YAZARIN
  EN SON YAZILARI  
    Kadın sağlığını korumanın en önemli basamaklarından biri; genital organlardaki enfeksiyonların erken tanı ve tedavisidir. Yaygın olarak görülen bu enfeksiyonlar kadına büyük rahatsızlık vermenin yanı sıra, kalıcı hasarlara yol açabilir ve ileride kısırlık gibi istenmeyen sonuçlar doğurabilir. Jinekolojik enfeksiyonlar genital bölgenin herhangi bir yerinde farklı nedenler ile oluşabilmektedir. Bu enfeksiyonlar…
     
    Yakınmalar: Kaşıntı ve yanma hissi, koyu renkli ve kötü kokulu akıntı, idrar yaparken yanma ve cinsel ilişki sırasında ağrıdır.
     
    Mantar Enfeksiyonları: Gebeliklerde, antibiyotik ve doğum kontrol hapı kullananlarda ve şeker hastalarında sık görülür. Mantara bağlı vajinitlerde beyaz renkli ve peynirimsi bir akıntı görülür.
     
    Trikomonas Enfeksiyonları: Trikomonas adı verilen parazitin yol açtığı enfeksiyonlarda yeşil renkli bir akıntı görülür.
     
    Bakteriyel Enfeksiyonlar: Bakterilerin neden olduğu vajinitlerde akıntı sarı renkli ve kötü kokuludur. Vajinitlerin tanı ve tedavisi kolaydır. Etkene yönelik tedavi uygulanacağından, doktora başvurmak gerekir.
     
    Serviks (Rahim Ağzı) Enfeksiyonları: Tedavileri geciktiğinde yol açtıkları kalıcı hasarlar nedeniyle, serviks enfeksiyonlarının erken tanı ve tedavisi çok önemlidir.
     
    Klamidya Enfeksiyonları: Cinsel temas yoluyla geçen hastalıkların en sık görülen ve en önemlilerinden birisidir. Klamidya enfeksiyonları kokusuz sarı renkli akıntı, adet dönemlerinin ortasında kanama, cinsel ilişki sırasında ağrıya neden olabileceği gibi, hiçbir bulgu vermeden ilerleyerek tüplerde tıkanıklık ve yapışıklıklar oluşturarak kısırlığa da neden olabilir. Hastalık gerekli laboratuvar incelemeleriyle tespit edildikten sonra, antibiyotik tedavisi uygulanır. İlerlemiş vakalarda laparoskopiyle tüplerde tıkanıklık tespit edilirse, çocuk sahibi olabilmek için tüp bebek tedavisi önerilir.
     
    Gonore (Bel soğukluğu): Cinsel temas yoluyla bulaşan diğer önemli enfeksiyon gonoredir. Bu enfeksiyon kadınlarda bulgu vermeyebileceği gibi vajinal akıntı, bel ağrısı ve adet düzensizliklerine de neden olabilir. Enfeksiyon kan yoluyla yayılarak çok daha ciddi tablolar oluşturabilir. Tüplerde tıkanıklık ve yapışıklıklar meydana getirerek kısırlığa neden olabilir. Hastalık teşhis edildikten sonra antibiyotikle tedavisi kolaydır.
     
    Herpes Simpleks Virüs Enfeksiyonları: Uçuk virüsü olarak bilinen bu virüs genital organlarda ağrılı ülserler oluşturur, ateş, kas ağrıları ve yorgunluk da tabloya eşlik edebilir. Cinsel ilişkiyle bulaşan bu enfeksiyon sık sık tekrarlar. Adet kanamasından 5 - 10 gün önce enfeksiyon başlar. Kronik bir enfeksiyon olan herpesin kesin tedavisi yoktur. Tedavi semptomatik yani virüsün yol açtığı rahatsızlıkların ve ağrının giderilmesini ve oluşan ülserlerin çabuk iyileştirilmesini amaçlar.
     
    Gebelikte herpes enfeksiyonları çok önemlidir. Yeni doğan bebeklerde yaygın herpes enfeksiyonuna ve ensefalite (beyin iltihabı) neden olur. Aktif herpes enfeksiyonu olan gebeler sezeryanla doğum yapmalıdır.
     
    Genital Enfeksiyonların Önlenmesi, Tanı ve Tedavi
    Jinekolojik enfeksiyonların hepsi her zaman bulgu vermeyebilir. Bu nedenle düzenli kontroller çok önemlidir. Vajina veya serviksten alınan örneklerden yapılan laboratuvar incelemeleriyle enfeksiyon etkeni saptanır. Etken olan mikroorganizmanın tanımlanması tedavinin etkili olması açısından çok önemlidir. Uygun antibiyotik kullanımıyla kesin sonuç mümkündür. Geç kalınan durumlarda enfeksiyon karın içine yayılarak pelvik enflamatuvar hastalık diye adlandırdığımız ateş, titreme gibi sistemik bulguların eşlik ettiği ve üreme organlarında kalıcı hasarlar oluşturan klinik tablolara yol açar.
     
    Enfeksiyondan şüphelenildiğinde derhal doktora başvurulmalıdır. Rastgele kullanılan antibiyotikler etken mikroorganizmanın direnç kazanmasına ve tedaviyi daha da güçleştirerek durumun uzamasına neden olabilir. Çok eşlilik genital enfeksiyon riskini arttırır. Cinsel ilişki sırasında prezervatif kullanılması ve eşlerin beraberce tedavi olması gerekir.
     
    Vücut ve yaşanılan çevrenin temizliği de önemlidir. Fakat genital bölgenin temizliği için kimyasal maddelerin kullanılması önerilmez. Bu maddeler vücudun tüm mukozal yüzeylerinde (vajen, ağız, burun vs.) bulunan ve flora diye adlandırılan koruyucu mikroorganizma popülasyonuna zarar vererek enfeksiyona zemin hazırlar. 
     
    Yrd. Doç. Dr. Burcu Çetinkaya
    Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı