Vicdanınız nerede: Ankara'daki köpek zehirlenmesinden çıkarılacak 6 ders

Ankara Batıkent'te sokak köpeklerinin zehirlendiğini öğrendiğimde, yolun kenarında cansız bedenleri yatan köpeklerin fotoğraflarını gördüğümde içimden bir miktar daha inanç koptu. İnsanlığa ve iyiliğe inancımı gittikçe kaybediyorum. Gözünün içine baktıklarımızın gözünün yaşına bakmayan insanlara karşı dik durmak zorundayız. Bunu yapanın da yapana kızanın da çıkarması gereken dersler var...
 

Vicdanınız nerede: Ankara'daki köpek zehirlenmesinden çıkarılacak 6 ders

Her şey bir çığlıkla başladı

Her şey bir çığlıkla başladı

Bir çığlık yankılandı Ankara sokaklarında: "Zehirlemişler, hepsini zehirlemişler!" 

13 sokak köpeğinin zehirlenerek hayatını kaybetmesi, haberi gördüğümden beri zihnimi meşgul ediyor. Kulaklarımda, köpekleri son günlerine kadar besleyen mahalle sakinlerinin feryatları...

Bir fırtına bu, yüreğimizdeki ağaçları kökünden söken bir fırtına.  
 

Onca sokak köpeği, yerde yatıyor

Onca sokak köpeği, yerde yatıyor

Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde gerçekleşen olayda 13 sokak köpeğinin zehirlenerek öldürüldüğü, 7 köpeğin kaybolduğu, 6 köpeğin de tedavisinin devam ettiği belirtiliyor.

Katliam, köpeklere verilen tavuklarla yapılmış. Tavukları yiyenlerin tamamı zehirlenmiş.

Gözlerinizin içine bakıp sizden bir parça yemek isteyen hayvanları, önlerine koyduğunuz etlerle zehirlemeye nasıl içiniz el verdi sahi?

Gözlerine baksanız yalnızlığı görürsünüz

Gözlerine baksanız yalnızlığı görürsünüz

Sokak köpekleri, en hırçınının bile yalnızlığını gözlerinden okuyabildiğiniz canlılar. Yaşadıkları sokakların tamamı, bizim kadar onlara da ait. Biz insanlar, bu dünyayı tek başımıza sahiplendiğimiz saplantısından kurtulamasak da, onlar bizim hayatımızda ve sokaklarımızda yaşamaya devam edecek. Hepsi yalnız, büyük çoğunluğu aç, insanların kendilerine el uzatmasını bekliyor. İnsanlar ise onlara ellerini, zehirli etlerle uzatıyor.

Bu nasıl yapılabilir?

Bu nasıl yapılabilir?

Can alacak kadar öfkelenebilmenin tek bir makul, tek bir geçer sebebini bulamıyorum. Belki gece havlamalarından rahatsız oldunuz, belki bir gün sizi kovaladılar, belki korktunuz bir akşamüstü size doğru yürümelerinden... Fakat sahiden, bunlardan hangisi onların canlarını saatlerce acı çektire çektire almanıza neden olabilecek bir sebep?





Neden bir çözüm yolu aramadınız? Neden canlarının yanmasını engelleyerek 'saldırganlıklarının' geçmesini, sahiplenilmelerini, güvenli ortamlarda yaşamalarını sağlamadınız da, tek tek canlarını aldınız? Gözlerinizin içine çaresizlikle, açlıkla, yalnızlıkla bakarken nasıl arkanızı dönüp gidebildiniz? 

Olayın fail(ler)ini düşününce insanın aklına bunlar gibi binlerce soru geliyor. Artık atılması gereken somut adımlar, bağırarak kendini gösteriyor.

Bu toprakları paylaşan milyonlarca insanın vicdani sorumluluğu, sokak hayvanlarının canlarını önemseyip onlara yardım etmek. Daha fazlası değil...

