Benim en sık duyduğum cümlelerden. Bu cümleyi her duyduğumda verdiğim cevapsa ‘Teşekkür ederim ama tabii ki herkes gibi bana da her giydiğim yakışmıyor. Bilinçli olarak kendime yakışanları giyiyorum yani tesadüfen giyinmiyorum’ oluyor. Ki doğrusu da bu zaten. Herkesin fiziksel olarak birbirinden farklı olduğu bariz. Ve daha önceki yazılarımda da vurguladığım gibi kimse fiziksel özelliklerini kendisi seçerek doğmuyor. Ancak fiziksel özelliklerine göre kıyafet, ayakkabı ve aksesuar alışverişi yapmak herkesin elinde. 

 

Kendinize boy aynasında tabiri caizse alıcı gözüyle bir bakın. Sizi hiç tanımayan, yanınızdan geçen biri gibi. Saçınıza, kıyafetinize, ayakkabınıza, ifadenize, çantanıza kadar her bir detaya dikkatle bakın. Hissettiğiniz yaşta, arzuladığınız görünümde ve keyif aldığınız bir ifadede misiniz? Öyleyseniz harika! 

 

Ya değilseniz?

 

İşte o zaman nasıl görünmek istediğinizi sorgulayın ve bu görüntüye ulaşmak için neler yapmanız gerektiğini düşünün. Başlamak için en iyi nokta vücut özelliklerinizi iyi bilmeniz olacaktır. Öğrendikten sonra işiniz kolay. Sevdiğiniz ve aynı zamanda vücudunuza yakışan kıyafetler giymeniz kendinizi çok iyi hissettireceğinden bu konu işin kalbi. Tabii ki ne sevip ne sevmediğiniz sizi siz yapan şeyleri oluşturuyor buna bir itirazım yok. Ancak aklın yolu bir. Örneğin güzelliğinizi gölgeleyen, göstermek istemediğiniz yerlerinizi öne çıkartan, yaşınızdan çok daha büyük gösteren kıyafetler herkes gibi sizi de mutsuz eder. Bir kıyafeti çok seviyor olabilirsiniz ancak size hiç yakışmıyorsa gardıroptan ilk çıkartılması gereken parça olduğu gerçeğini kabullenmeniz lazım. 

 

Zaten bir baksanıza o gardıropta ne kadar çok giymediğiniz kıyafet var. Ne sevip sevmediğinizi bilmediğiniz zamanlarda aldığınız, farklı bir yaştayken giydiğiniz ya da kilo olarak farklı bir zamanda giyiyor olduğunuz ama artık giymediğiniz öylece üst üste bekleyen onlarca giysi. Her konuda olduğu gibi yeniye yer açmazsanız eskilerle söylene söylene yaşamaya devam edersiniz. Dolayısı ile giymediğiniz ve bir daha giymeyeceğinizi bildiğiniz kıyafetlerinizi, onları severek giyebilecek kişilere verin. Evet hepsini toplayın ve verin. Yenilerini an itibari ile hemen alamayacak olsanız bile giymediğiniz şeyler hayatınızdan çıksınlar. Az ama size yakışan ve keyifle giydiğiniz kıyafetlerinizi giymeye devam edin.

 

Bu temizlikten sonra her alacağınız parçayı severek ve giyeceğinize emin olarak seçin. Emin olmadıkça almış olmak için almayın. Deneyin ve boy aynasında iyice bakın. Size gerçekten yakışsa bile giymeyeceğinizi düşündüğünüz şeyleri de almayın çünkü giymezsiniz ve onlarda dolapta bekleyenler listesinin yeni üyeleri ve gereksiz harcamaların bir parçası olarak hayatınızda yer tutmaya başlarlar. Yeni alacağınız ufak ya da büyük her parça kıyafet, aksesuar, çorap, toka, ayakkabı, çanta her ne ihtiyacınız varsa parmağınızı şıklatıp ‘evet tam aradığım bu’ duygusuyla hayatınıza eklensin.

 

Değiştiremediğimiz özelliklerimizin yanında değiştirmemiz mümkün olan konular da yok değil. Örneğin bakımlı, istediğiniz kiloda, mutlu ve keyifli olmak, eğlenmek, memnun olmadığınız konu ve olayları oldukları gibi kabullenip, istediğiniz hale getirmek için çabalamak ta aynı gardırobunuz gibi üzerine düşünüp, ne istediğinize karar verip, hayata geçirebileceğiniz konulardan bazıları.

 

Hadi artık hayatınızda temizlik, değişiklik ve farkındalık zamanı!

 

www.bukre.co.uk