Sevgili  dostlar,

Hastalarımız bize sorarlar hocam tepe bölgesine yapılan saç ekimi  acaba iyi tutar mı, tepeye  yapılan ekimler kendini  belli etmiyor,  acaba neden vs diye.

Tepe kısmı,  yani  erkeklerde arkada, tam da saçların döner noktasından başlayan kelliğe yapılan saç ekimleri özellikle biz cerrahları zorlar. Çünkü kafa derisinde bu alan dik plandadır ve özellikle arkadan çıplak gözle kolaylıkla farkedilmeye, görülmeye aday  bir bölgedir. Bu alana saçlı deride “billboard” bölgesi  diyebiliriz: bir ilan sergilenirmişçesine açıklık  çok bariz belli olur.  Buranın tek seansta yeterince kapatılması ve tatminkar sonuç alınabilmesi bazı  nedenlerle biraz daha zor.

Vertex alanında saç kıllarının gül yaprağı,  rüzgar gülü gibi açan bir çiçek gibi etrafa yayılmasından dolayı, greftlerin de böyle ekim yapılmaları gerekli. Bu nedenle görsel bir yoğunluk  sağlamak gerçekten zor. Oysaki  ön tarafta, birbiri ardına saklanan ve açıklığı  daha kolay kamufle eden saç köklerinde görsel bir yoğunluk  sağlamak daha kolay. Tepe kısmı  genellikle  (ve tabii olarak) bir daire şeklinde açılmakta ve yüzey alanı  pi X yarı çapın karesi olduğundan  örtücü  efekt için daha fazla grefte ihtiyaç  duyulmakta.

Son olarak tepe kısmı, ön tarafa göre göreceli olarak daha az kan damarına sahip ve beslenmesi daha zor bir alan. Bu nedenle saç ekimi  sonucu  oluşan fire de ön kısımlara göre daha fazla ve yeni çıkan saç kökü  sayısı  az olabiliyor.  Bu yüzden, grade 4-7 norwood açıklığı olan,  yani  geniş alanlarda dökülmeleri olan hastalarımıza (özellikle tepe  açıklığı da genişse) önden arkaya doğru tek seanslık  bir saç ekimi planlandığında, tepe ekimlerinin  doyurucu olamayabileceği  ve ileride 2. kez saç  ekimi yapılmaları  gerekebileceği  (ya da revizyona ihtiyaç olabileceği) önceden belirtilmeli .

Tepe bölgesinde saç çıkışı, ön taraflara göre biraz daha gecikebilir ve 3,5-4 ayı bulabilir.

Ben özellikle tepe ekimlerinde saç ekimi  sonucunu  destekleyen ve “yeni ekilen fidana can suyu,  gübre” vermek gibi düşünülebilecek,  destek tedavilerini hastalarıma öneriyorum.  Bu tedavilerin başında PRP  gelmekte.Trombositler yoğunlaştırılmış olarak saç ekim  yerlerine enjekte edildiğinde iyileşme ve saç köklerindeki beslenmede  artış görülüyor, böylece greftlerin canlılık oranı artmakta ve daha çabuk çıkmaları sağlanmakta.

Son olarak saç ekimi sonrası alınacak sonucun mükemmelliğinin ve kapatıcılık oranının, nerede, hangi alanda olursa olsun,  sizin kendi  saç yapınızın (deri ve saç rengi arasındaki  renk/ton farklılığı  ya da uyumu; saç telinin ince ya da kalın olması,  saç telinin düz ya da kıvırcık olması  gibi ) özelliklerine bağlı olduğu unutmamalı.

Sevgi ve sağlıcakla kalın.