TÜRKİYE’DEKİ tek Ermeni köyü. Ya da Ermeni yurttaşlarımızın yaşadığı köy. Tarihte ve bugün yaşananlar dikkate alındığında bu köy çok özel bir öneme sahip gözüküyor. Adeta bir laboratuar özelliğine sahip.
Her şeyden önce bu özelliklerinden dolayı Vakıflı’yı gezerken heyecanlanmamak mümkün değil. Adımınızı attığınızda farklı bir köyde olduğunuzu hissediyorsunuz. Evlerden sokaklara, bahçelerden tarlalara farklı bir düzeni olduğu hemen görülebiliyor.
Köye girmek üzereyken yol ayrımında kararsız kalıyoruz. Önümüzde yaşlıca bir adam yollardaki meşrubat kutuları veya ambalaj topluyor. İyi giyimli ve bakımlı biri. Biz yolu, O da bize nereden geldiğimizi soruyor. “İzmir” yanıtını alınca başlıyor türküye “İzmir’in kavakları, dökülür yaprakları, bize de derler Çakıcı yakarız konakları...”
Kilisenin ve aynı zamanda Vakıf’ın bahçesinde Cem Çapar ile buluşuyoruz. İkramlar eşliğinde sohbete başlıyoruz. Cem, genç bir veteriner. Köyünü, sıkıntılarını ve anılarının bir kısmını paylaşıyor bizimle.
Köy nüfusu giderek azalıyor. Diğer köylerdeki gibi iş veya eğitim için şehirlere yönelme var. Çocukların anadil kullanma oranı azalıyor. Genç kuşakta farklı kimlik daha çok din üzerinden sürdürülebilecek gibi.
Diğer etnik kökenden veya dini inanıştan olan kişilerle evlenmeler de var. Tamamen kapalı bir cemaat hayatı yok gibi.
Türkiye’de Ermeni olarak yaşamanın güçlüklerini sorguluyoruz biraz. Cem bu konuda karamsar değil. Geçmişten çok geleceğe bakmaktan yana. Buralarda birlikte yaşamak için başka da çare yok zaten.
Üniversiteyi Elazığ’da okumuş. Etnik kimliğinden dolayı çok zorluk çekmediğini ifade ediyor. Ardından da yaşadığımız önyargılara bir örnek oluşturacak önemli bir anısını dinliyoruz. “Bir gün laboratuarda kan gruplarına bakma deneyi yapıyoruz. Bu arada kendi kanımızdan örnekler almıştık. O anda bazı arkadaşlarımın benim kan sonuçlarına özel bir ilgi gösterdiğini, sonucu merak ettiğini fark ettim.”
Dramatik bir durum ama sözü bitince kahkahaları atıyoruz.
Tarihin şartlarını tartışmak ayrı bir konu. Ama farklı etnik köken ve inanıştan gruplar arasındaki farklar kadar ortak kültürel unsurlar arandığında, bunun bulunabileceğine ilişkin çok sayıda gözlemle ayrıldık, Vakıflı, Samandağ ve Antakya’dan.
Bul

Tarık Dursun K, 81 yaşını, Kocaoğlu ile kutladı...