Öğrenmemiz gerekenler var

Öğrenmemiz gerekenler var

Sokakta şiddet gören, öldürülen, canı yanan, kovalanan, istismara uğrayan hayvanların başına gelenlerden öğrenmemmiz gereken şeyler var. Hepimiz, türlü dersler çıkarmalıyız. Onlarla birlikte yaşamanın, onlara da yaşanabilecek alanlar bırakmanın yollarını aramalıyız. 

1. Sokak hayvanları hepimizin sorumluluğu

1. Sokak hayvanları hepimizin sorumluluğu

Sokağımızı paylaştığımız komşularımızın huzuru, güvenliği ne kadar önemliyse, aynı sokağın sessiz sakinlerinin hayatı da o kadar önemli olmalı. Onlara verilen zararların bize verildiğini düşünerek yaklaşmalıyız. 

2. Yasa hakkında artık konuşulmalı

2. Yasa hakkında artık konuşulmalı

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın da birkaç ay önce belirttiği gibi, artık gerçekten kapsamlı bir hayvan hakları kanununa ihtiyacımız var. Bu ihtiyacın giderilmesi, barınakların iyileştirilmesi, sokak hayvanlarını insandan koruyacak adımlar atılmalı.

Bunu, hep birlikte başaracağız. Vicdanımıza elimizi koyup, başka hiçbir şey düşünmeden...

3. Herkese ihtiyaç var

3. Herkese ihtiyaç var

Hayvanlar konuşarak haklarını savunamıyor. Canlarının yandığını, acıktıklarını, üşüdüklerini, korktuklarını ancak onların yüzüne bakarsak anlayabiliyoruz. Öyleyse, hepimizin el ele onlar için çalışması gerek.

Sokak hayvanları sizi ürkütüyorsa, kovalıyorsa, bilin ki canları yandığı için yapıyorlar bunu. İnsanlardan zarar gördükleri için kendilerinden uzak tutmaya çalışıyorlar. Aç oldukları için saldırganlaşıyorlar.

Öyleyse, hepimizin dahil olacağı bir sürece ihtiyacımız var. Biz onları gözeteceğiz, onlar da bizi.

4. Vicdanı tekrar hatırlamalıyız

4. Vicdanı tekrar hatırlamalıyız

Vicdanın ne olduğunu aklımızdan çıkarmadan gezmeliyiz şehrimizin sokaklarında. Duyarlı davranmalı, önemsemeliyiz. Başı boş gezen bir sokak köpeği için ne yapabileceğimizi bilmeliyiz örneğin. 
 

5. İnsan odaklı dünyadan sıyrılmalıyız

5. İnsan odaklı dünyadan sıyrılmalıyız

Dünyanın yalnızca bize ait olduğu algısından kurtulup, bu dünyayı paylaştığımız tüm canlıların hakkını korumalıyız.

Sokak canlıları bizim için yaşamıyor. Öyleyse, onlara canımızın istediği gibi davranamayız. Bir can yakmanın sorumluluğunun büyüklüğünü bilmeliyiz. 

Birlikte, paylaşarak, unutmadan

Birlikte, paylaşarak, unutmadan

Sokaktaki hayvanlarla ekmeğini bölüşenleri düşünün. Ankara'daki olayda paylaşılan videoda, köpeklerin başında feryat figan ağlarken "Karnım burnumda besledim ben bunları, yemedim yedirdim, daha klinik borçları bitmedi" diyen Yenimahalle sakini hanımefendinin sözlerini, titreyen sesini anımsayın.

Bizi yıpratan şey, o titreyen sesin arkasındaki çaresizlik, insanlığa karşı yitirilen inanç ... Aynı hanımefendinin sokak köpekleri için gösterdiği çaba ve verdiği emek de ayaklarımızın üzerinde dimdik, tertemiz bir vicdanla durmamızı sağlayacak. 


andac.uzel@demirorenmedya.com
twitter.com/andacuzel

Bu makaleye ifade bırak