eralp'den sonra uzaylılara olan ilgimiz hem çok eğlenceli hem de çok ilginç bir hal aldı elbette.
 

En samimi merak

En samimi merak

Fakat bizim en samimi meraklarımızdan biri olan ve Dünya'dan başka gezegenlerde ne olup bittiğini anlamamızı sağlayacak olan bu merak, hep sabit kaldı.

İlgilenme biçimimiz, olayı irdeleme şeklimiz değişse bile, hepimizin düşündüğü yahut sorduğu soru hep aynıydı.
 

Evreni anlamak, öğrenmek için...

Evreni anlamak, öğrenmek için...

Evreni ve diğer gezegenleri hem tanımak hem de öğrenmek, belki de hayatlarımızı kökünden değiştirecek bir adım olacak.

Böylece, aslında Dünya'nın tek olup olmadığını ve insanlığın da tek olup olmadığını anlayacağız.
 

NASA bu işin peşinde

NASA bu işin peşinde

Eh, pekala NASA da bu işin peşinde olmaya devam ediyor. Kendilerinin en büyük uğraşlarından biri bu.

Evreni, uzayı, gezegenleri keşfetmek için kurulmuş olan ajans, bu konuda büyük çalışmalar yapıyor. Tıpkı diğer ülkelerin uzay ajansları gibi... 

Bir teleskop sayesinde...

Bir teleskop sayesinde...

NASA, yeni geliştirdiği bir teknoloji sayesinde, uzak gezegenlerde yaşam olup olmadığını öğrenebilecek.

Peki bunu nasıl yapacak? Anlatalım!

Oksijen olup olmadığını öğrenebileceğiz

Oksijen olup olmadığını öğrenebileceğiz

NASA'nın James Webb Space Telescope adını verdiği ve bir süredir kullandığı teleskobuna uygulanan yeni teknikle, gezegenlerdeki oksijen molekülleri bir sinyal olarak algılanabilecek. 
 

Bu ne işe yarayacak?

Bu ne işe yarayacak?

Bu da şu demek, oksijen olup olmadığını öğrenirsek, aslında o gezegende yaşam bulunup bulunmadığını öğrenebileceğiz. 

Şahane, değil mi?

Daha önce yaşanmış, şu an yaşanabilir durumda olan yahut içinde canlılar bulunan gezegenleri keşfetmek için büyük bir adım.
 

Hayatımızın keşifi olabilir

Hayatımızın keşifi olabilir

Osman Nuri Eralp'den ve hatta ondan daha öncesinden süregelen tüm bu merak bulutumuzu dağıtabilmek için dev bir adım atılmış.

Kim bilir, belki gerçekten komşularımız vardır koca evrende!

andac.uzel@demirorenmedya.com

Bu makaleye ifade bırak